• BIST 109.200
  • Altın 153,755
  • Dolar 3,8233
  • Euro 4,5095
  • İstanbul 13 °C
  • Adıyaman 11 °C
  • Ankara 10 °C

8 Eylül Dünya Okuma Yazma Günü

Ahmet İNAN

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO), bireylerin temel eğitim hakkından yararlanmalarını sağlamak, okuma yazma sorunu konusunda kamuoyu oluşturmak ve bu sorunu yaşayan ülkeler arasında sorunun aşılması amacıyla işbirliği yapmak için 8 Eylülü ilk kez 1967 yılında “Dünya Okuma Yazma Günü” olarak ilan etmiş ve her yıl bu gün kutlanmaktadır.            

 

Bir medeniyet   düşünün ki ilk emri “oku!” olsun. Âlimin ölümünü âlemin ölümü ile eş değer bulsun. Hiçbir medeniyet ilim öğrenme, okuma yazma konusunda İslam medeniyeti ile kesinlikle boy ölçüşemez. İslam medeniyeti okuma yazmaya verdiği önemle asırlarca insanlığa büyük hizmetlerde bulunmuş insanların ilim aydınlığında sarsılmaz iman sahibi, öz güveni tam, çalışkan, müreffeh toplumlar ortaya çıkarmıştır.

 

Bir ‘medeniyet’ dahi olamayan ve çağdaş olduğunu iddia eden bugünün Avrupası kurduğu UNESCO ile kendince eğitim, bilim ve kültür hizmetlerini destekliyor. Bilinmelidir ki Avrupa için sadece kendi menfaati veya ülke halkları söz konusu olduğunda eğitim, bilim ve kültür değerlidir. Zira Müslüman ülkeler ve Avrupa dışındaki gelişmemiş ülkelerin eğitim, bilim ve kültürel değerleri yüzyıllar boyunca bizzat emperyalist Avrupalılar tarafından sömürüldü. Bilim, eğitim ve kültüre dair değerler talan edildi. Yüz binlerce değerli eseri olan kütüphaneler başta olmak üzere medreseler camiler yakıldı yıkıldı. Birçok tarihi ve turistik eser çalındı.

 

Vatan şairi Namık Kemal “İnsanın hayvaniyeti yemekle, insaniyeti de okumakla olur.” diyor bir sözünde. Peki, yüz binlerce esere sahip kütüphaneleri yakıp kül esen insan kılığındaki yaratıklara ne demeli? Bunları canavar addetsek bile canavar insanın en fazla canına kastedebilir. İnsanın canından da değerli olan ilmini, kitaplarını, kütüphanesini yakıp yıkabilir mi? Emperyalistlerin canımıza kıyması kültürümüzü, değerlerimizi, yüreğimizi, aklımızı, fikrimizi çalmasından daha iyidir. Çünkü bizi biz yapan değerlerimizdir. Zira Allahın izniyle insanlar yeni nesillerle birlikte kısa sürede çoğalabilir ama çalınan aklımızı, fikrimizi yüreğimizi; yozlaştırılan değerlerimizi kim geri getirecek?

 

            Her ne kadar Unesco 8 Eylülü Dünya Okuma Yazma günü ilan etmiş olsa da biz de hem kültür emperyalisti Batının gerçek yüzünü görelim hem de medeniyetimizi kuran değerli insanları yâd edelim.

Hz. Peygamber (sav) Bedir Savaşında alınan esirleri serbest bırakmak için okuma yazma bilenlerin Medineli on çocuğa okuma yazma öğretmek karşılığında serbest kalabileceklerini şart koşmuştu. İnsanların bir kuru ekmeğe muhtaç olduğu o dönemde sevgili Peygamberimizin insanların olabildiğince okuma yazma öğrenmeyi sağlamaya çalışması bin dört yüz yıl önce yaşayan o mübarek insanların bizden ne kadar ilerde olduğunu açıkça göstermiyor mu?

 

Örneğin İsmail Hakkı Bursevi (1652-1715) mum ışığında tam 161 eser yazmıştır. Avrupalılar “Bu eserler bir ömre değil, beş ömre sığmaz; bu kitaplar üç yüzyılda yazılmaz” dermiş.Fazilet ve marifetin insanların geleceği için ne kadar önemli olduğunu bakın ümmet şairi Mehmet Akif nasıl dile getiriyor:

 

“Çünkü milletlerin ikbâli için evlâdım, 


 Ma'rifet bir de fazilet... iki kudret lâzım.”  

Dünyada hala 1 milyara yakın kişinin, Türkiye’de ise yaklaşık dört milyon kişinin okuma yazma bilmemesi karşısında hala ne duruyoruz?

 

Kurtuba Kütüphanesi'nde 600.000 cilt kitap toplandı. Kurtuba Sarayı, âlimler, şairler, yazarlar ve bilim adamlarıyla dolup taşıyordu. Yaşanan çeşitli sorunlar yüzünden Endülüs Avrupalıların zalimce saldırılarına uğradı. Gırnata şehir meydanında el yazması 2 milyon kitap yakıldı.


            Kent baştan sona yakıldı, yıkıldı. 300.000 Müslüman ağlayarak Endülüs’ü terk etti. 1492 yılında Gırnata'nın son hükümdarı Ebu Abdullah memleketi düşmana terk ederek ailesi ve yakınlarıyla Gırnata'dan uzaklaştıktan sonra geride muhteşem El Hamra Sarayını gördü. Ağlamaya başladı. Annesi, ona tarihe mal olmuş şu sözü söylemişti: ''Ağla utanmaz ağla. Erkekçesine vatanını, dinini, müdafaa ve muhafaza etmeyenlere, kadınlar gibi ağlamak yaraşır.”
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr