• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Adıyaman 29 °C
  • Ankara 22 °C

Asiyabı Dehrı Har Bile Dönderir

Abdullah YEKTA

                   

                Bölgemizde şu an bir yönetim eksikliği söz konusudur. Mevcut kurumların başında bulunan yöneticiler, yönetme kabiliyetleri itibariyle yetersiz kalmaktadırlar. Kurumların başında olmalarına rağmen iktidarsızlık sergilemektedirler. Karar alırken, iş yaparken ya siyasi iktidarın bölgede siyasi anlamda etkili olan kişi ve ailelerden medet ummaktadırlar ya da bu tür etkili olan kişiler uygun görürler mi acaba? Kendilerini siyasetçilere göre şekillendirirler.   Bu anlamda, siyasi erki elinde bulunduran kimseleri memnun etme refleksleri oluşmuştur. Bu psikolojik bir hastalıktır. Bu psikolojik hastalıktan kurtulmak kolay olmayacaktır. Hem yöneticilerin hem de yönetici olmak isteyenlerin bu psikolojik durumu aşmaları gerekmektedir.

                Bu psikolojik duruma düşenlere aynı zamanda mustaz’af da denir. Kur’an bu insanları, bu psikolojik durumdan kurtarmak ve onları yeryüzünde önderler kılmak ister. Bu hastalığı, bu kiri onlardan temizlemek, toplumda özgür iradelerini ortaya koyan, yanlışa yanlış diyebilen; başkalarının gölgesinde yaşamaktan uzak duran, özgür bireyler olmasını ister. Çünkü başkasının gölgesinde yaşayanların gölgesi olmaz. Onların kişiliği de olmaz. Bu tür insanlar yönetici de olsa iktidar da olsalar özgür bir karar alamazlar. Özgün bir karara imza atamazlar. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiği bir dönemde siyasetçilerimizin merkeziyetçi bir anlayışla hareket etmeleri çağdaş yönetim mantığına ters düşmektedir.

                Her karar almada siyasi iktidar ya da bu gücü elinde bulunduranlara göre hareket edilmesi toplumun menfaatine değildir. Özellikle siyasi erki kullananların kendi menfaatlerini ön planda tutarak karar almaları ya da atamaların yapılmasını istemeleri beraberinde birçok düzensizliği,burukluğu ve memnuniyetsizliği getirmektedir.

                Kendi hakkıyla değil de siyasi gücü kullanarak, iltimasla bir yere yönetici olanlar ve işe alınanlar hakkıyla iş yapmazlar. Bu şekilde işe başlayanlardan topluma bir hayır gelmez. Bu tür insanlar menfaatlerinin bittiği yerde biterler, kaybolurlar. Aslında siyaset yapanların bu durumlardan uzak durmaları gerekir. Getirdiği elemanın beceriksiz olması, işini baştan savması siyasetçinin aleyhine olan bir şeydir. Önünü gören bir siyasetçi bunu kesinlikle yapmaz.

                Siyasetle uğraşanların bu konuda topluma bir güven vermeleri gerekir. Yönetici atamada, işe alımda insanların güvenini kaybedecek hal ve hareketlerden uzak durmaları gerekir. Unutmamak gerekir gerçek siyaseti yapan halktır. Dört yılda bir sandık önüne geldiğinde gereğini yapar. Medeni bir ülkede insanlar, kurumlara zarar verilmesini kesinlikle kabul etmezler. Bunun için kurumlara liyakatsiz ve ehliyetsiz birini işe almazlar. Bir siyasetçi yaptığı iyi işlerle anılır. Kimse yaptığı kötü işten ötürü övülmez.

                Milletvekili olsun, belediye başkanları olsun, siyasi parti temsilcileri olsun, gücü elinde bulunduran her kim olursa olsun, doğru çalışmak isteyen yöneticilere sıkıntı vermemeli, bilakis yardımcı olmalılar. Kurum ve kuruluşların rahat çalışmalarını sağlamak için ellerinden geleni yapmalılar. Kendi yandaşlarına kıyak geçmeleri çirkin ve onları düşürücü bir şeydir. Bu konularda yanlış bir karar ilk etapta birilerinin keyfini hoş edebilir ama toplum bunu affetmez. İletişim çağında yaşıyoruz. Hiçbir şey gizli kalmaz, günün birinde ortaya çıkar.

                Yönetici seçiminde her şeyden evvel liyakatli, ehliyetli biri mi, değil mi? Hak ve hukuka riayet eden biri mi, değil mi? Bu işi yapabilecek kabiliyette mi? Hizmet yaparken insanların memnuniyetini kazanacak biri mi? Bütün bunlara dikkat edilmesi gerekir. 

                Eskiden kurulu düzenli bir yere yönetici atamak istediklerinde, atanan kişinin özellikleri pek önemli değilse şayet, nasıl olsa her şey yolunda gidiyor. Kimi getirirsek getirelim o bu işi yapabilir, anlamında “asiyabı dehrı har bile dönderir’’ demişler. Ama ne yazık ki günümüzde har çamura düşüyor. Allah kimseyi düşürmesin.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr