• BIST 95.421
  • Altın 265,116
  • Dolar 5,7772
  • Euro 6,5711
  • İstanbul 29 °C
  • Adıyaman 38 °C
  • Ankara 33 °C

AK Parti Kahta Belediye Başkan Adayı A. Toprak ile Pöportaj

AK Parti Kahta Belediye Başkan Adayı A. Toprak ile Pöportaj
AK Parti Kahta Belediye Başkan Adayı A. Toprak ile Pöportaj

  

Kahta Eski Belediye Başkanı ve aynı zamanda AK Parti Kahta Belediye Başkan Adayı Abdurrahman Toprak ile çok özel bir söyleşi gerçekleştirdik.
      
İşte o çok konuşulacak röportajın ayrıntıları
                       
KENDİNİZİ TANITIR MISINIZ, ABDURRAHMAN TOPRAK KİMDİR?
           
1963 Yılında Kahta’nın Büyükbey Köyünde doğdum. Ömer Toprak’ın 8 çocuğundan en büyüğü olarak dünyaya geldim. İlkokulu Büyükbey Köyü'nde okudum. 1981 yılında Kahta Lisesinden mezun oldum. 1999 yılında, Açıköğretim Fakültesi Sosyal Bilimler Bölümünü bitirdim. 
           
1986 yılında Kahta Belediyesinde işe başladım. 1999 yılında Adıyaman Belediyesinde göreve başladım. 1999 yılında tekrar Kahta Belediyesine döndüm. 2004 yılı mahalli seçimlerinde Saadet Partisinden Belediye Başkanı oldum. 2014 Mahalli seçiminde Ak Parti Kahta Belediye Başkan Adayı olarak seçime gireceğim.
             
SİYASET ANLAYIŞINIZ NEDİR, SİYASETİN AMACI NE OLMALIDIR SİZE GÖRE?
           
Geçmişte bu ülkeye hizmet etmek isteyenleri bir şekilde bertaraf ettiler; astılar, zehirlediler, darbeyle uzaklaştırdılar. 28 Şubat çok uzak değil, o dönemlerde inançlı insanlar adeta preslendiler; imam hatipler kapatıldı, üniversite kapılarından başörtülü kardeşlerimiz kovuldu, irtica adı altında birtakım fişlemelerle inançlı subaylar görevlerinden oldular. Bunları şunun için anlatıyorum: Zor zamanlarda, halkın değerlerini sahiplenerek siyaset yapmanın zaruret arz ettiği tehlikeli zamanlarda, sorumluluk duygunuz, siyaset anlayışınızı da şekillendiriyor. Yeryüzündeki mazlum Müslümanların, ta Arakan’daki çocuğun, Gazze’deki delikanlının umudu olan bir liderin öncülüğünde, ülkeyi ulaşımda, eğitimde, sağlıkta ve sosyal alanlarda rekorlara koşturan, geçmiş iki yüz yılın en başarılı hükümeti var şu an. Bizim davamız ile siyasetimizin ekseninde aynı değerler var, bizim ilkelerimiz var; siyasetimizin amacını da, bu ilkeler belirliyor.
           
DAHA ÖNCE DE BAŞKANLIK YAPTINIZ, BAŞKAN OLDUĞUNUZ ZAMAN İLE ŞİMDİKİ ZAMANI KIYASLARSAK, BU DÖNEMDE NELER DEĞİŞECEK? NELER BİZİ BEKLİYOR SAYIN TOPRAK?
             
Saadet partisinden seçildim ama iktidarı seven, başbakanımız için dua  eden gönül yakınlığımızın ve dava birlikteliğimizin olduğu bir dönemdi o dönem bizim için. Bu memlekette ta dedelerinden beridir siyaset yapan malum aile, her dönemde iktidara yakın olmayı becerebilmişlerdir. Bir davaları olmamakla birlikte rüzgar ne yana eserse yelkenlerini ona göre ayarlamışlar her defasında. Ak Parti konusunda da yaptıkları şey buydu. Geçmişte bunların Milli Selamette, Refah Partisinde bulunduğunu hatırlayan var mı? Yok; çünkü böyle bir davaları hiçbir zaman olmadı ki ama menfaatleri vardı ve menfaatleri nerede olmalarını gerektiriyorsa her seferinde erken davranıp orada mantar gibi bittiler. Çünkü bizim dedelerimiz yönetme işini, siyasete vaziyet etme işini onlara bırakmıştı. Halk olarak bizim boş bıraktığımız bu alanı yıllar yılı onlar doldurdular. Allahın izniyle bu böyle devam etmedi. Adının önünde “ağa” unvanı olmayan halkımın okuyan, kafası çalışan zeki çocuklarına, gençlerine siyasetin kapısı ardına kadar açıldı. Sadece ilçe yönetimine gelin bakın, oradaki renkliliği ve zenginliği görürsünüz. Her kesimden insanımızı görürsünüz orada. Onların döneminde öylemiydi? Onlar kendilerinin dışında, bir köye muhtar olmayı bile başkasına çok görürler. “Ne varsa bizim olsun” anlayışı, en yaşlısından en gencine her ferdinde bulunan bir anlayıştır.  Daha yeni yeni milli görüş çizgisinden gelenler, bu dönemde kendilerini ifade etme fırsatını buldular. İnşaallah bu dahada ilerleyerek devam edecektir. Kahta'da taşlar yerine oturmaya başladı, halkımız için, onların okuyan, düşünen, üretebilen çocukları için bundan sonraki süreç daha güzel olacaktır. Bizde inşallah bu işin önünü açan birisi olarak anılırsak, bunu kendimiz için dua olarak kabul edeceğiz.
           
Geçmiş dönemimizin, o imkanlarının kısıtlı, dönemin bu sözünü ettiğim aileye yakın parlamenterinin baskılarına rağmen, o günlerde Organize Sanayi Bölgesini Kahta'mıza kazandırdık. Orada emeği geçen herkese, Ahmet AYDIN’a, Mahmut GÖKSU’ya (eski milletvekilimiz) Sanayi ve Ticaret İl Müdürümüze ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Organize Sanayi bölgesi demek istihdam demek, gençlerimizin iş sahibi olması demektir.                                                     
           
Diğer taraftan doğalgaz ana hattının Kahta'mıza getirilmesi için çok ciddi çabalarımız olmuştu. Doğalgazın Kâhta'ya gelmesi zordu çünkü  güzergah Atatürk barajından geçiyordu, bu güzergah kapalı olduğu için getirilemiyordu; ama Mahmut Bey ve Ahmet Beyin araya girmesiyle  o mesele halledilmişti. Tabi o dönemlerde şu anki mevcut belediye başkanı, ilçe başkanıyken bu doğalgaz meselesine karşı çıkmış, “iki aylık kışı olan bir memleket için doğalgaza ne lüzum var?” diyordu.  Bunun yanında bizim Haydaran su projemiz vardı. Haydaran Su Projesinin bütün belgeleri bizim elimizde, hatta oradan 125 dönümlük araziyi Malatya sınırında Belediyeye tapuladık. Projemizi gerçekleştiremedik ama bu düşüncemiz halen devam ediyor, inşallah önümüzdeki dönemde, bu emanet bize verilirse, 30 Mart 2014 den sonra bu  suyu Kahta'ya getireceğiz inşaallah. Yeri gelmişken bu su meselesiyle ilgili, Milletvekilimizin birinden duyduğum bir ayrıntıyı da halkımın bilmesi gerektiğini düşünerek paylaşmak istiyorum. Devlet Su İşleri, masrafını da kendileri karşılamak üzere Pütürge sınırları dâhilinde bulunan bir su kaynağını Gerger’e ve Kahta’ya getirmeyi teklif etmiş. Gerger Belediyesi bu teklife olumlu cevap vermiş ama gelin görün ki Kahta Belediyesi, bize Kahta çayının suyu yeter diyerek bu teklifi geri çevirmiş. Buna şaşırmamak lazım; çünkü geçmişte bunların aile efradından biri, Atatürk ilköğretim okulunun yapılmaması için olağanüstü bir çaba sarf etmişti, bilenler hatırlarlar bunu. 30 Martta halkımız bunu da en sıhhatli şekilde değerlendirecektir.
           
Adıyaman Üniversitemize bağlı İlahiyat fakültesinin Kahta'mıza kazandırılmasını istiyoruz. Özellikle bu yönde çabamız olacak. Kahta manevi değerlerine bağlı bir şehirdir. İlahiyat fakültesinin bu bağlamda önemli bir katkı sağlayacağını düşünüyorum.
           
Bunun yanında Kahta'nın sosyal ve kültürel faaliyetlerinde çok eksiklikleri var. Mesire alanlarının oluşturulmasına yönelik çalışmalarımız olacak. Bunun yanı sıra spor kompleksi, bilim-sanat merkezi, kapalı çarşı, semt pazarı, modern hayvan pazarı ve kesim evi ve park projelerimiz olacak.
           
Özellikle gençlerimizin istihdam edilebilmesi için çalışmalarımız olacak. Organize Sanayi Bölgesini daha aktif hale getireceğiz, yanı sıra iktidarımızın gücüyle, basınla, halkımızla, STK'larımızla gençlerimizi iş sahibi yapmak için elimizden geleni yapacağız.
             
SİYASETTE EKİP ÇOK ÖNEMLİDİR BİLİYORSUNUZ. SİZ EKİBİNİZİ KURARKEN NELERE DİKKAT EDİYORSUNUZ YA DA NEYİ ÖNEMSİYORSUNUZ EKİP KURARKEN?
           
 Ekip kurarken ilk önce ehil olmasına dikkat edeceğiz. Çünkü ehil olmak, liyakat sahibi olmak çok önemli. Dinimiz de bunu emrediyor: “Emanetleri ehline veriniz” diyor. İyi yönetici, her şeyi bilen adam değildir, ama kim nerde hangi işi yapabilir, bunu bilen kişidir. Allaha şükür bizim bu dönemde, getirildikleri işleri layıkıyla yapacak donanımlı bir ekibimiz var, istişare kurulumuz var. Bu istişare kurulumuzla beraber özellikle önümüzdeki günlerde görevini layıkıyla yapacak kişileri belirleyip, onları vazife başına getireceğiz. Birinin tek başına yapması mümkün olan şeyler vardır ama belediyecilik tek başına üstesinden gelinmesi mümkün olmayan bir alan. Başarılı olmak için iyi yetişmiş donanımlı, ucuz ve günübirlik siyasete prim vermeyen samimi, iyi niyetli bir ekibe ihtiyaç vardır. Bizim bu ekibimiz var. 30 Marttan sonra bu ekibimiz işbaşı yapacak, hep beraber vakit kaybetmeksizin halkımıza hizmet etmek için yola koyulacağız.
           
Seçim sürecine girmiş bulunmaktayız çok kritik bir zaman kaldı. Yarış nasıl gidiyor sizin bakış açınızın ekibinizin şu anki siyaset yarışı nasıl gidiyor?
           
 Kahta'daki siyaset yarışında, karşımızdakilerin projeleri üzerinden, neler yapacakları üzerinden bir siyaset geliştirmelerini isterdim. Ne yazık ki böyle olmuyor. Özellikle belli kesimlerin elinde proje olmadığı için iftira ve yalan kampanyası dışında bir faaliyetleri yok. Bir siyasetçinin yapacağı şeyler bellidir. Projelerini anlatır, ekibini anlatır, yapacaklarını anlatır; ama bunlar işlerini güçlerini bırakmışlar söylemlerini iftira ve yalan üzerine kurmuşlar. İnşallah biz ekibimizle böyle gündelik siyasetin çamuruna bulaşmadan, güçlü partimizle, genel başkanımızla 30 Martta bu ipi göğüsleyeceğiz.
           
"Kahta, yılların köhnemiş feodal anlayışından kendini kurtarmaya çalışıyor." Biraz sancılı olacak ama ben inanıyorum ki 30 Mart yeni bir doğumun miladı olacaktır. 2004’te  geldiğimizde Kahta yoğun bakımda olan bir hasta gibiydi. O günlerde su akmıyordu, yollar bozuktu, belediye işçisinin aylarca ödenmemiş maaşları vardı, belediyenin birikmiş borçları vardı. Bizimle ilk defa bu memleket hizmetle tanıştı.
           
2009-2014 yılları arasında neler yapıldığına bir bakalım, yani bir memleketin enerjisi nasıl heba edilmiş, onu görmek açısından diyorum. Bir iki yıl Kahta'nın gündemini kasıtlı olarak cadde-sokak isimleri ile meşgul ettiler. Cadde isimleri değiştirildi. Kendi aile büyüklerinin isimlerini caddelere vermeye başladılar. Bunun arkasında yatan nedeni hiç merak etmiyor musunuz? Sebebi çok basit; siyasi çıkarları gereği saklamaya çalışsalar dahi, “bereket versin ki zaman zaman böyle dışa vurumlarla kendilerini açığa vuruyorlar, millette onların gerçek yüzünü görüyor”, kendilerini bu memleketin yegane sahibi olarak görüyorlar, Kahta onların özel mülkiyetleri, tepe tepe kullanabileceklerini düşünüyorlar; çünkü geçmişten günümüze böyle alışmışlar, kolay kolay terk edemiyorlar bu alışkanlıklarını. Bugün belediyenin ne kadar borcu var? Bilen var mı? Kahta’daki esnafa belediyenin, 5 Trilyon civarında borcu var. SGK’ya belediyenin borcu 4 buçuk trilyon. Birinci derecede yakınının petrolünden yakıt almak suretiyle ailesinin bir ferdini, belediyenin kaynağıyla ödüllendirmekten de geri kalmıyor. Bilginiz olsun, şu an itibariyle belediyenin, o petrole borcu 800 milyardır. Banka kredisiyle yapılmış otogarın ödemeleri ise önümüzdeki dönemde başlayacak. “Belediyenin toplam ne kadar borcu var?” diye sormuştum ya, onu da söyleyeyim: Belediyenin şu an toplam borcu 50 Trilyon civarında. Sadece İlbanktan bugüne kadar gelen para, 70 trilyon dolayında. Olan borçla birlikte, 120 trilyonluk bir paradan söz ediyoruz. Şimdi bir kefeye bu parayı  öbür kefeye de hizmet olarak yaptıklarını koyun, Nasrettin Hocanın, “kedi buradaysa ciğer nerde, ciğer buradaysa kedi nerde?” meselesine döndüğünü göreceksiniz.  Daha sonra şehir içi minibüslerle ilgili sorunlar yaşandı. Gidip minibüsçülerden 10 hat rüşvet istediler, bunu söyleyen kooperatif başkanı. Bu durumu protesto etmek için bir araç yakıldı. Türkiye’ye Kahta Belediyesinin ve Kahta'nın olumsuz bir şekilde tanıtılmasına sebep oldular.
           
Feodal yapı bu ucuz ve basit işlerle insanların kafasını ve Kahta gündemini sürekli meşgul etti. Bunları yapanlar, kendi ailelerine ait olan petrollerinin yolu işgal etmiş olmasına rağmen, Bağlar yolundan  baraj yoluna kadar ki yol çalışmasında, o petrolün santimine dahi karışmadılar. Gündem 1 yıl da bu petrolle geçti. Kahta'nın 4 yılını cadde, sokak, petrol ve minibüsçüler ile çaldılar. Ayrıca hiçbir milletvekili ile barışık halde olmadılar. Kahta siyasetini içinden çıkılmaz hale soktular. Siyaseti şahsi menfaatleri doğrultusunda şekillendirmeye çalıştılar.
           
Şu an Kahta'da siyasette bir dönüm noktası yaşıyoruz. İnşallah ekibimizle beraber Kahta'da çok önemli hizmetlerin öncülüğünü yapacak, modern bir şehir kurmaya çalışacağız. Kahta’nın şehirleşme safahatını anlatanlar, bizden öncesi ve bizden sonrası şeklinde bir kayıt düşeceklerdir inşallah. Bu kadar iddialı bir hedefle geliyoruz.
             
SON OLARAK BİZİMLE PAYLAŞMAK İSTEDİKLERİNİZ NELER?
             
Başbakanımız, ülkemiz, İslam alemi ve bütün dünya mazlumları için önemli bir lider, bu kritik dönemde hep beraber başbakanımıza sahip çıkmak zorundayız. Elhamdülillah  inançlı insanlarız. İçerde ve dışarıda ülkemizin birlik ve beraberliğine zarar vermeye çalışan güçlere karşı gerekli cevabı sandıkta vererek, ülkemizin gelişmesini önündeki engelleri hep beraber kaldıracağız.
           
Bakın şu anda çözüm sürecinde geldiğimiz nokta ne kadar güzel. Sayın başbakan ve cumhurbaşkanımızın gösterdiği irade sayesinde artık ölüm haberleri gelmiyor. Bu konuda emeği geçen herkese, akil insanlar grubuna, çaba ve gayret gösteren siyasilere, BDP’ye, her kim varsa Allah hepsinden razı olsun, güzel bir tablo var ortada. Çocuklar öksüz, yetim kalmıyor, anne-babalar ağlamıyor, kardeş kardeşi vurmuyor, ne güzel gelişmeler bunlar.
           
Ak Partiye, başbakanımıza ve cumhurbaşkanımıza hep beraber sahip çıkarak ülkemizin daha güzel yerlere gelmesine katkı sağlayacağız inşaallah.
           
Ayrıca yerelde değinilmesi gereken bir iki husus daha var: Tapusunda sorun olan mahallelerde gerekli çalışmalar yapılacak kimseyi mağdur etmeden sorunlarını çözeceğiz. Ayrıca Kahta halkı bilmelidir ki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı aracılığıyla halka yapılan yardımlar tamamen vatandaşın hakkı olan ve hükümetin fakir vatandaşlara verdiği bir haktır, herhangi bir aile veya zümrenin insanlara bahşettiği bir lütuf değildir. Bu yardımları menfaatleri doğrultusunda kendileri yardım ediyormuş gibi göstermeye çalışan kimselere itibar edilmemesini rica ediyorum. Hükümetimizin gönderdiği yardımlar düzenli olarak dağıtılmaya devam edecektir. Bunu siyasi amaçları doğrultusunda kullanmak isteyenlere de halkımız en güzel cevabı 30 Martta vereceğine inanıyorum.
           
 TEŞEKKÜR EDERİZ SAYIN TOPRAK.
             
Kahta’lı hemşerilerime kendimizi anlatma imkânını sunduğunuz için ben teşekkür ederim. 30 Mart yerel seçimlerinin ülkemiz ve şehrimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Selam ve dua ile...
Röportaj: Hüseyin Türkoğlu
Fotoğraf: Kerim Özbilici


Etiketler:
  • Yorumlar 3
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr