• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 18 °C

Adem'in Varisi Hüseyin

Şevket TATAR

''Mutlak bir şuursuzluk'' içinde yaşadığım ve derdin de her an 'Mutlak' a ulaştığı bu garip anlarda, açık bir cezbe ve bir sarhoşluk yayılıyor. Sakin, aydın ve güzel bir hal veriyor. Bu önemsiz dertler bölücüdür, ayırıcıdır ve kötüdür beni baş döndürücü bir neşe içinde, kendimden uzaklaştırmıştı. Ben, ben değildim sanki.

Dert idi yazan!

Birdenbire bu anlamlı ve Varis'in derin ziyareti benimde alevleniverdi. Hüseyin'e hitapla:
Selam sana ey Adem’in varisi, Allah'ın seçkin kulu
Selam sana ey Nuh'un varisi, Allah'ın peygamberi
Selam sana ey İbrahim'in varisi, Allah'ın dostu
Selam sana ey İsa'nın varisi, Allah'ın ruhu
Selam sana ey Ali'nin varisi, Allah'ın velisi...

Garip! Kerbela sahnesi birden bire gözlerimin önünde yeryüzü genişliğinde yayılıverdi; Hüseyin'in komutasında, Fırat kıyısında durmuş, 72 kişilik bir saf tarih boyunca uzanıverdi. Başı Adem-Dünya'da insan türünün ortaya çıkışı-ile başlıyor. Ve sonu ahir zamana kadar, Tarih'in bitimine kadar devam eden bir saf.

Öyleyse Hüseyin, Yezid'in içki içmesi ve aşağılık etmesi nedeni ile ona savaş açmış ve bu acı olaya sebebiyet vermiş bir politikacı değildir. O, Adem'den itibaren elden ele dolaşıp insanlığın eline geçen ve şimdi de Hüseyin'in elinde olan al bir bayrağın varisidir. Hüseyin'de, 'Her ay muharrem, her gün aşure ve her yer Kerbela' şartıyla bu bayrağı, elden ele emanet ederek insanların, rehberlerin ve insanlık tarihinde adaletten yana olan tüm özgür insanlara teslim etmiştir. İşte ölüme ve bayrağı tüm nesillere bırakmak için gittiği bu son anda, gelecek asıllara haykırır: ''Her ay muharrem, her gün aşure her yer kerbela''

''Dışlanan politika ve çıkar kurbanı olan ben zulümden asla acı duymamışımdır. Düşmandan korkmamışımdır ve yenilgiden dolayı umutsuzluğa kapılmamışımdır. Fakat bu ‘çıkar politik ve çıkar utancı' deyimi beni pek üzmüştür. Politika! Bu acımasız kılıçla her zaman gerçeğin şer'i hükmünü yerine getirmişlerdir. Gerçek, düşmanın cinayet sahnesinden her zaman zaferle döner; onu dostun ihanet çadırında politika eliyle boğarlar Ali'nin yazgısı, bunun kanıtıdır.”

''Hz. Hüseyin'in şahadeti İslam’ın yayıcıların ve İslam davasındaki kararlılıklarının tarihinde çığır açan önemli bir noktadır. Bu Hz. Peygamber'in torununun ve Hz. Ali'nin Fatıma'nın sevgili oğullarının yalnızca basit bir hikayesi değil, gerçek İslam’ı önderliği ortaya koyan tarihi bir senet ve İslami düşünceyi Hz. Peygamber'in döneminden tespit edilmiş biçimiyle kurulmak niyetiyle işten girişinde bulunan bir kişinin sergilediği örnek karakterdir.

 

ALİ ŞERİATİ

AKADEMİ YAYINLARI

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr