• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 17 °C
  • Adıyaman 19 °C
  • Ankara 15 °C

Ateşi almak mı? Ateşi çalmak mı?

Osman SÖNER

Bilgi bizlerde neyi ifade eder? Bilgiye verdiğimiz değer nedir?  Bilgi bencillik midir? Bilgi inancımızda neye tekabül ediyor? Bilgimizin kaynağı nedir?

Bilginin kaynağını ararken herkesin aklına buna benzer sorular gelmektedir?  Bilgiyi bu sorular ekseninde İslam dini ve Hristiyan teolojisine göre biraz irdelemek istiyorum. Bu irdelemeleri kısa tutmaya çalışacağım. İlk olarak Hristiyan medeniyetinin temelleri olarak Yunan mitolojisinde önemli bir yere sahip olan Prometheus ve daha sonra İslam dininde önemli bir yere sahip olan Hz. Musa olayı üzerinden değerlendirme yapmaya çalışacağız. Bu iki olayı ele alış tarzımız ne kadar benimsemesem de Doğu ve Batı kavramları üzerine olacaktır.

Yunan mitolojisinde önemli bir yere sahip olan Prometheus olayını ele alacak olursak. Prometheus içten içe kin beslediği Zeus’a karşı “karşıt tepki oluşturma” savunma mekanizmasını kullanarak davranışlarında tam tersi bir duruma girmiştir. Ve bu sayede Zeus tarafından ölümsüzler katına alınmıştır. Prometheus ölümsüzlüğü elde edince Zeus’un ateşinden çalıp kendi gözyaşlarından yarattığı insana vermiştir. Burada Promete’ nin çaldığı ateş bilgiyi temsil etmektedir. Yani tanrıdaki bilgileri ondan habersiz çalıp insanlara dağıtan bir kahraman konumunda olan bir karakter. Buna karşın İslam dinindeki rivayete göre ise  Musa(as) olayını ele alırsak herkesin de bildiği üzere Hz. Musa kutsal vadide Allah’ın(cc)  Hz. Musa ile ateş aracılığıyla konuşmuştur. Rabbi Musa’dan kendisine bildirilen vahyi yani bilgiyi insanlara anlatması istenmektedir.

Evet, bir tarafta insanlara dağıtması için Rabbinin kendisine verdiği ateşi yani bilgiyi dağıtan Musa(as), öte tarafta ateşi çalıp insanlara dağıtan Promete karakteri. Burada benim önemli gördüğüm nokta İslam dinindeki bu olayda Tanrının bilgiyi dağıtmak istemesine karşın Batıdaki mitolojide Tanrının bilgiyi saklamasıdır. Peki, neden Batı tanrı karakterinin üzerinden konuşursak bilgiyi saklamak istiyoBurada Batı endeksli konuşursak;  mevcut kurulu oldukları medeniyetin köklerinde dahi bencilliğin olduğunu görmekteyiz. Batı uygarlığı bireyselleşmiş insan yetiştirmek isterken aslında bencil insan yetiştirdiğinin farkına varmamıştır. Bizlerde Batı uygarlığını körü körüne taklit eden bir topluluk olarak nasibini alan bir milletiz. Promete olayında kahraman bir müddet bu yaptığından dolayı Kafkas dağına zincirlenir. Evet, şimdi Kafkas dağında zincirlenmek yok ama Ali Şeriati’nin deyimiyle kendi zindanına hapsolmuş insanlar bulunmaktadır.

Bu zindandan kurtulmanın vakti gelmeyecek gibi. Bilginin dünyasına hapsolduk. Batı uygarlığının bencil bilgisi içinde kendimizi kaybettik. Batı eksenli düşünce şeklimiz her geçen gün artıyor.

 İnşallah bir gün kendi özümüzdeki o paylaşımcı bilginin özünü bulabiliriz.

Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr