• BIST 92.708
  • Altın 210,217
  • Dolar 5,3080
  • Euro 6,0566
  • İstanbul 18 °C
  • Adıyaman 14 °C
  • Ankara 14 °C

Allah’a Güveniyor muyuz?

Adem Ballı

Ne saçmalıyorsun dediğinizi duyar gibiyim. Böyle bir söz olur mu? İnsan Allah’a güvenmemezlik yapar mı? Şu Kahta sokaklarında geçen bin kişiye sorsanız Allaha güveniyor musunuz? Verilecek cevap belirttiğimiz gibi sert ve iddialı tepkiler olacaktır. Ama vereceğimiz bu sert tepkiler içinde bulunduğumuz durumu değiştirmeyecektir. Allah’a güveniyor muyuz derken sümme haşa Allah’a bir eksiklik izafe etmek değil niyetimiz. Niyetimiz Mutlak kudret sahibi Rabbimize olan inancımızdaki zafiyetlerdir. Bu zafiyetlerin kökeninde güvendiğimizi iddia ettiğimiz rabbimizi tanımamak yatıyor.
Değil mi tanımadığınıza nasıl güveneceğinizi de bilemezsiniz. Örneğin O “Rahmandır” yani dünyada bütün mahlûkata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan edendir. Rabbimizin bu esmasını bilmediğimizde içine girdiğimiz sıkıntılardan bizi kurtarmaya ve bize merhamet ederek ihsanda bulunma gücüne sahip olduğunu nerden bileceğiz.
O “El-Melik-tir” Yani Mülkün, kâinatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olandır. İnsanı duyduğunda rahatlatan güven veren bu esmayı bilmediğimizde yeryüzünde böbürlenen kibirlenen kendilerini yeryüzünün sahibi zanneden kimselere karşı dik duramayız.
O “El-Alîmdir” Yani Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilendir. O öyle bir bilendir ki hiçbir şeyi ondan saklayamazsınız. O’nu böyle tanıdığınızda işleyeceğiniz kötülükleri günahları bin defa düşünmek zorunda kalırsınız. Bin defa düşünürseniz günahı işlemeniz zorlaşır. Vereceğiniz hesabı düşünürsünüz.

O “El-Adl-dır. Yani Mutlak adil, çok adaletlidir. Bir düşünsenize insanlığın şuan da içinde bulunduğu adaletsizliğin insanlığı nereye götürdüğünü. Bütün adaletsizlikler içinde mutlak adil olan rabbimizi bildiğimiz de gönlümüz bütün haksızlıklara karşı rahat duruşumuz dik olacaktır. Çünkü mutlak adil olan rabbimiz elbette mazlumun ahını zalimden aheste aheste çıkaracaktır. Bu durum bize güven verecektir.
O “El-Gafûr-dur” Affı, mağfireti bol olandır. İş yerinde iki arkadaş oturuyoruz iki kelam edeceğiz. Kelamımızın üçüncüsü gıybet dedikodu. Elimizi cebimize attık ihtiyaç sahibine üç beş kuruş vereceğiz etrafımıza bakıyoruz birileri görse de ne kadar iyiliksever biri deseler diye bekleriz. Hasılı gündelik hayatımız da her an günah ile iç içe olan bizler ayıldığımız da gafurluğuyla bizi bağışlayacak bir rabbimizin olduğunu bilmezsek günah bataklığında debelenip dururuz.
Sevgili kardeşlerim burada rabbimizin 99 esmasını dile getirecek değiliz. Fakat altını çizmemiz gereken mevzu şudur ki: İddia ispata muhtaçtır. Ve sadece iddia laftan öte bir şey değildir. İman ettim iddiası ömür boyu sürecek bir durumdur. İspatı da aynı şekildedir.
Gerçekten Allaha güveniyor muyuz? Sorusunu samimiyetle nefsimize sorup samimiyetle cevaplar aramalıyız. Eğer gerçekten güveniyorsak bugün yer yüzünde zulmün her türlüsü niye hakim konumda. Şirk düzenlerinin borusu niye ötüyor. Yüz milyonlarca insan niye açlıkla cebelleşiyor ve milyonlarcası niye katliama uğruyor.
Peki, biz Müslümanlar niye birbirimizi boğazlıyoruz. Güvendiğimizi iddia ettiğimiz rabbimiz topyekûn Allah’ın ipine sımsıkı sarılın derken… Yahu madem Rabbimize güveniyoruz niye O’nun kurtuluşumuz için gönderdiği kitaba yönelmiyoruz.
Rabbim bizleri sözde değil özde bil fiil bütün mevcudiyetiyle ona güvenen yani iman eden kullarından eylesin.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr