• BIST 97.988
  • Altın 242,195
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 21 °C
  • Ankara 13 °C

24 Haziran Seçimleri

Abdullah YEKTA

24 Haziran seçimlerini Türkiye kazandı. Demokrasi kazandı. Türkiye %52,5 ile Başkanlık Sistemine geçti. Dış dünyada el ovuşturanlar kaybetti. Pensilvanya kaybetti. Filistin ve dünya mazlumları kazandı. Recep Tayyip Erdoğan başkan oldu fakat partisi Türkiye genelinde %7,30 civarında puan kaybetti.  Yeni sistemin bundan sonra ne getireceğini hep beraber göreceğiz fakat Türkiye’nin bu yeni seçim sisteminde partilerin kendilerini revize etmeleri gerekir, kendilerini yenilemeleri gerekir.  

Bu seçimde CHP %30 küsurdan 22-23’lere düşerek kaybeden taraf gibi gözüküyor fakat durum hiç de öyle değil. Konuya vakıf olabilmek için fotoğrafın bütününe bakmamız gerekir. CHP bu seçimde oy kazanma derdinde değildi, Ak Partinin kaybetmesi için mücadele ediyordu. Başta cumhurbaşkanı adayını belirleme konusunda muhafazakâr ve İslamcı kesimin kafasını karıştırdı. Bu konuda Ak Parti ve muhafazakâr kesimin kanaatlerini hayli etkiledi.

Saadet Partisi’nin, Erbakan’ın kurduğu partiyi ve onun manevî mirasını, ömür boyu Erbakan’a ve Erbakan’a oy veren insanlara hakaret eden CHP ile ittifak kurması Türk siyasetinde âdete bir basiret tutulması örneği yaşandı. Saadet partisi % 1,40 civarında bir oy oranı ile CHP’ye ve kurduğu ittifaka puan kazandırmıştır.

CHP, cumhurbaşkanı adayını belirleme konusunda da Türk siyasetinde az rastlanan bir manevrayla parti içinde, partinin gidişatına kimi zaman eleştiri getiren Muharrem İnce’yi aday gösterdi. Muharrem İnce’nin kazanmayacağı bilinmesine rağmen aday gösterildi. Haliyle on yıl boyunca kendilerine engel olabilecek bir adayı de ekarte ettiler.

Bu seçimde CHP, batıda yaptığı çalışma ile ‘her evden HDP’E bir oy’ kampanyasıyla bu partiyi baraj altında kalmaktan kurtarmıştır. Pensilvanya’nın bütün desteğini arkasına alan İyi Parti ve perde arkasındaki aktörler, %10 civarında kazandıkları bir oy oranıyla ‘Millet İttifakı’  %34 oranında bir başarı sağlamıştır. Millet İttifakı kazanmamıştır ama Ak Partiye kaybettirmiştir, Cumhur İttifakına kaybettirmiştir. Bu siyaset tarzı bundan sonra de uygulanacaktır sanırım.

Bütün bunları düşündüğümüzde Erdoğan ve Ak Parti Karşıtı blok başarılı olmuştur. 1 Kasım seçimlerinde % 49,50 oy oranıyla 317 milletvekiliyle parlamentoda yerini almıştı. Bu seçimde 600 sandalyeli mecliste % 42,54 oy oranıyla 293 milletvekili kazanarak parlamentoda yerini almıştır.  % 7,36 oranında oy ve milletvekili kaybıyla Ak Parti, tarihinin en büyük kayıplarından birini yaşamıştır.

Bölge bazında düşündüğümüzde Adıyaman’da Ak Parti %70’ten %54’a gelmiş ve 16 puan kaybetmiştir.  Kâhta’da %83’ten 67’ye düşerek %15 puan kayıp yaşanmıştır. Kendi bölgemizi tahlil ettiğimizde bu seçimin yanlış stratejilerle kaybedildiğini rahat bir şekilde görebiliriz. Tayyip Erdoğan’ın kendilerine hitap ettiği kalabalıkların kanaati sandıklara yansımamıştır. Halka rağmen oluşturulan milletvekili listelerine, halk sıcak bakmadı. Türkiye genelinde halka rağmen listeler hazırlandı. Halkın tanımadığı, ömründe hiç görmediği kişiler listelerde yerini aldı. Başka bölgelerde yaşayan belki de aday gösterildiği bölgeye hiç uğramamış insanlar halkın önüne aday olarak konuldu. Öbür tarafta başından beri Ak Partiye gönül veren ve bu işin ehli olan liyakatli insanlar göz ardı edildi. Halkın tanımadığı, ne tür bir becerisi olduğunu bilmediği kişiler halka rağmen halkın önüne aday olarak getirildi. Bu durum seçmen nezdinde bir soğukluğa neden oldu.   

 Sonuç ortada, yapılan yanlışlıkların bedeli büyük oldu. Bu yanlışların doğru bir şekilde tahlil edilmesi gerekir. Ak Partide yaşanan bu düşüş A milletvekiline B milletvekiline kaybettirmedi. Ak Partiye kaybettirdi. Türkiye’de ve dünyada Ak Partiye umutla bakan insanların umudunu kaybettirdi. A milletvekili, bugün Ak Parti iktidardadır diye onun yanında olur, yarın başka bir parti iktidarda olur o zaman da o partiye koşabilir.

1970’lerden bu yana Türkiye’de Müslüman ve muhafazakâr insanların oluşturdukları Ak Parti hareketine yazık oldu. 7 Haziran seçimlerinde tükenen umutlar 1 Kasım seçimleriyle bir nebze onarılmıştı fakat 24 Haziran seçimlerinde tükenen umutları tekrar yeşertmek kolay olmayacak. Bir çuval incir içerisine birkaç tane kurtlu incir olsa ne olacak demeyin, bir çuvala birkaç kurtlu incir girmişse birkaç gün sonra o incirleri çöpe atmaktan başka çareniz olmayacaktır. 

Selam ve dua ile.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr