• BIST 86.771
  • Altın 247,596
  • Dolar 6,0108
  • Euro 6,7137
  • İstanbul 19 °C
  • Adıyaman 18 °C
  • Ankara 17 °C
» »

AİLE BÜYÜK TEHDİT ALTINDA

AİLE BÜYÜK TEHDİT ALTINDA

Kahta'da, toplumun değişik kesimlerinden görüşlerini aldığımız kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, avukat, müftü, eğitimci ve psikolojik danışmanlar, boşanmaların başlıca sebepleri ve çözüm önerileri ile ilgili bilgiler verirken, kalıcı

Son yıllarda boşanma oranlarının büyük oranda artması, aile düzeninin ve aile kavramının giderek bozulması toplumsal deformasyonu da beraberinde getiriyor. Boşanmalar ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz toplumun değişik kesimleri, yeni nesillerin ruh sağlığı ve kişilik gelişimleri açısından yeterli ve dengeli olmaları, aile düzeninin sağlıklı ve huzurlu olmasıyla mümkün olduğu belirtildi. Aynı zamanda da boşanmaların artmasında neden olan en büyük sorunların ağırlıklı olarak şunlar olduğu ileri sürülüyor. Ailelerde dini değerlerin azalması, teknolojinin gelişmesi ile birlikte eşler arası iletişimin zayıflaması. Kitle iletişim araçlarının olumsuz etkileri. Modern kültürle birlikte ortaya çıkan yeni yaşam tarzlarının ortaya çıkması ve aile kavramının içini boşaltarak insanları kötü özentilere yönlendiren tv programları.

Türkiye'de aile kavramının son yıllarda büyük bir tehdit altında olduğunu belirten Eğitimci Ziya Tepe Hoca, ülkede son yıllarda büyük gelişmelerin yaşandığını ancak bu olumlu değişimle beraber manevi, ahlaki ve kültürel bazda aynı değişimin yaşanmadığını dolayısıyla maneviyattan uzak olan ailelerin boşanma gibi sıkıntılarla baş başa kaldığın söyledi.

“OLUMLU DEĞİŞİMLE BERABER MANEVİ, AHLAKİ VE KÜLTÜREL BAZDA AYNI DEĞİŞİM YAŞANMADI”

28 Şubat darbesinin Müslümanlara verdiği ağır tahribata dikkat çeken Ziya Tepe Hoca, “Ülkemizde, eski Cumhurbaşkanlarından Turgut Özal ile birlikte süre gelen olumlu yönde toplumsal değişim yaşanıyor. Köyde ve kırsal kesimde yaşayan işçi, çiftçi, fakir fukara kesimin çocukları da devletin merkezine taşınarak makam ve mevki sahibi oldular. Yani kendilerinin ve ülkelerinin sahibi oldular. Ancak bu olumlu değişimle beraber manevi, ahlaki ve kültürel bazda aynı değişim yaşanmadı. Bu değişimin de getirdiği boşanma gibi sıkıntılar meydana geliyor. 28 Şubat darbesiyle Müslüman halkın manevi, ahlaki ve kültürel gibi ne kadar önemli değerleri varsa hepsine ağır bir tahribat yapıldı. Bu tahribatın ve oluşturduğu savrulmanın sıkıntılarını hala yaşıyoruz. 28 Şubat'ın verdiği en büyük zararlardan biriside, Müslümanların birçok manevi önderinin derdest edilmesi ve mailham kurumların kapatılmasıdır. Ayrıca televizyon, internet gibi iletişim araçlarının çok yaygın kullanmasına paralel olarak bu alanda doğabilecek ve gelebilecek zararları da bertaraf edecek eğitim ve bilinç zayıf kalınca, boşanma gibi sıkıntılara da sebep olabilir. Yine ülkemizde ilk, ortaokul ve lise eğitiminin mecburi olması, üniversitelerin yaygınlaşması çok önemli bir ataktır. Ancak bu gelişmelerle birlikte manevi, ahlaki ve kültürel gibi eğitim ve gelişim boyutlarımız zayıf kalıyor. Müslüman halka karşı, iç ve dış güçlerin kullandığı her çeşit basın-yayın vasıtaları toplumsal huzursuzluğu ve ahlaki savrulmaları beslemektedir. Elbette bu güçlerin hedef alacakları temel unsurlardan biri de hiç şüphesiz aile olacaktır. Bu birçok nedenin doğurduğu bireyselleşme, menfaat ve nefislerin ön plana çıkmasıyla boşanmaların artmasına da neden olmaktadır. Bizler bu duruma kısaca dünyevileşme diyoruz. Dünyevileşme de Peygamber Efendimizin (a.s) dediği gibi tüm kötülüklerin anasıdır. Ayrıca yeni evlenecek olan kardeşlerime şunu tavsiye ediyorum. Evlilik için eşlerinizde aradığınız özellikler maddi veya dünyevi değil, manevi ve ahlaki öncelikli olmalıdır” dedi.

“BAZI BOŞANMALAR AİLELERİN MÜDALESİYLE DE GERÇEKLEŞİYOR”

Kahta yaşanan birtakım boşanma sebeplerine dikkat çeken Avukat Sami Özbek, “Boşanma davalarının çoğu, şiddetli geçimsizlikten dolayı geliyor. Şiddetli geçimsizliğin sebeplerinden biri de ekonomidir. Ekonomik nedenlerden dolayı bir kısım erkekler, gurbete çalışmaya gidiyor. Eşlerinden uzun süre ayrı kalmaları büyük sıkıntılara neden oluyor. Bu uzun süreli ayrı yaşam da boşanmanın ayrı sebeplerindendir. Bazı boşanmalarda ise ailelerin müdahalesiyle gerçekleşiyor. Evli çiftlere, özellikle de bayanların veya erkeklerin anneleri müdahale ediyor. Başka bir boşanma türü ise erkek, evlendiğinde maddi durumu müsait değilse, eşinin ailesiyle beraber yaşamasını istediği zaman boşanmalar oluyor. Bunlar Kahta ilçemizdeki bazı boşanma sebepleridir. Son 7-8 yılda boşanma oranları çok arttı. Bana göre boşanmaların birden artmasının başka temel sebeplerinden biri de bayanların, ekonomik özgürlüklerinin kısmen de olsa elde etmeleridir.

Çocuklara hem görsel basın yayın yoluyla hem de okullarda daha eğitim çağındayken evliliğin iyi olduğunu, ailenin toplumun temeli, inanç gereği evliliğin kutsal olduğu anlatılmalıdır. Aile birliği içinde büyüyen çocukların, psikolojileri daha iyi durumdadır. Topluma faydalı olacak insanların aile ortamında yetiştirileceğinin anlatılması gerekir. Çünkü zaten evliliklerin bitmesinde en büyük zorluğu çocuklar yaşıyor. Aile birliği dağılıyor, çocuklar ya babasız ya da annesiz kalıyor. Bu durumda o çocuklar nasıl sağlıklı yetişecek. Suça bulaşan gençlerin çoğunun düzenli bir aile yaşantısı yoktur” dedi.

“MUTLU BİR EVLİLİĞİN YOLU, EŞLERİN BİRBİRLERİNİ RAKİP OLARAK DEĞİL YOL ARKADAŞI OLARAK GÖREBİLMELERİNDEN GEÇER”

Maneviyattan uzak olan ailelerin daha çabuk yıkıldığına dikkat çeken Kahta İKBAL DER Başkanı Ebubekir Akbaş, “Öncelikle yazılı ve görsel medyada yayınlanan ailelere zarar veren yıkıcı programlar acilen kaldırılmalıdır. Bunların yerine inançlarımızla örtüşen bize değerlerimizi hatırlatan, kültürel dokumuzla uyumlu programlar hazırlanmalı. Anne, baba ve aile bireylerine medyayı doğru kullanma bilinci verilmelidir. Mutlu bir evliliğin yolu, eşlerin birbirlerini rakip olarak değil yol arkadaşı olarak görebilmelerinden geçer. Aile içindeki bütün sorunlarda eşler birbirlerinin destekçisi olmalıdırlar. Aile içi iletişime büyük önem verilmelidir. Eşler basit sorunları büyüterek evliliği yıpratacak hareketlerde bulunmamalı. Bütün ilişkilerde ben odaklı değil, biz odaklı yaklaşmalıdırlar. Maneviyata önem verilmeli. Çocuklarına İslami bilinci vermek için gayret etmeli. Çünkü maneviyattan uzak olan ailelerin yıkılması daha çabuk oluyor” dedi.

“EVLİLİK ÖMÜR BOYU BERABER OLMAYI GEREKTİREN BİR OLGUDUR”

Evliliğin, kısa bir süreliğine değil ömür boyu beraber olmayı gerektiren bir olgu olduğunu vurgulayan Kahta İlçe Müftüsü Rıfat Çevik, “İslam toplumunda ve genel olarak bir toplumun ayakta kalması için aile müessesesinin sağlam olması, devamının sağlanması esastır. Aile mefhumunun içine baktığımızda sorumluluk baba, anne ve çocuklara düşüyor. Herkes üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirmekle aileler mutlu mesut bir yuvaya dönecektir. Evlenildiğinde, kısa bir süreliğine değil de ömür boyu beraber olmayı gerektiren bir olgu olduğunu düşünerek evlenmemiz gerekiyor. Evliliklerde şartlar zorlaştırılmaması gerektiği gibi boşanmalarda da basit bahanelerden dolayı aileler boşanıp, bölünmemelidir. Çünkü aile bozulup fesada uğradığında bütün toplumun bozulduğunu ya da fesada uğradığını görüyoruz. Aile aynı zamanda bir fedakârlıktır, cennete götüren yoldur ve dünyada yaşanılan en güzel ortamdır. Bu çerçevede ailemizdeki sorumluluğumuzu en üst düzeyde yerine getirmemiz gerektiği kanaatindeyim. Boşanma gereklerine baktığımız zaman birçok sebep etken olmakta. Bunlardan bir tanesi de kuran ve sünnetten uzak, kendi değerlerimizden uzaklaşmış olan aileler olduğunu görüyoruz. İslam'ın hakim olduğu ailelerde de boşanmalar olmaktadır. Ağırlıklı olarak manevi değerlerimizden uzaklaşan ailelerden daha fazla boşanmaların olduğunu görüyoruz. Evlatlarımızın bu noktada gerekli bir manevi donanımla donatılması. Çocuklarımıza, küçük yaşlarda bu noktada eğitim verilmesi gerekiyor. Hak hukuktan ziyade sevgi ve saygıyla bina edilmiş olan kuran ve sünnetteki bir aile örneğini göz önünde bulundurmamız gerektiğini vurgulamak istiyorum. Maneviyattan uzaklaştıkça hem dünyevi hem de uhrevi huzurumuzu kaybediyoruz” diye konuştu.

“BOŞANMALAR ÇOCUK-OKUL İLİŞKİSİNİDE BOZAR”

Boşanmaların, ebeveyn-çocuk ilişkisini bozduğu gibi çocuk-okul ilişkisini de bozduğunu kaydeden Psikolijik Danışma Rehberi (PDR) öğretmeni Fatma Dağlı, “Boşanma sadece eşler arasında olan bir süreç değildir. Bu süreç çocuklar açısından da zor olmaktadır. Yapılan birçok araştırmaya göre anne-babası yanında olan çocuklarla anne-babası yanında olmayan çocuklar arasında ciddi farklılıklar gözlenmektedir. Bunun birçok yan etkisi olmakla beraber en önemlilerinden biri, çocuğun ders başarısını ve okul hayatını olumsuz etkiler. Boşanma ebeveyn-çocuk ilişkisini bozduğu gibi çocuk-okul ilişkisini de bozmaktadır, çünkü çocuk duygusal desteğini kaybetmiştir. Ebeveynden birinin eksikliği ile büyüyen çocuklar, kendilerine rol model olamadıkları için daha az rekabetçi, daha fazla ilgisiz kalıyor. Çocuklar, ebeveynlerinden birinin yanında olmadığı zaman karşı cinsle ilişkisinde de olumsuz etkilenmektedir. Çocuk ebeveynine karşı olan öfkesini okulda öğretmen ve arkadaşlarına gösterebilir. Bu durumda da okuldan ve arkadaşlarından uzaklaşabilir. Hatta bu dönemde zararlı alışkanlıklarla tanışabilir. Çünkü çocuk bu durumu çoğu zaman kimseye anlatmak istemez ve saklamak ister. Çocuk, sığınacak bir şeyler arama çabası içine girer ve bu yolda zararlı alışkanlıklar ya da uygun olmayan arkadaş çevresiyle tanışabilir” şeklinde konuştu.

ÖZEL Haber: Hüseyin TÜRKOĞLU

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu videoya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr