• BIST 107.196
  • Altın 151,513
  • Dolar 3,6807
  • Euro 4,3300
  • İstanbul 26 °C
  • Adıyaman 25 °C
  • Ankara 21 °C

Başbakan Erdoğan Chp Ve Mhp Seçmenine Seslendi

Başbakan Erdoğan Chp Ve Mhp Seçmenine Seslendi
CHP ve MHP seçmenine seslenen Başbakan Erdoğan; CHP ve MHP’nin Pensilvanya ile birlikte hareket ettiğini söyleyerek, “Gelin, bu oyunu bozalım” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’da büyük ve coşkulu bir kalabalığa hitap etti. CHP, MHP, Pensilvanya ve malum medyanın birlikte hareket ettiğini söyleyen Erdoğan, bu ittifakın Türkiye’nin kaybetmesi için çalıştığını savundu. Erdoğan, “Şimdi MHP, CHP çıkmış Pensilvanya’nın kuyruğunda siyaset yapıyorlar. CHP’li vekiller Pensilvanya için çok ağır hakaret ettiler, şimdi ittifak halindeler. Hiç sesleri çıkmıyor, konuşmuyorlar. MHP okyanus ötesine verip veriştiriyordu. Şimdi dut yemiş bülbüle döndü” ifadelerini kullandı.
“Bunlar haşhaşi. Bunların terör örgütlerinden farkı yok” sözleriyle paralel yapıya yüklenen Erdoğan, CHP ve MHP seçmenlerine de seslenerek, “Gelin, bu oyunu birlikte bozalım” diye konuştu.
"Kendi kendine övmekle veli olunmaz"
Fethullah Gülen’i eleştiren Başbakan Erdoğan, "Kendi kendine övmekle veli olunmaz. En yakın arkadaşının bu Pensilvanya’daki zat hakkında söylediklerini dinlediniz değil mi? Bunu keramet zannediyorlar. Meğer telefonlarımızı dinliyormuş" dedi.
Hatay’daki miting alanında toplanan coşkulu kalabalığa seslenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Hatay, serhat şehri Hatay, kardeşliğin şehri, dayanışmanın şehri, ensarın şehri, Hatay seni yürekten selamlıyorum Hatay. Antakya, Altınözü, Belen, Dörtyol, Erzin, Hassa, sizi gönülden selamlıyorum. Çeliğin şehri İskenderun seni kalpten selamlıyorum. Kırıkhan, Kumlu, Reyhanlı, Samandağ, Yayladağı sizleri muhabbetle selamlıyorum. Senin kardeşin olan şehirleri de buradan selamlıyorum Hatay. Lazkiye’yi, Tartus’u selamlıyorum. Beyrut’u Gazze’yi, Ramallah’ı selamlıyorum. İdlib’i, Halep’i, Hama’yı, Humus’u, Şam’ı selamlıyorum. Hatay sen öyle mübarek şehirsin ki her gün dilimizde her an kalbimizde olan Yasin-i Şerifteki Habibi Neccar’ın şehrisin Hatay. Sen Beyazıd-ı Bestami Hazretleri’nin şehrisin. Sen Cemil Meriç gibi bir münevveri yetiştirmiş bir şehirsin. Seninle iftihar ediyoruz. Şu kardeşlik ikliminle iftihar ediyoruz. Hoşgörü ikliminle iftihar ediyoruz. Sen Suriyeli kardeşlerine sahip çıkıyorsun, misafirpeverliğinle ensar olmanla iftihar ediyoruz Hatay” diyerek sözlerine başladı. Hatay’ı ve Hataylıyı öven Başbakan Erdoğan, Hatay’ın medeniyetiyle, çalışkan insanlarıyla, Asi Nehri’nin bereketli topraklarını işleyen çiftçileriyle, demire çeliğe şekil veren, dünyaya örnek olan kardeşliğiyle medeniyetler ittifakına ilham vermesiyle büyük bir şehir olduğuna dikkat çekti. Hatay’ı büyüklüğüne yaraşır şekilde büyükşehir statüsüne kavuşturduklarını anlatan Başbakan Erdoğan, “Şunu unutmayın, bir iş nasıl başlarsa öyle gider. Hatay’da büyükşehir hizmetleri iyi başlasın iyi gitsin istiyoruz. İyi bir başlangıç yapsın. Bizim eserlerimiz üzerine daha büyük eserler koyarak geleceğe ilerlesin istiyoruz. Bin yıllar boyunca kardeşlik şehri oldu bundan sonra da kardeşlik şehri olarak istikbali kucaklasın istiyoruz” dedi.
Muhalefet partilerine gönül veren vatandaşlara da seslenen Erdoğan, “CHP’ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum. Tepedekilere değil. Onlardan bir şey olmaz. Onlardan bir şey olmaz ama aşağıda saf benim halkım var. Onlara sesleniyorum. MHP’ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum. Diğer partilere gönül verenlere sesleniyorum. Hatay’ın büyükşehir belediyesi olmasına CHP’nin karşı çıktığını biliyor musunuz? Hatay’ın büyükşehir olmasını istemediler. Ya merkezden en ücra köşeye hizmet nasıl gider. Çünkü bu CHP belediyeciliği bilmez. Bunlar şehir yönetmeyi bilmez. Bu Kılıçdaroğlu geçen seçimlerde büyükşehir belediye başkan adayı olmuştu. İkametini İstanbul Kağıthane’ye aldı. Sordular ’Sayın Kılıçdaroğlu nerede oturuyorsunuz?’ diye ’Kağıttepe de’ dedi. Kılıçdaroğlu bu. Ve seçim günü geldi kendine bile oy veremedi. İnanın bunlara 3 tane koyun teslim edin kaybedip gelirler. Bunun tek özelliği var. İyi takiyye yapar, iyi yalan söyler, iyi iftira atar. Ama tek doğrusu var, ne diyor, yalancıdan başbakan olmaz diyor. Tek doğrusu bu. Doğru. Niye bak 5 senedir CHP’nin başında. 3 seçim geçirdik şimdi dördüncüye giriyor. Tüm bu seçimlerde halkım onlara icazet vermedi. Yine bunda da arkadan nal toplayacak nal. Diyorum ya eğer inanıyorsan, siyasette niye yapılır siyaset. Başa oynamak için. Birinci olacaksın, lider olacaksın. Ben şimdi diyorum ki AK Parti birinci çıkmazsa ben genel başkanlığı bırakıyorum ayrılıyorum. Partime hizmetkar olarak çalışacağım. Kılıçdaroğlu sen çekilmeye var mısın? Ya çekil ki CHP de senden kurtulsun. Bahçeli 15 yıldır partinin başındasın. Birinci olamazsan çekilmeye var mısın? Ya çekil de MHP de senden kurtulsun. Çünkü millet size icazet vermiyor. Milletin icazet vermediği kişilerden siyasetçi olmaz. Bak batıda dürüst siyasetçi seçimi kaybedince çekiliyor. Demek ki millet beni başarısız gördü diyor ve başkasına görevi devrediyor. Ama bunlarda böyle bir şey yok. İşte Hatay’ın büyükşehir olmasına karşı olan zat hangi yüzle Hatay’dan oy istiyor? Hem Hatay’ın büyükşehir olmasını istemiyorsun, ondan sonra da gelip en iyi biz yönetiriz diyorsunuz” diye konuştu.
"HUZURA VE İSTİKRARA KASTEDENLER VAR"
Seçimlere bir hafta kaldığına dikkat çeken Erdoğan şöyle devam etti;
“1 hafta sonra sandıklardayız. Bir hafta kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Sandıkları AK Parti’nin ampulüyle aydınlatalım. Hatay’da olduğu gibi Türkiye genelinde huzuru, istikrarı güven ortamını bozmak için çok tehlikeli girişimlerde bulunanlar var. Kardeşi kardeşe düşman etmek için çırpınanlar var. 77 milyonun arasına nifak sokmak için gayret edenler var. Sokaklarda istikrarı bozup, huzuru bozup Türkiye’nin kutlu yürüyüşünü durdurmaya çalışanlar var. Türkiye’nin büyümesini, kalkınmasını, kardeşlik içinde ilerlemesini hazmedemeyenler içeriden ve dışarıdan çok ahlaksızca saldırılar başlattılar. Bu saldırıların ilkini Reyhanlı’da yaptılar. 10 ay önce 11 Mayıs’ta Reyhanlı’da yapılan saldırıda 53 kardeşimizi şehit verdik. Saldırının ardından geldim. Reyhanlı’da incelemelerde bulundum. Talimatları verdim. Bugün bir kez daha o saldırıdaki şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Yakın ve ailelerine tekrar başsağlığı diliyorum. Güvenlik güçlerimiz, istihbarat birimlerimiz çok sıkı çalıştılar ve olayı büyük ölçüde aydınlattılar. Türkiye içindeki sorumluları yakaladılar. Türkiye dışındaki sorumlular da tespit edildi onlar da çok iyi biliniyor ve hesap soruluyor. Fakat Reyhanlı saldırısında bizi derinden yaralayan bir başka boyut var. Maalesef Hatay içinden birilerinin de bu haince, bu alçakça saldırıya katıldıklarını, destek sağladıklarını tespit ettik. İşte bu ihanet bizi derinden yaraladı. İşte kendi ülkesine, halkına, kendi şehrinin sakinlerine karşı böyle bir alçaklığın içine girenler bizi sarstı. CHP’ye bir çağrıda bulunduk. CHP ile irtibatlı, vekillerle irtibatlı bazı şahısların bu elim olaya karıştıklarını söyledi. Hem bu olayların failleriyle hem Esed rejimiyle mesafe konulmasını istedik. Umursamadı. Başka planları olanların Esed’e götürenler olduğunu belgeleriyle ortaya koyduk. CHP’nin genel müdürü bu zalim Esed ve rejimine onun Şebbihalarına, katillerine neden sempati duyduğunu sizler çok iyi biliyorsunuz. Esed’e maalesef destek veren bu güzel Hatayımızı karıştırmak için gayret gösteren CHP aynı provokasyonları başka şehirlerde de yapıyor. İstanbul sokaklarını karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Malatya’yı, Adıyaman’ı karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hatay ve Tunceli vekilleri son derece çirkin eylemlerde yer alıp polise hakaret ediyor. Şu anda bu CHP yanına başka müttefikler de buldu. Kim bunlar? MHP, BDP her zamanki gibi malum medya, işverenler, işveren örgütler. Şimdi bir de Pensilvanya çıktı. Hepsi bir araya geldiler. ’Türkiye’yi karıştıralım, huzuru bozalım, istikrarı bozalım. Güveni ortamını bozalım hükümeti yıpratalım’ bunu istediler. ’Gerekirse Türkiye kaybetsin biz kazanalım’ dediler. ’Biz rahat edelim de Türkiye’ye ne olursa olsun’ dediler. Millet bunlara prim vermeyecek. Bu millet bunların ayrıştırıcı, çatıştırıcı üsluplarına asla itibar etmeyecek. Büyük münevver mütefekkir Cemil Meriç ne diyor. Burası çok enteresan; ’her aydınlığı yangın sanıp söndürmeye koşan zavallı insanlar.’ Evet bunlar karanlığa alışmışlar bunlar aydınlıktan korkar hale gelmişler. Bunlar yıldızlardan dahi ürker hale gelmişler. Kendi şahsi rantları için çalışmaya devam edecek. Biz ise Türkiye için millet için Hatay için 81 vilayet için çalışmaya devam edeceğiz. Biz yoksullar için varız, mazlumlar için mağdurlar için varız. Bunun için yüreğimizi ortaya koyduk. Biz Türkiye’yi daha da aydınlatmaya, ufkunu açmaya, büyütmeye devam edeceğiz.”
"KENDİNİ ÖVMEKLE VELİ OLUNMAZ"
Fethullah Gülen’i de eleştiren Başbakan Erdoğan, “Bir başka Hataylı Bestami Hazretleri şöyle buyuruyor; ’Bir kimse havada uçacak kadar keramet gösterse dahi ona aldanmayın. Asıl onun emir ve yasakları nasıl koruduğuna bakın.’ Kendi kendine övmekle veli olunmaz, uçurmakla ermiş olmaz. Kendi nefsini bilmeden kişi alim olmaz. En yakın arkadaşının bu Pensilvanya’daki zat hakkında söylediklerini dinlediniz değil mi. Bunu keramet zannediyorlar. Meğer telefonlarımızı dinliyormuş. Yahu insanların özel hayatlarını dinleyenlerden alim olur mu, arif olur mu? İnsanların mahrem görüşmelerini dinleyenlerden alim olmaz. Yatak odalarına kadar giren ve izleyenden, kaydedenden alim olmaz. Şu anda bir başbakanı, bir cumhurbaşkanını, genelkurmay başkanını, bakanları, mahkeme kararı dahi olsa dinleyemezsiniz. Bu yasaktır. Ya bu adamlar cumhurbaşkanını dinliyor. Şu an onun için açıklama yapmıyorlar. Şimdi zaten başbakanla uğraşıyoruz bir de onlarla uğraşalım demiyorlar. Vakti saati gelince onları da açıklayacak. Ama benim abdestimden şüphem yok ki namazımdan şüphem olsun. Bunlar montajcı, dublajcı sahtekar, haşhaşi. Çete çete örgüt. Bunların terör örgütünden hiçbir farkı yok. İşte bunlar aslında CHP mahremlerini de izletti kaydettiler yayınladılar. Baykal’ı öyle devirdiler. Ardından MHP’lileri yayınladılar. Milletvekili adayı olamadılar. O CHP o MHP bu Pensilvanya’nın kuyruğunda siyaset yapıyorlar. On yıllardır bu CHP bu zatı eleştiriyor, çok ağır hakaretler yapıyorlardı. Vekiller bu Pensilvanya için çok ağır hakaret ettiler. Şimdi kol kola ittifak halindeler. Ben bu vekilleri merak ediyorum, hiç sesleri çıkmıyor, konuşmuyorlar. MHP okyanus ötesine verip veriştiriyordu o da dut yemiş bülbüle döndü. Gelin bu oyunu beraber bozalım. Gönül veren kardeşlerim. Onlar yol arkadaşı olsunlar, birlikte yürüsünler, biz sizinle beraber yürüyelim. Biz bu yola milletle çıktık, milletle yürüdük, bundan sonra da sadece sizle yürümeye devam edeceğiz. 30 Mart’ta bu kirli oyunu bozacak mısın Hatay? 30 Mart’ta bu Pensilvanya partililerine gereken cevabı verecek misin Hatay? Demokrasiye, sandığa, milli iradeye, kardeşliğe sahip çıkacak mısın Hatay?” diye konuştu.
"CHP ÇORUM’DA SAĞCI, ANKARA’DA ÜLKÜCÜ ADAY GÖSTERİYORLAR"
CHP ve Kılıçdaroğlu’nun kendi partililerinden ümidini kesip sağcı ve ülkücü adaylara yöneldiğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:
“Unutmayın, CHP demek baskı demektir. Zulüm demektir. CHP demek başörtüsünü yasaklamak, imam hatipleri, meslek liselerinin orta kısımlarını kapatmak, Kur’an’ın öğrenilmesine, öğretilmesine engel çıkartmak demektir. CHP demek darbelere destek vermek demektir. CHP demek katil Esed’in yanında, Sisi’nin yanında durmak demektir. CHP demek çöp demektir, çamur demektir, hava kirliliği demektir, din istismarı demektir, kargaşa ve kaos demektir. Tunceli’ye gidiyor solcu oluyor, Hakkari’de bayrağından utanıyor. Bir tane bayrak koyamıyor. Elazığ Kovancılar’a gidiyor önceki seçimlerde aday dahi çıkartamadığı bu ilçede başörtülü aday çıkartıyor. Çorum’da sağcıdan, Ankara’da ülkücüden aday gösteriyorlar. Hatay’da da bizim aday yapmadığımız bir zatı aday yaptılar. Bunların Hatay’da teşkilatları yok mu, bunların Hatay’da gösterebilecekleri bir tane aday yok mu? Bizim aday yapmadığımızı bunlar aday yapıyor. Demek ki biz memnun kalmadık aday yapmadık. İlçeyi yönetemeyen, büyükşehri yönetebilir mi ya? Yasa dışı eylemlerde polis araçlarına itfaiyeden su vermiyor. Sen kimsin ya, sen kimin belediye başkanısın? Sen nasıl olur da su vermezsin. Suyu nereden aldı Narlıca’dan Altunözü’nden alıyor. Şuna bak, bunlar ihanet içinde ihanet. Devletin kurumları içerisinde dayanışma vardır. Sen CHP’nin belediye başkan adayı olabilirsin, ama şu anda devletin bir belediyesinin ve başkanısın. Hatay’da bu kirli oyunu bu kirli ittifakı benim Hataylı kardeşlerim bozacak. Ben İstanbul’u CHP’den aldım. Benden önce sene 94 CHP belediyesi yolsuzlukların belediyesiydi. İSKİ yolsuzluğunu unutanlar olur ben hatırlatıyorum. İSKİ yolsuzluğu namı değerdir, tescillidir, yatmıştır yıllarca. İstanbul susuzdu hava kirliliği vardı, çöp dağları vardı. Görevi aldık, 2 yılda İstanbul’u çöp dağlarından temizledik. Hava kirliliğini giderdik. Susuzluğunu giderdik ve İstanbul halkı artık su istasyonları kurulmuştu. Oralardan su alıyordu. Evlerdeki küvetler onlarla dolduruluyordu. Banyo yapmak zor hale gelmişti. Biz 180 kilometreden dağları deldik ve İstanbul’a su getirdik. Yüz bulamayan adaya da oy vermeyeceğinizi biliyorum. Hatay inşallah belediyeciliği çok iyi bilen, 30 Mart’ta hizmete yani Sadullah Ergin kardeşime oyunu verecektir. Hatay lafa değil icraata bakacak. Biz size efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Bu büyük düşünenlerin işidir büyük düşünmeyenler bu hizmetleri yapamaz. Biz şu anda çok daha farklı bir yere taşımak istiyoruz. Onun için 30 Mart’ta gür bir sesle millet eğilmez, Türkiye yenilmez diyecektir. Bizim bayrak reklamını izliyorsunuz değil mi, bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak uğrunda ölen varsa vatandır. Böyle yürüyeceğiz bu yolda. Kardeşlerim. İstanbul’a belediyeciliği bu şekilde getirdik”
 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr