• BIST 90.787
  • Altın 255,141
  • Dolar 5,8790
  • Euro 6,5887
  • İstanbul 24 °C
  • Adıyaman 22 °C
  • Ankara 20 °C

Ateizm (Tanrı Tanımazlık)

Y.YAVUZYILMAZ

                Ateizm, “Din dışı. Tanrı tanımazlık. Dini veya Yaratanı tanımayan inanç veya görüştür. Kainattaki her şeyi yaratan ve kainatın işleyişini düzenleyen tek Tanrı’nın veya Tanrıların varlığını inkardır. Maddecilik, duyumculuk, evrimcilik ve tabiatçılık akımlarının etkisiyle ortaya çıkan ve Tanrı’nın yokluğunu ispatlamaya çaba gösteren dünya görüşüdür.”(1)

                Sosyal Bilimler Sözlüğünde ise ateizm şu şekilde tanımlanmaktadır: “Ateizm, Tanrıtanımazlık. Tanrı’yı inkar felsefesi. Her şeyi yaratan ve evrendeki işleyişi kontrolü altında bulunduran tabiatüstü bir gücün varlığını reddeden, ilahi bir otorite tanımayan görüş. “(2)

                Ateizm ile deizm arasındaki fark, deizmin Tanrı’yı kabul edip, Peygamberlik, vahiy ve ahireti inkar ederken, ateizmin Tanrı başta olmak üzere tüm kavramları reddetmesidir. Deizm, hayata müdahale etmeyen soyut bir Tanrı inancını kabul ederken, ateizm Tanrıyı tümden reddedip maddeyi ezeli saymaktadır.

                Ateizm, bilgi kaynağı olarak akıl (rasyonalizm) ve deneyi(Empirizm) kabul ederken, aklı aşan (vahiy) bilgisini reddetmektedir. Bu yüzden ateizm, aklın üstünde, ötesinde, aşkın bir bilgi kaynağı ve ondan üreyen bilgiyi kabul etmez.

                Ateizm, varlığı yaratan bir ilahın olmadığı düşüncesinden hareket eder ve bütün dini anlayışları reddeder. Bu anlamda ateizm, felsefi anlamda materyalizme dayanır. Materyalizm anlayışına göre, madde ezeli ve ebedidir; var olan her şey maddeden türemiştir. Maddenin dışında hiçbir gerçeklik yoktur.

                Materyalizm,  “Var olan her şeyin maddeden ibaret olduğunu, maddeden bağımsız fizik ötesi bir alanın (Metafizik) bulunmadığını, bilinç, duygu, düşünce vb. unsurların maddeden kaynaklandığını, olup biten her şeyin sadece maddi sebeplerle açıklanabileceğini, sonuç olarak tabiatüstü bir gücün mevcut olmadığını ileri süren, özünde tanrıtanımaz (ateist, mülhid) doktrinler bütününe verilen addır.” (3)

                Materyalizmin ilk çağdaki en önemli temsilcileri Demokritos ve Leukippos’tur. Demoktitos’a göre varlığın temeli maddi yapıda ve sonsuz sayıda olan atomlardır. Bütün varlıklar, atomların değişik şekilde birleşmesinden oluşmaktadır.

                Materyalizm, Ortaçağ’da Batı’da kilise egemenliğinde Skolastik düşünce, Doğu-İslam düşüncesinde ise tevhit anlayışı dolayısıyla etkili olamamıştır. Materyalizm, özellikle Rönesans ve Reform hareketlerinden sonra büyük bir ivme kazanmıştır.

                Materyalizm, Batı düşüncesinde skolastik felsefenin etkisi ve baskısıyla 17.yüzyıla kadar etkili olamamıştır. 17. yüzyıldan itibaren pozitif bilimlerde meydana gelen gelişmelere paralel olarak materyalizm düşüncesi de canlanmaya başlamıştır. Bu dönemin en önemli materyalist düşünürleri Piere Gassendi ve Thomas Hobbes’tir. 18. yüzyılda ise La Metrie, Diderot, H’olbach materyalizmin en önemli savunucularıdır. 19. yüzyılda Darwin’in “Evrim teorisi”, Freud’un “Psikanaliz teorisi”, Feuerbach’ın insan eksenli felsefesi, materyalizmin gelişiminde ve yaygınlaşmasında etkili olmuştur. 19. Yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılda Karl Marks ve F. Engels ile birlikte materyalizm yeni bir boyut kazanmıştır. Marks, Hegelin idealist diyalektiğini tersine çevirerek, temele maddeyi koyarak “Diyalektik materyalizmi” kurmuştur. Bu anlayışa göre varlıktaki değişimin temelinde madenin değişim ve dönüşümü vardır. Marks ve Engels, geliştirdikleri diyalektik materyalizm yöntemi ile dünyadaki bütün sol-sosyalist-Marksist hareketleri etkilemiş ve yönlendirmiştir.

                İslam düşüncesinde, İslam’ın tevhit anlayışı dolayısıyla etkili olamayan materyalist akım dehriyye olarak bilinir. Dehriler, alemin ezeli, yaratılmamış olduğunu öne sürerek bir yaratıcısının olmadığını savunmuşlardır. Dehriler, Batı düşüncesinde olduğu gibi maddenin ezeli ve ebedi olduğunu savunurlar. “Mutlak zaman” anlamına gelen dehr kelimesine nispeti sebebiyle bu isimle anılan ve İslam dünyasında genel olarak ateist ve materyalist düşünce akımlarını temsil eden dehriyye, belirgin şahsiyetlerin oluşturduğu bir felsefi akımı ifade etmesi yanında çeşitli felsefi akımlardaki inkarcı tezlerin de ortak adıdır.”(4)

                Cahiliye Araplarında materyalizmin bir düşünce biçimi olarak varolduğuna Kur’an’daki şu ayet işaret etmektedir. “Dediler ki, hayat ancak yaşadığımızdan ibarettir. Ölürüz ve yaşarız, bizi ancak zaman(dehr) helak eder”(5). İslam dünyasında materyalist düşünceyi savunan en önemli düşünür İbn’ür- Ravendi’dir. Ravendi, Allah ve Peygamberi inkar etmekte, tabiatta Allah’ı anımsatan bir işaret olmadığını savunmuştur.

                İslam düşünürleri dehriyye inancını çevre, taklit ve ahlaki zaaf faktörlerine dayandırmışlardır. Dehriyye akımının en önemli temsilcisi olan Ravendi’nin Yunan atomculuğu, Mecusiler, Sabiiler ve Tabiatçı bir düşünür olan Zekeriya Razi’nin düşüncelerinden etkilendiği bilinmektedir.

               İslam dünyasında özellikle modernleşme döneminde yaygınlaşan sosyalist ve Marksist ideolojik anlayışlar felsefe olarak materyalizme yaslanırlar. Osmanlı Düşüncesinde ise materyalist akımlar özellikle Tanzimat döneminden sonra, Fransız düşüncesinin etkisinde kalan aydınlar tarafından Türkiye’ye taşınmıştır. Bu düşünürler arasında Beşir Fuat, Baha Tevfik, Abdullah Cevdet, Tevfik Fikret, Celal Nuri gibi isimleri sayabiliriz. Bu düşünürlerin materyalizmi Türkiye’ye taşıma gayretlerine karşı, İsmail Fenni, Mustafa Efendi, Ahmet Hilmi, Cemaleddin Afgani, Mehmet Akif, Mustafa Şekip gibi isimler eleştirel metinler yazmışlardır.

               İslam düşüncesi ontoloji anlamda varlığı, hayatı; epistemolojik anlamda aklı ve deneyi reddetmemesine karşın, aklı aşan bilgi kaynağı( Allah) ve Allah’tan gelen tartışmasız bilgi olan vahyi kabul ettiğinden dolayı materyalizme karşıdır. “19 ve 20.yüzyılda Batılı materyalist etkilerle İslam dünyasında yeşermeye çalışan maddeci düşünce çağdaş fizik, kimya ve biyolojideki gelişmelerle birlikte kabuğuna çekilmek zorunda kalmıştır. Din karşıtı olarak yaşatılmaya çalışılan ve Müslümanların geleneğine, kültürüne, örf ve adetlerine karşı yargılayıcı, uyarlamacı ve indirgemeci bazı maddeci düşünceler ideolojik saplantıların ötesine gitmemektedir.”(6)

Kaynakça;
1-Dr. Ali Seyyar, İnsan ve Toplum Bilimleri Terimleri, Değişim yayınları, Nisan 2007 İstanbul, s: 94.
2-Mustafa Acar, Ömer Demir, Sosyal Bilimler Sözlüğü, Adres yayınları , Mart 2005, s:35.
3-TDV İslam Ansiklopedisi, Materyalizm Maddesi, Cilt:28, Aydın Topaloğlu, s: 137.
4-TDV İslam Ansiklopedisi, Dehriyye maddesi, Hayrani Altıntaş, Cilt 9, s: 107.
5-Kur’an’ı Kerim, Casiye, 45/24
6-TDV İslam Ansiklopedisi, Materyalizm Maddesi, Cilt:28, Aydın Topaloğlu, s: 140.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr