• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 18 °C

Ahlik Teşkilatı Bir Model Olmalı

Ahmet İNAN

                     
 

            Ekim ayı içerisinde kutlanan Ahilik Haftası vesilesiyle bu yazımda çalışmak, üretmek ve alın teri ile kazanmanın en önemli bir ahlak kuralı olduğu Ahilik felsefesi üzerinde durmak istiyorum.

 Nedendir bilinmez ama tarih okuyan insanımız pek azdır. Tarihten ders alanların, tarihin birikiminden istifade edenlerin sayısını ise siz tahmin edin. Anadolu’ya yerleşen Müslümanlar bu toprakların İslamlaşması için bütün gayretleriyle çalışmış ve kısa sürede dünyayı yönetecek bir konuma gelen parlak bir medeniyet kurmuşlardır. Ayrıca bu toprakların dini, sosyal ve ekonomik açıdan imar edilmesini sağlamışlar ve insanlığa büyük hizmet etmişlerdir.

Bizler de ecdadın yaptığı hizmetlerden bilgi ve kültür birikiminden olabildiğince istifade etmeliyiz. Bu durumda tarih ancak anlamlı olur. Yani tarihten ders çıkarıldığı sürece yaşanan tecrübelerin, elde edilen birikimlerin bizim için bir önemi olur. Yoksa tarih okullarda sınav endeksli verilen sıkıcı bir ders olmanın ötesine geçemez.

Bugün, Ahilik üzerinde yeterli çalışmalar yapılır ve bu teşkilatın sahip olduğu amaç iyi idrak edilip özümsenirse inanıyorum ki Ahilik teşkilatının çalışma prensipleri ve işleyiş şekli günümüze uyarlanarak çağdaş toplumlar için bir model olacaktır.

Dini mesleki bir teşkilat olmanın yanında ahilik toplumsal yardımlaşma, dayanışma ve ilerlemenin dinamiği olmuştur. Topluma meslek kazandırmanın yanında sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın, ahlaki bir yaşamın temin edildiği, adabı muaşeretin, gelenek görenek ve örfün öğretildiği kurumlar olmuştur.

Osmanlının ilk dönemlerinde ortaya çıkan ahilik Kur’an eksenli olup bu yapılanmanın oluşumu ve yayılmasında Yesevi tarikatının ve Fahreddin Razi’nin tedris halkası da etkili olmuştur. Dini kaynaklı olan bu mesleki teşkilatın sahip olduğu cihad şuuru doğrultusunda sosyal, siyasi ve askeri tezahürleri de bulunmaktaydı.

Anadolu'yu karış karış gezmiş olan İbn Batuta'nın seyahatnâmesinde Ahîliğin şehirlerde, köylerde, kasabalarda, hatta dağ başlarında, geçitlerde zaviyeler kurarak varlığını sürdürdüğünden bahsedilir.

Ülkemizde birçok ekonomik kurum ve kuruluş var ama hiçbiri hatta hepsinin toplamı bir Ahi teşkilatı etmez maalesef. Bir örnekle açıklayayım. Bir gölge oyunu olan Karagöz oynatılırken perdenin arkasında bir meşale yakılır ve daha önceden hazırlanmış kuklalar meşale ile perde arasında tutulunca kuklaların gölgeleri perdeye düşerdi. Kuklalar oynatılınca canlı gibi dururdu. Tabiri caizse kuklaların canlanmasını sağlayan perde arkasındaki meşalenin ışığı olmuştu. İşte Ahi teşkilatını bugünkü esnaf teşkilatlarından ayıran temel husus perde arkasındaki hakikat ışığı olmuştur. Teşkilatın ilkeleri, teşkilata girmenin koşulları, kimlerin giremeyeceği, teşkilattaki eğitim ve yükselmenin nasıl gerçekleştiği iyice incelenirse bu teşkilatın önemi daha da iyi anlaşılır. Öyle olmasaydı bu teşkilat dini, mesleki, ekonomik ve sosyal yönden toplumsal bir dinamizm oluşturur muydu?

Ahi teşkilatının kendi içinde Kur’an’a dayanan birçok kuralı vardır. Canı isteyen bu teşkilata giremezdi. Ahilik üyelerinin toplumda güvenilir ve sözü geçer olabilmeleri için kuruma yeni girecek olanlarda (feta) “sıdk, sefâ, emanet, takvâ, kerem, mürüvvet, hayâ gibi temel ahlaki özellikler aranırdı. Ahîliğe kasap gibi kan dökücüler, tellal gibi bağırıp çağıranlar, avcılar gibi hileye başvuranlar ve içki içenler gibi insanların da alınmadığını bilmem biliyor muydunuz?
 Ayrıca Ahiliğin temel mantığı dini inançla belirlendiği için toplum içerisinde kin ve düşmanlığın yer bulması neredeyse mümkün değildi. Yazımı bireyi fetalıktan şeyhliğe ve yamaklıktan ustalığa giden yolda olgunlaştıran Ahi teşkilatının mesleki ve ahlaki bazı temel ilkeleriyle bitireyim:
Ahiliğin Temel İlkeleri

İyi huylu ve güzel ahlâklı olmak,
İşinde ve hayatında, kin, çekememezlik ve dedikodudan kaçınmak,
Ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak,
Gözü, gönlü ve kalbi tok olmak,
Şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli, iffetli ve dürüst olmak,
Cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak,
Alçakgönüllü olmak, büyüklük ve gururdan kaçınmak,
Dost ve arkadaşlara tatlı sözlü, samimi, güleryüzlü ve güvenilir olmak,
Herkese iyilik yapmak, iyiliklerini istemek,

Hata ve kusurları daima kendi nefsinde aramak,

Hak için hakkı söylemek ve hakkı söylemekten korkmamak,
Emri altındakileri ve hizmetindekileri korumak ve gözetmek,
Açıkta ve gizlide Allah'ın emir ve yasaklarına uymak,
İçi, dışı, özü, sözü bir olmak,
Hakkı korumak, hakka riayetle haksızlığı önlemek
İnanç ve ibadetlerinde samimi olmak,
Fani dünyaya ait şeylerle övünmemek, böbürlenmemek,
Aza kanaat, çoğa şükür ederek dağıtmak

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr