• BIST 102.482
  • Altın 146,654
  • Dolar 3,5204
  • Euro 4,1865
  • İstanbul 25 °C
  • Adıyaman 30 °C
  • Ankara 20 °C

Alpaslan Açıkgenç: Medeniyetimizin Birikimi

Bilal AKGÜL

 İslam Dünyası neden geri kaldı? Bu soru son üçyüz yıldır cevabı aranan önemli bir sorudur. Yakın tarihte Cemalettin Afgani’den Musa Carullah’a, İsmail Raci Faruki’den Fazlurahman’a kadar birçok aydının-âlimin malum soruya yoğunlaştıkları, farklı teşhis ve çözümlemelerde bulundukları malumdur.

Ülkemizde meseleye bir ‘dava adamı’ bilinci ile yaklaşan ve alternatif bir proje-müfredat için kafa yoran önemli mütefekkirlerimizden biri de Prof.Dr. Alpaslan Açıkgenç’tir. Eğitim felsefesi alanında yaptığı çalışmalar çığır açacak nitelikte olmasına rağmen fazla tanınmayan (Adıyaman Üniversitesi ’nin Rektörünün deyimiyle değeri ileride daha iyi anlaşılacak) biri olması üzücüdür.

 

Bu yazımızda Alpaslan Açıkgenç’in yukarıdaki soruya verdiği cevabı, çözüm yolunu işlemeye çalışacağız.

 5 Ocak’ta Eğitim Bir Sen, İkbal Der ve Adıyaman Üniversitesi’nin ortak organizasyonu ile Açıkgenç, Kâhta’da adeta bir bilgi ziyafeti verdi. “İslam Medeniyetinde Eğitim Müfredatının Felsefi Altyapısı” konulu konuşmasında geri kalmamızın nedenleri ve yeniden ileri bir medeniyet seviyesini yakalamak için neler yapmamız gerektiği konusunda (eğitim müfredatı özelinde) önemli tespitlerde bulundu.

 

Konuşmasında Açıkgenç’in Batı medeniyetine yaklaşımı dikkate değerdi. Ona göre biz Batı medeniyetinin sadece göze batan noktalarını aldığımız için aslında temelde sahip olmadıkları meziyetlerin var olduğu zannıyla algılıyoruz. Hem ahlaki olarak hem de medeniyet olarak tam bir kaos yaşayan Batı’nın vitrindeki görüntüsünün cazibesi, yaşadığı bunalımı-çöküşü görmemizi engelliyor. Veya Batı’nın zihnimizde oluşturduğu algı, platonik aşk adeta gözlerimizi kör etmiş, “aklınızı kullanmaz mısınız” düsturu ile hareket edenlerin gözlerinden kaçmaması gereken apaçık yozlaşmayı, kirliliği görmekten uzağız.

 

İslam dünyasının bilimsel geri kalmışlığını ahlaki temele indirgeyen Açıkgenç’e göre, ahlaki geri kalmışlık zamanla diğer kurumlara sirayet edince bilimsel çöküşe neden olmuştur. Yeniden dirilişte fikri mücadelenin önemli olduğunu, fikri mücadele için de ahlaki mücadelenin şart olduğunu dile getirir.

Açıkgenç’e göre bugün bilimsel açıdan geri kalmış olduğumuza göre, bu yolda mücadele etmek, Allah yolunda yapılacak en büyük mücadeledir. Bu minvalde zikrettiği hadisler bulunduğu kulvar ve çalışmalarının motivasyon kaynağı ile ilgili bilgi veriyor ” Alimin mürekkebi şehidin kanından üstündür”. Neden? Çünkü âlim ahlaken de cihad eden bir kimsedir. Yine başka bir hadis, ahlaki cihadın ne kadar güç olduğunu şöyle ifade etmektedir:   ” Âlimlerden başka diğer bütün insanlar helak olacaktır. Âlimler de helak olacaktır; ancak ilmiyle amel edenler hariç. İlmi ile amel eden âlimler de helak olacaktır; ancak ihlâslı olanlar hariç. İhlâslı olanlar ise büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır.”

 

Açıkgenç, meseleyi şuraya getirir:” Ahlaki cihadla toplumumuzu eğitmeye çalışırsak, toplumda muazzam bir hareketlilik ve cevvaliyet başlar. Bu ahlaki cevvaliyet, fikri cevvaliyete yol açar ve bilgi geleneğini canlandırır. Bilgi geleneği canlanırsa bilimsel sürecin diğer aşamalarına gerek kalmaz. Çünkü bizde bilimler zaten mevcuttur; bunları yeniden adlandırmaya ihtiyaç yoktur. Tembelliği bırakır; unvan, maddi çıkar, mevki ve makam için değil, sadece bilgideki güzellik ve ilimdeki iyilik için çalışır ve kopyacılığı terk edersek bilim geleneğimiz de canlanır. Bu süreç işlerken bir taraftan toplumsal ve kurumsal yenileşme, diğer taraftan da ortamsal bağlam buna paralel olarak gerçekleşecektir. Umudumuz bunu gerçekleştirerek bilimsel ilerleme hamlesini başarmaktır.”

 

O halde geri kalmamızın çözüm yolu eğitimden geçmektedir. Batıdan taklid dışında bir felsefe, anlayış ortaya koymaktan uzak olan eğitim sistemimizin mevcut durumda bir dinamizm, yaratıcılık oluşturması ise mümkün değildir. Onun için ilk etapta eğitim kültürümüzü-tarihimizi bilmemiz gerekir. Bu, Şaban Abak’ın deyimiyle, tarihin sadece yediğimiz yumruklardan ibaret olmadığını, alanla ilgili devasa bir birikimin, ürünün olduğu özgüvenini oluşturur ki, şu an en çok muhtaç olduğumuz şeylerden biri de budur.

 

Mevcut eğitim sisteminin kültürümüzden neşet eden bir eğitim olmadığını, ithal bir sistemle ileri bir medeniyet seviyesine ulaşamayacağımızı dile getirir. Ona göre mevcut halde ilk yapılması gereken şey, oturup kendi eğitim felsefemiz üzerinde kafa yormaktır.

 

Açıkgenç bir eğitim müfredatının;

1-Okul öncesi ve ilkokul aşamasında temel becerilerin kazandırılmasını,

2-İlköğretim aşamasında güçlü bir şekilde medeniyetinin dünya görüşünü almasını,

3- Ortaöğretim aşamasının bilgi üzerine kurulmasını,

4-Yüksek öğretimde bilgiden bilimselliğe geçişin olduğunu;

5- Son aşamada ise ihtisaslaşmanın, uzmanlaşmanın olması gerektiğini ifade ediyor.

Günümüz Müslümanlarının bilgiyi üretmekten uzak olduklarını, kendi kavramlarıyla düşünme-konuşma yetisini kaybettiklerini, bunun geri kalmamızın sonucu olarak alınabileceği gibi geri kalmamızın sebepleri arasında da gösterilebileceğini savunur.

           

Mevcut durumdan çıkmada bilgi üretiminin, bilgi üretimi için de sürekli öğrenme bilincinin önemli bir yer tuttuğunu dile getirir. “İki günü eşit olan zarardadır” hadisini bu çerçevede yorumlar.

İnformel eğitim çalışmalarında dünya tarihinin okunmasının önemine vurgu yapan Açıkgenç, bu konuda Taberi Tarihi’nin okunmasını önemle tavsiye ediyor. Taberi Tarihi’nin İslami referanslarla yazılmış bir eser olması, dünya tarihini bilimsel olarak yazması, eseri önemli kılan unsurlar arasında sayıyor.

 

Kendi oluşturduğu, ürettiği kelime ve kavramlarla meramını anlatan Açıkgenç’in öne çıkan eserleri şunlardır: İslam Medeniyetinde Bilgi ve Bilim (İsam Yay), Kavram ve Süreç Olarak Bilginin İslamileştirilmesi (Nesil Yay), Bilgi Felsefesi (İnsan Yay) kitapları ve Küreselleşme Karşısında Yeni Bir Eğitim Felsefesine Doğru adlı makalesi… Bu eserler, eğitim alanına ilgi duyanların es geçmemesi gereken eserlerdir.

 

Bir günlük Kâhta ziyaretinde kaybettiğimiz şeyleri hatırlatan ve bu kaybettiğimiz şeyleri yeniden nasıl elde edebileceğimiz konusunda ufuk açıcı, yer yer şoke edici beyanları olan Açıkgenç gibi ilim ehli insanların STK ‘larımızın öncülüğünde Kâhta’ya getirilmesini önemli buluyor, konferansta emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr