• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 21 °C

Barış Ortamı

Abdullah YEKTA

 Bu gün barış ortamı doğmuşsa, bu imkânı değerlendirmek her aklıselim sahibi olan insana bir vecibedir. Kimsenin bunu reddetme ve sabote etme gibi hakkı yoktur. Varlıklarını kan ve gözyaşı üzerine devam ettirenler buna karşı çıkabilirler. Bunlar barışı kabul etseler de, etmeseler de bir şekilde rahatsız olacak kimselerdir.  Irkçı ve aşırı milliyetçi ile ulusalcı solcu yapılar buna bir şekilde karşı çıkabilirler. Sanırım onların karşı çıkması, barış için uğraşanların iyi bir yerde olduklarını gösterir.

Çatışmadan yararlanan Ergenekon ve Ergenekon zihniyetinde olanlar ile PKK içindeki derin bağlantıları olan derin yapılar, menfaatleri icabı ve büyük yerlerden aldıkları emirlerden ötürü barışı istemezler ve istemeyebilirler de. Fakat Müslüman bireyin, grup ve cemaatlerin barışı reddetme, karşı çıkma gibi bir lüksleri yoktur sanırım. Milliyetçi ve ulusalcıların komplo teorileriyle bu ülke seksen yıl oyalandı. Ülke bölünecek, vatan parçalanacak gibi yersiz endişelerle bizi oyalamasınlar.

Adı (İslam) barış olan bir dinin mensuplarının barışı reddetme lüksleri yoktur. Oluşacak barış ortamından dirilecek canları, yeniden doğacak kardeşliği ve yeni hayatları kim reddedebilir? Hangi mantık ve gerekçeyle karşı durabilir? İnsan hayatını önemsemeyenler bunu hiç düşünmeden reddedebilirler, ama Müslüman asla bunu reddedemez.

 “ Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et. Çünkü o hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”(Enfal-61)

Müslüman siyasi anlamda elbette ki günün şartlarına göre kendi menfaatini, kendi yararına olanı düşünecektir.

 “… Kim haksız yere bir cana kıyarsa-öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibi olur. Kim de bir insanın hayatını kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış-yaşatmış gibi olur…”(Maide-32)

Barış ortamında kim bilir, belki nice hayatlar neşvü nema bulacak. Nice insan, gerçeğin ve hakikatin farkına varacak. Nice insan Kürt ve Türk ulusalcılarının insana gerçekçi bir hayat sunmadıklarının farkına varacak. Sanırım bu şekilde insanın önünü açmak, insana bu imkânı sunmak en insani ve en doğrusu olsa gerek.

Bu dünyada barış içinde yaşamak varken, emperyalizmin oyununa gelerek kan, gözyaşı, yoksulluk ve sefalet içinde yaşamanın ne gereği vardır? Birbirimize şanslar vermeli, yeni hayatlar ve yenidünyalar umut etmeliyiz. Karamsar tablolarla bir yere varılmaz.

Batılı bir dünya görüşüne sahip olanlar daracık bir pencereden bakabilirler, bizim geniş ve bütün ırkları renkleri ve dilleri kucaklayan bir dünya görüşümüz ve dinimiz vardır.

  Bizim güneş aydınlığı gibi apaydın olan bir dinimiz vardır. Başka ideolojilerin ve fikirlerin cılız ışığına ihtiyacımız yoktur.

   “iyilikle kötülük bir olmaz. (Sen kötülüğü) en güzel olan şeyle sav. O zaman (bakarsın ki ) seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.”(Fussilet-34)

  Selam ve dua ile.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr