• BIST 84.318
  • Altın 252,942
  • Dolar 6,1302
  • Euro 6,8273
  • İstanbul 25 °C
  • Adıyaman 31 °C
  • Ankara 20 °C

9 Gencin İdamı Ve Türkiye

Ayhan ŞİMŞEK

“Arap Baharı”nın 8. Yılında Mısır Başsavcısı Hişam Bereket’e yönelik suikast davasında 9 gence verilen idam cezalarının yankıları sürüyor. 9 gencin idamı, Meşru olan Mursi İktidarının devrilmesi ve Gayrı meşru olarak iktidara gelen Sisi’nin tarihine kanlı bir sayfa daha eklemiştir. Ölüm fermanları Müktedirlerin iktidarlarını sağlamlaştırmak için kullandıkları bir yöntemdir. Meşruiyet sorunu devam ettikçe de bu ölüm fermanları bitmeyecektir. Gerek Mısır’da gerekse de tüm Ortadoğu’da bu süregelen bir uygulama olmuştur ve olacaktır da.

Türkiye açısından bu idam kararını nasıl okumamız gerekiyor? Bence dolaylı olarak bu Türkiye’ye ve Sisi’ye muhalif olan diğer ülkelere de bir mesajdır. Hatırlayalım; Geçen aylarda Türkiye’de meydana gelen Kaşıkçı Cinayeti de bu yönde bir mesajdı. Bu mesaj nedir? Bu mesaj bana göre şudur; Türkiye, her ne kadar Ortadoğu’da ve Dünyada etkili olduğunu söylese de ve uygulamalarında bu minvalde hareket etse de ne dünya devletleri ne de Ortadoğu devletleri bu durumu kabul etmiyorlar ve Türkiye’nin tüm açıklamalarına rağmen “başlarına buyruk” hareket etmektedirler. Türkiye bu tür olaylara söylemde her platformda tepkisini koysa da uygulamada “etkisiz” bir tavırdan öteye gitmemektedir.

ABD’li rahip Brunson’un Türkiye’de tutuklanması ve ardından yapılan açıklamalar; Tüm Türkiye kamuoyunda ve Dünya kamuoyunda Türkiye’nin ABD’nin tüm tepkilerine rağmen Rahip Brunson’un alıkonmadığını ve suç işlediği için tutuklandığını ve kesinlikle geri adım atmayacağı konusunda son zamanlara kadar inanmış durumdaydı. Sonra ne olduysa birden en üst mevkiden yapılan açıklamalarda bir yumuşama ve ardından Rahip Brunson’un serbest bırakıldığını hep birlikte gördük. ABD’nin Türkiye siyaseti üzerindeki etkinliği gibi neden Türkiye Mısır’da etkili olmadı sorusu akla geliyor. Etkili olamıyor çünkü Türkiye’nin söylemden öte bir yaptırım gücü yok. Bu durumdan kurtulmanın ve etkili bir ülke olmanın tek bir yolu var; Türkiye’nin algı olarak kendisini Ortadoğu’nun lider ülkesi olarak görmekten vazgeçmesi ve pratikte güçlü olması için gerekli argümanları bir an önce sağlaması gerekiyor.

Bunu sağlamanın ilk koşulu da iç siyasette tutarlı ve güçlü adımlar atmaktır. Bir ay sonra ülke yerel seçimlere gidiyor. Şöyle bir medyaya baktığımızda sanki seçime değil de savaşa gidiyor gibiyiz. Meclis’te kol kola gezenler bir bakıyorsunuz birbirleri aleyhine öyle açıklamalarda bulunuyorlar ki “Aman Allah’ım!” demekten kendimizi alamıyoruz. Ve ne hikmettir ki her siyasetçinin ağzından “birlik, beraberlik” kelimeleri hiç eksilmiyor. Böyle mi birlik, beraberlik sağlanır?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr