• BIST 108.615
  • Altın 144,934
  • Dolar 3,4945
  • Euro 4,1285
  • İstanbul 28 °C
  • Adıyaman 36 °C
  • Ankara 27 °C

2050'de Nüfusumuz Kaç Milyon Olacak?

2050'de Nüfusumuz Kaç Milyon Olacak?

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından yayımlanan Türkiye’nin Demografik Yapısı ve Geleceği 2010-2050 araştırmasına göre Türkiye nüfusunun 2050 yılında 94,6 milyon olması bekleniyor.

Verilere göre, 2011 yıl ortası nüfus tahminlerine göre dünya nüfusu yaklaşık 6 milyar 974 milyon kişi. Nüfus büyüklüğüne göre ülke sıralamasının ilk sıralarında Çin Halk Cumhuriyeti (1 milyar 348 milyon kişi), Hindistan (1 milyar 242 milyon kişi) ve Amerika Birleşik Devletleri (313 milyon kişi) yer almaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 1,1’ini oluşturan Türkiye nüfusu (74 milyon kişi), 187 ülke arasında 18. sırada yer alıyor.
 2050 yılı nüfus tahminlerine göre dünya nüfusu 9 milyarı aşacak. 2050 yılında Hindistan’ın 1 milyar 692 milyon kişi ile en fazla nüfusa sahip ülke olması bekleniyor. Nüfus büyüklüğü bakımından Hindistan’ı sırasıyla Çin Halk Cumhuriyeti (1 milyar 295 milyon kişi) ve Amerika Birleşik Devletleri (403 milyon kişi) izleyecektir. Nüfusu 2050 yılında 94 milyon 585 bin kişi olarak tahmin edilen Türkiye’nin 187 ülke arasında 19. sırada yer alması bekleniyor.
 2010-2015 dönemi tahminlerine göre dünya nüfusunun artış hızı yüzde 1,1. Bu dönemde, nüfus artış hızının en yüksek olduğu ülkeler arasında Nijer (yüzde 3,5), Afganistan (yüzde 3,1) ve Yemen (yüzde 3) bulunmakta. Nüfus artış hızının en düşük olduğu ülkeler arasında ise Almanya ve Romanya (yüzde -0,2), Ukrayna (yüzde -0,6), Bulgaristan (yüzde -0,7) yer alıyor. Bu dönemde Türkiye’nin nüfus artış hızı yüzde 1,3 olup 187 ülke arasında 92. sırada yer aldı.
2045-2050 döneminde ise dünya nüfusunun artış hızının yüzde 0,4 olması bekleniyor. Bu dönemde, nüfus artış hızının en yüksek olacağı tahmin edilen ülkeler arasında Zambiya (yüzde 3), Nijer (yüzde 2,7) ve Somali (yüzde 2,6) bulunuyor. Nüfus artış hızının en düşük olacağı tahmin edilen ülkeler arasında ise Çin Halk Cumhuriyeti ve Portekiz (yüzde -0,6), Bosna-Hersek (yüzde -1) yer aldı. Bu dönemde Türkiye’nin nüfus artış hızının yüzde 0,2 ile 187 ülke arasında 109. sırada yer alacağı tahmin edildi.
Türkiye'nin 2050’lerde Ortanca Yaşının 40 Olması Bekleniyor
 Ortanca (medyan) yaş, nüfusu oluşturan kişilerin yaşları, küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşını ifade ediyor. Buna göre 2010 yılı tahminlerine göre dünya nüfusunun ortanca yaşı 29,2. Ortanca yaşın en yüksek olduğu, diğer bir ifade ile en yaşlı nüfusa sahip ülkeler arasında Japonya (44,7 yaş), Almanya (44,3 yaş) ve İtalya (43,2 yaş) yer alıyor. Ortanca yaşın en düşük olduğu ülkeler arasında ise Afganistan (16,6 yaş), Mali (16,3 yaş) ve Nijer (15,5 yaş) bulunuyor. Ortanca yaşı 28,9 olan Türkiye, 186 ülke arasında 80. sırada yer alıyor.
 2050 yılında dünya nüfusunun ortanca yaşının 38 olacağı tahmin edilmektedir. Ortanca yaşın en yüksek olacağı tahmin edilen ülkeler arasında Bosna-Hersek (53,2 yaş), Japonya (52,3 yaş) ve Portekiz (52,1 yaş) yer alıyor. Ortanca yaşın en düşük olacağı tahmin edilen ülkeler arasında ise Nijer ve Malavi (19,6 yaş), Zambiya (17,9 yaş) bulunuyor. 2050 yılında ortanca yaşı 40,2 olarak tahmin edilen Türkiye’nin 186 ülke arasında 89. sırada yer alması bekleniyor.
 Genellikle 1.000 nüfus başına düşen doğum sayısı olarak ifade edilen kaba doğum hızı, 2010-2015 dönemi tahminlerine göre dünyada binde 19,2. Kaba doğum hızının en yüksek olduğu ülkeler arasında Nijer (binde 47,7), Zambiya (binde 46,5) ve Mali (binde 45) yer alıyor. Kaba doğum hızının en düşük olduğu ülkeler arasında ise Almanya (binde 8,7), Japonya (binde 8,5) ve Bosna-Hersek (binde 8,2) bulunuyor. Kaba doğum hızı binde 17 olan Türkiye, 186 ülke arasında 109. sırada yer alıyor. 2045-2050 dönemi tahminlerine göre dünyada kaba doğum hızının binde 14,2 olması bekleniyor. Kaba doğum hızı binde 11,5 olarak tahmin edilen Türkiye’nin, 186 ülke arasında 106. sırada yer alması bekleniyor.
 Toplam doğurganlık hızı; bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca (15-49 yaşları arasında) yaşayacağı ve belirli yaşa özel doğurganlık hızını takip edeceği varsayımı altında ortalama doğurabileceği canlı çocuk sayısı. Bu değerin 2,1’in altına düşmesi, nüfusun kendisini yenileyememesi anlamına geliyor. Buna göre Toplam doğurganlık hızı 2,1 olan Türkiye, 186 ülke arasında 114. sırada yer alıyor. 2045-2050 dönemi tahminlerine göre bu dönemde, toplam doğurganlık hızının 1,8 olacağı tahmin edilen Türkiye’nin, 186 ülke arasında 126. sırada yer alması bekleniyor.
 2045-2050 dönemi tahminlerine göre dünyada kaba ölüm hızının binde 9,9 olması bekleniyor. Kaba ölüm hızı binde 9,7 olarak tahmin edilen Türkiye’nin, 186 ülke arasında 83. sırada yer alması bekleniyor.
 2045-2050 dönemi tahminlerine göre dünyada bebek ölüm hızının binde 23,4 olması bekleniyor. Bebek ölüm hızı binde 5,3 olarak tahmin edilen Türkiye’nin, 186 ülke arasında 133. sırada yer alması bekleniyor.
 Doğuşta beklenen yaşam süresi, yeni doğmuş bir bireyin yaşamı boyunca belirli bir dönemdeki yaşa özel ölümlülük hızlarına maruz kalması durumunda yaşaması beklenen ortalama yıl sayısı. 2010-2015 dönemi tahminlerine göre dünyada doğuşta beklenen yaşam süresi 69 yıl. Doğuşta beklenen yaşam süresi 74,6 yıl olan Türkiye, 186 ülke arasında 75. sırada yer alıyor. 2045-2050 dönemi tahminlerine göre Doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıl olarak tahmin edilen Türkiye’nin, 186 ülke arasında 99. sırada yer alması bekleniyor.
 1993 yılında, kadınların yüzde 62’si doğumlarında en az bir kez sağlık personelinden (doktor, hemşire/ebe) doğum öncesi bakım alırken bu oran 2008 yılında yüzde 90’a yükseldi. Bu oran, 1998 yılında yüzde 68, 2003 yılında ise yüzde 81. Doğum öncesi bakım, anne yaşı genç olan kadınlarda daha yüksek. 2008 yılında anne yaşı genç olan kadınların yüzde 93’ü, 35 yaş ve üzeri kadınların yüzde 86’sı doğum öncesi bakım aldı. Ayrıca, kadınların eğitim düzeyi arttıkça doğum öncesi bakım alanların da oranı artıyor. Eğitimi olmayan kadınların yüzde 78’i, lise ve üzeri eğitime sahip olan kadınların ise yüzde 99’u doğum öncesi bakım alıyor.
 1993 yılında, kadınların yüzde 60’ı doğumlarını bir sağlık kuruluşunda gerçekleştirmekte iken 2008 yılında bu oran yüzde 90’a yükseldi. Doğumlarını bir sağlık kuruluşunda gerçekleştiren kadınların oranı 1998 yılında yüzde 73, 2003 yılında ise yüzde 78. 2008 yılında, kentsel yerleşim yerlerinde doğumların yüzde 94’ü, kırsal yerleşim yerlerinde ise yüzde 79’u bir sağlık kuruluşunda gerçekleşti.
Kadınların Sezaryen İle Doğum Yapmaları Artıyor
 Türkiye’de sezaryen ile doğum oldukça yaygın. 2008 yılında doğumların yüzde 37’si sezaryen ile yapıldı. Bu oran 1993 yılında yüzde 8, 1998 yılında yüzde 14, 2003 yılında ise yüzde 21. Sezaryen ile doğum yapma oranı annenin yaşıyla birlikte artıyor. Sezaryen ile doğum, 2008 yılında kentsel yerleşim yerlerinde yüzde 42 iken, kırsal yerleşim yerlerinde yüzde 24. Eğitimi olmayan kadınların sezaryen ile doğum yapma oranı yüzde 19 iken lise ve üzeri eğitime sahip olan kadınların sezaryen ile doğum yapma oranı yüzde 60.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr