• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 16 °C
  • Adıyaman 13 °C
  • Ankara 7 °C

Amerikancı Müslümanlığın İflası

Abdullah YEKTA

FETÖ terör örgütü güç zehirlenmesini yaşamaktadır. Aşırı derecede kendilerine güvenen bu insanlar ve nihayetinde güç zehirlenmesini yaşadılar. Örgütlenme biçimi Hıristiyan misyonerlerine çok benzeyen bu şer odağının zihin kodlarına baktığımızda şiddet, iki yüzlülük, başkalarının hakkına riayet etmeme; zorla, baskıyla insanların mahrem mekânlarını dinleme, şantaj için gizli kasetler hazırlama ve bu kasetlerle insanların hayatlarını söndürme üzerine kurulu bir yapılanma. Amerikan çıkarlarını kendi ülke menfaatlerinin üstünde tutan omurgasız bir yapılanma. İslami bir endişesi olmayan, Orta Asya, Uzak Doğu ve Afrika’da CIA ile beraber hareket etmekten kaçınmayan bir şer odağı. İsrailli çocuklar için ağlayan, Müslüman çocuklarına merhamet ve şefkat gösterdiğine hiç rastlanmayan, Amerikan başkanlık seçimlerinde yüksek miktarlarda para yardımında bulunan, gayri Müslim bir yapılanma. Müslümanlardan başka herkese acıyan, Yahudi ve Hıristiyanlar için cennet vadeden, hasta bir liderin emrinde olan bu terör örgütü beddualarıyla kendi evini yakmıştır.

15 Temmuz gecesinde bu örgütün Marksist-Leninist örgütlerden daha acımasız ve kana susamış olduğu ortaya çıkmıştır. 1924’ten bu yana, her on yılda bir, gizli ve açık darbelere maruz kalan Türkiye, hiç bu kadar kanlı darbe yaşamadı. Güç ve kuvvete tapan bir cemaatin sonu budur. İnsanı tebliğ ve irşat yoluyla ıslah etmek varken, kendi içinde biriktirdiği kin ve nefretle toplum üzerine kan kusan bu canilerin Moğollardan başka bir benzeri yoktur. Allah bir daha bu topluma böylelerini göstermesin.

Peki, bu şer örgütü karşısında tavrımız ne olmalıdır. Bunlar top yekûn yakılmalı mı? Bu şiddet örgütü ile nasıl baş edilmelidir. Sanırım bundan sonra devleti ve devlete destek veren cemaat ve yapıları en çok meşgul edecek olan konu bu olacaktır. Bu şer odağına ceza verirken nelere dikkat etmelidir.  Ya da bu konuda nasıl bir bakış açısına sahip olmamız gerekir. Müslüman olarak hassasiyetlerimiz neler olmalıdır?

Hassasiyetlerimiz bizi adaletsizliğe götürmesin. Müslüman hassasiyetine sahip olmamız gerekmektedir. Bir topluma olan kinimiz bizi haddi aşan kimseler kılmasın. Bu heyecanlı günlerimizde, sözü edilen karanlık odağın yaptıklarından veya yapmak istediklerinden ötürü sinirlerimize hâkim olmayabilir, hakkımız olmadan kimilerine müdahale edebilir ve kimilerinin günahına girebiliriz. Kimseyi ispiyonlama ve haklarında yalan yanlış bilgi vermeye hakkımız yoktur. Toplum ve değerlerimize İslamî kisve altında gizlenerek münafıkça kasteden bu saldırgan insanları elbette affetmeyeceğiz. Fakat bunu yaparken iç içe olan toplumumuzun farklılıklarını de gözden kaçırmamalıyız. Başkalarının emeğine saygı duyarak, insanların özgürlüğüne kast etmemek şartıyla farklı düşünce ve fikirlerin olması her zaman bir zenginliktir. Farklı fikirleri yok etmek tabiata aykırıdır.

Bu terör örgütünün herhangi bir eylemine katılmamış; soru çalarak, sahte diploma vs. yöntemlerle insanların haklarını gasp etmemiş, sadece bir fikri yandaşlık düzeyinde olan insanları suç işlemiş olanlardan ayırmak gerekir. Askeriye, Milli Eğitim, emniyet, diyanet vs. gibi kurumlara başkalarının emeğini hiçe sayarak kendi adamlarını yerleştirenlerin, yaptıkları haksızlıkları burunlarından getirmek gerekir. Çünkü yıllarca emeği sömürülen ve halen mağduriyet yaşayan insanlarımızın gasp edilmiş hakları bulunmaktadır. Bu mağduriyetlerin en aza indirilmesi için çaba sarf edilmesi gerekir. Paralel yapı terörünün yıllarca mağdur ettiği insanları tekrar mağdur etmemek gerekir.

 17 ve 25 Aralık münafıkça kalkışmalarından sonra Paralel yapının kılıf değiştirerek değişik kurumlarda masum insanları mağdur ettikleri bir gerçektir. Tekrar böyle bir şey yapmalarına fırsat vermemek gerekir. İslam’ın adaleti her zaman birinci tercihimiz olmalıdır. Baskı ila, Menfaat umuduyla bunların kucağına düşmüş olan insanları potansiyel suçlu olarak görmemek gerekir. Biz insanların hayatını söndürmekle görevli memurlar değiliz. Bu şer odağı Türkiye’nin en çalışkan insanlarını, en dinamik zihinlerini çalıp ifsat ettiler. Biz Müslümanların görevi insanları ifsat etmek değildir.  Bu konuda, bu şer örgütüne mensup insanlar muallimlerimiz olamazlar. Haksızlıkları ortadan kaldırmak şartıyla affedici olmamız gerekmektedir. Bu ülkede yaşayan ve önünü gören herkes, bunların, zihinleri zehirlemek için ne kadar uğraştıklarını bilir.

28 Şubat’ta kameralar eşliğinde, gazeteci ordusuyla her gün bir mekânı basanlar, sanırım hala pusuda beklemektedirler. Onlar, sisteme rahat bir şekilde entegre olanlara bir zarar vermezler. FETÖ terör örgütüne mensup olanlar takiyenin en alasını yapan insanlardır. Onlar bukalemun gibi bir yerlere sinerler. Onlar gibi kamuflaj işini becerenler yoktur. Yine dönüp dolaşıp namazında ve niyazında olan insanlara zarar vereceklerdir.

Müslüman,  ister kâfire, müşrike ve münafığa karşı olsun, ister Yahudi ve Hristiyan’a karşı olsun adaleti elden bırakamaz.  Adil olmak zorundadır. Biz Müslümanlara göre savaşın bile bir hukuku vardır. Peygamberimiz orduları sevk ettiği zaman, ordu komutanlarına adaletten ayrılmamalarını sıkı bir şekilde tembihliyordu. Bütün bunları, o ağlayan ve ağlatan, ruhunu Amerika’ya satmış olan hasta münafığı ve onun zihniyetinde olanları kurtarmak için söylemiyorum. Bu nifak hareketine göbekten bağlı olan haşhaşiler bir şekilde kılıfı bulup yakalarını kurtaracaklar, saf ve temiz olan insanların başına bela olmaya çalışacaklardır. İnsanımız o gün yine kahrolacak ve sıkıntı üstüne sıkıntı yaşayacaktır. Çeşitli kumpaslarla milleti kendilerine bağlayan bu şer cephesinin ezdiği insanları ikinci kere ezilmelerine fırsat vermemek gerekir. Bunlar bukalemun gibi her kılığa girebilirler, merak etmeyin. Bunlara hak ettikleri ceza, muhakkak verilmelidir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr