• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 21 °C
  • Adıyaman 25 °C
  • Ankara 20 °C

Başbakan Paralel Yapıya Yüklendi

Başbakan Paralel Yapıya Yüklendi

 Başbakan Erdoğan, Balıkesir’de Fethullah Gülen ve paralel yapıya yüklendi.

Balıkesir’de büyük ve coşkulu bir kalabalığa hitap eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şurada 30 gün kaldı, 30 gün kapı kapı dolaşacağız. Bildiklerimizi bilmeyenlere anlatacağız. Bu arada birileri kapınızı çalabilir. Bunların adı ablaymış. Nasıl ablaysa? Gelip size -AK Parti’nin dışında kime oy verirseniz verin ama AK Parti’ye oy vermeyin- diyebilirler. Onlara -Kusura bakmayın, biz bu ülkede reformları gördük. Siz de hiç arlanma yok mu?- deyin. Siz siyaset yapmak istiyorsanız, partinizi kurun öyle gelin. Onlara şunu söyleyin: ‘Bu ülkede biz başımız örtülü diye okullara gidemiyorduk. Ama şimdi biz başörtülü okullara gidebiliyoruz’. Siz ne istiyorsunuz? Sizin hocanız 28 Şubat’ta başörtüsü için -furuattandır- diyordu" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, cemaatin 28 Şubat’ın destekçilerinden olduğunu ifade ederek, "Şu anda Pensilvanya’da kendi ülkesine tuzaklar kuran zat da o yıllarda ülkesini sırtından hançerliyordu. Ne diyordu? ’Beceremediniz, artık bırakın’ diyordu. Başörtüsüne saldırı olan günlerde ‘furuattandı’ diyordu" dedi.
"Pensilvanya’da kendi ülkesine tuzaklar kuran zat..."
Başbakan Erdoğan, bugünlerde darbecilere telekulak desteği verenlerin 28 Şubat’ta 5’li çeteyle ortak hareket ettiğini söyleyerek, "Şu anda Pensilvanya’da kendi ülkesine, milletine tuzaklar kuran zat, 28 Şubat’ta ülkesini sırtından hançerliyordu" dedi.
Fethullah Gülen’e "yüreğin varsa çık vatanına gel" çağrısı yapan Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan’la ilgili hiç bir kaydın olmadığını, izinsiz dinlendiğini kaydederek, "Bunların artık hukuki olan yolu da hukuksuz olanı da düşündürüyor. Türkiye’nin en mahrem ve en gizli görüşmelerini dinleyip servis etmişler" diye konuştu. Erdoğan, Dersane yasasını da çıkaracaklarını söylerken, hafta sonları ücretsiz takviye ders vereceklerini ifade etti
Balıkesir’de Kuva-i Milliye Meydanı’nda vatandaşlara hitap eden Başbakan Erdoğan, gördüğü büyük ilgi karşısında memnuniyetini dile getirdi.
Türkiye’nin yaşadığı bu sıkıntılardan güçlenerek çıkacağını anlatan Erdoğan, "Türkiye içindeki hainlere, Türkiye dışındaki gözü dönmüş düşmanlara çok güçlü bir ders vereceksiniz. 30 Martta, Türkiye’nin hedeflerine, istikrarla büyüyen ekonomisine saldıranları sizler sandıkta püskürteceksiniz. Birileri kapınızı çalabilir. Bunların adı ablaymış. Nasıl ablaysa! AK Parti dışındaki partilere oy vermenizi isteyebilirler. Onlara şunu söyleyin: ’Biz bu ülkede eğitimde yapılan reformları gördük, sağlıkta, ulaşımda, tarımda yapılan reformları gördük. Barajları gördük. Bu ülkede adalette, emniyette atılan adımları gördük. Sizde hiç arlanma yok mu? Partinizi kurun da öyle karşımıza gelin’ deyin. ’Bu ülkede, biz başımız örtülü diye okula gidemiyorduk. Sizin hocanız 28 Şubatta baş örtüsü için ’füruattandır’ dedi. Kusura bakmayın, biz şimdi o hocalardan kurtulduğumuz için memnunuz’ deyin. Biz ya olduğumuz gibi görünecek, ya göründüğümüz gibi olacağız. Bizde iki yüzlülük yok. Menfaat şebekelerine prim vermedik. Müfterilere prim vermedik. Bizim Türkiye sevdamız var. Vatan sevdamız var. Bayrak sevdamız var. Bugüne kadar böyle geldik" diye konuştu.
"Sayenizde bir çok şey aşıldı. Bütün zulümlere sabrettiniz. Sabreden zafere ulaşır. Ve zafer geldi. Siz Esmalar gibi bu yolda yürüdünüz" diyen Erdoğan, "Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Çıkacak aheste aheste. Hiç merak etmeyin. Türkiye güçlenecek. Mazlumların ahı bunları boğacak" dedi.
"ÜLKESİNİ ARKADAN HANÇERLİYORDU"
Konuşmasında 28 Şubat’ın yıldönümü olmasına temas eden Erdoğan, postmodern darbe girişimiyle hükümetin uzaklaştırıldığını hatırlatarak, "Memura zulümler ettiler. Üniversitedeki başörtülü kızlarımıza ağır işkence, İmam Hatiplerin orta kısımlarını, meslek liselerini kapattılar. Meslek liselerindeki çocuklarımızın önlerini kestiler. İnançlarımıza, kutsalımıza dil, el uzattılar. Hatta bir tanesi çıktı. Bin yıl sürecek diyordu. 10 yıl bile sürmedi. Şahsım için muhtar bile olamaz diyorlardı. Sizin hizmetkarınız, sizin başbakanınız olarak buradayım. Başörtülü okuyamaz diyorlardı. İmam Hatipli, meslek liseli hakim savcı, vali doktor mühendis olamaz diyorlardı. Yoksulların çocukları yoksul kalsın diyorlardı. Sen başörtülüsün, senden kapıcı olur diyorlardı, hizmetkar olur diyorlardı. Ne oldu, şimdi avukat da mühendis, doktor da mimar da oldu. Yani niye bu zulüm? Yazık değil mi bu milletin evlatlarına? Bu ayrılık niye? Bizi nasıl ayırmaya yöneldiler. Ne gayretler ettiler. Şu anda Pensilvanya’da kendi ülkesine, milletine tuzaklar kuran zat da o günlerde ülkesini sırtından hançerliyordu. Ne diyordu biliyormusunuz? Bugün çok satan gazetede o günün manşetleri var. "Beceremediniz artık bırakın" diyordu. Başörtüsüne saldırıların olduğu günlerde, "başörtüsü furüattır" diyordu. "Takmayabilirsiniz" diyordu. Ya sen ne karışıyorsunuz? İnancından dolayı kızım takıyorsa ne karışıyorsun. Çünkü onda evlat yok. Ama bizim yavrumuz var. Annesinde, ablasında gördü, okudu gördü bu şekilde yaptı" dedi.
"28 ŞUBAT’TA DARBECİLERE HOŞGÖRÜ ÖDÜLLERİ DAĞITIYORDU"
Bugün millete tuzak kuranların 28 Şubat’ta darbecilere hoşgörü ödülleri dağıttığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Bugünlerde darbecilere telekulak desteği veriyor. 28 Şubatta 5’li çeteyle malum medyayla ortak hareket ediyordu. Rafireni, ananas, tespih üzerinden aynı sermaye ve medya ile iş tutuyorlar. Bu millet ihaneti unutmaz, bu millet sırtına saplanan hançeri unutmaz. Hesabını sorar. Bu aziz millet Ak Parti ile bunlara hesap sordu. Daha da soracak. İşte bin yıl sürecek bu zulüm projelerinin tamamını sizlerle birlikte ortadan kaldırdık. Ülkeye, millete, yoksula, inançlı kesime yapılan ağır saldırıları tek tek ortadan kaldırdık. Demokrasinin üzerindeki tehditleri ortadan kaldırdık. Milli irade üzerindeki engel ve vesayetleri ortadan kaldırdık. Çete, mafya, cunta ile mücadele ettik. Türkiye’nin istikbalini karartan urları tek tek ortadan kaldırdık. Başörtüsü yasağını ortadan kaldırdık. 4+4+4 sistemini getirdik. Meslek liselerine imam hatibe yapılan zulmü ortadan kaldırdık. Herkes eşit şartlarda istediği üniversiteye giriyor. Normalleşme sürecine girdik. Mesele bu. Neydi bu zulüm? Dursunbeyli sarı Hoca tren vagonlarında gizli gizli kuran öğretiyordu biliyor musunuz. Şu anda biz okullarda serbest olarak seçmeli olarak Kuranı kerim dersini koyduk mu? Peygamberimizin hayatını koyduk mu? Din kültürü ve ahlak dersi var mı? Türkiye bölündü mü? Uzaya biz uydu gönderdik. Türksat 4. Ne oldu başörtüsü takıldı mı Türksat 4’e. Takılmamış. Gitti. Ya siz yaptınız böyle bir Türksat 4 A’yı da buna engel mi oldu? Bu zulüm neydi. Helikopter yaptınız da başörtüsü mü engel oldu?"diye konuştu.
"KILIÇDAROĞLU ANAYASA SUÇU İŞLİYOR"
27 Mayıs’ta merhum Başbakan Adnan Menderes’e yapılan iftiraların ve kampanyaların bugün aynı şekilde yürütülmek istendiğini, millete tuzak kurulduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, CHP Lideri’nin anayasal suç işlediğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: " Menderes’i hapse atmışlar. Onunla ilgili haberler yapıyorlar. "Menderes’in kasası yolsuzluk evrakı ve vesikalarla dolu" diyorlar. Aynen bugünkü gibi. Haberin içinde merhum Başbakanla ilgili son derece alçakça son derece edepsizce hayasızca iftiralar var. Darbe yapmışlar yetmemiş. Merhum Menderes ve arkadaşlarını hapse atmışlar yetmemiş. Bu haberlerle manşetlerle Menderes’in itibarını sıfırlamak istiyorlar. Sonuç; Menderes bizim için bu milletin gönlünde. Menderes bu milletin gönlünde silinmez yer edinmiş demokrasi kahramanı. Aynı gazete bugün de aynı manşetleri atıyor. O gün Menderes’e yapılanların aynısını bugün de AK Parti hükümetine yapmak istiyorlar. O gün nasıl iftira attılarsa, bugün de aynı iftiraları atıyorlar. O gün nasıl kirli, çirkin tuzaklar kurdularsa, bugün de aynısını yapıyorlar. Bu Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı bir süredir grup toplantılarında ses kayıtları yayınlıyor. Çok aleni bir şekilde anayasa suçu işliyor. Yasaları ayaklar altına alıyor. Aynı zamanda çirkinleştikçe çirkinleşiyor. CHP’nin başına bir kasetle genel başkan oldu. Bu zat, bu adam SSK’ya genel müdürdü biliyorsunuz. Bunun genel müdürlüğünü burada 40-50 yaşlardakiler bilir. Hastanelerde kuyruktaydık. Şafak vakti gider kuyruğa gider numara alır, ondan sonra da saatimiz gelince tedavi olurduk. Doktor ilacı yazar, eczanelerden ilaç alamazsın. Hastanenin eczanesine ineceksin. Yarısı var yarısı yok. Çünkü burası beyefendinin genel müdür olduğu eczane. Sefalet içerisinde sorar hasta. Eczacı hanım, diğer ilaçlar ne olacak? Kusura bakmayın yok. Şimdi istediğin hastaneye gidebiliyor musun. İstediğin eczaneden ilaçlarını alabiliyor musun. Bu iktidar Ak parti iktidarı. Şimdi yeni hastanelerimizi yapıyoruz. Bugün tıp fakültesi hastanesinin açılışını yapacağız. Onu da biz yaptık. Üniversitemiz şu anda tıp fakültesi ve hastanesine kavuşuyor. Daha da güçlendiriyor. Biz dertliyiz. Kanuni ne diyor. Dizilerdeki değil ha. Bizim Kanunimiz kadınların kucaklarında dolaşan Kanuni değildir. Bizimki, at sırtında ömrünü geçirmiş Kanuni’dir. Ne diyor, halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Koskoca devleti halkının bir sağlıklı nefesine feda edebilecek bir anlayışta. Önceden bir röntgen için 5-6 ay bekliyorduk. MR tomografi yoktu. Ama şimdi anında bu hizmet veriliyor. CHP çok tehlikeli. Şimdi montajları ellerine tutuşturmuşlar. Sonuç aynı yine rezil oldular. Bunlarda utanma, arlanma, kızaracak yüz yok. Bu CHP 27 Mayıs’ı hazırladı. Çanak tuttu, Menderes’in asılmasına göz yumdu. 12 Eylül’e giden zemini hazırladı. 28 Şubat’ı var gücüyle deskekledi. Şimdi tarihi rolünü oynuyor. Şimdi de 17 Aralık darbe girişiminde figüranlık yapıyor. Hocaları bunların eline montaj kaset veriyor. Bunlar da o montajlarla durumu idare ediyor. MHP bir kez daha CHP ile kolkola tarihin en alçak saldırısı, ihanet girişimine destek veriyor"
"OĞLUMLA İLGİLİ HİÇ BİR KAYIT İZİN YOK, BUNLARIN HUKUKİ OLANI DA HUKUKSUZ OLANI DA DÜŞÜNDÜRÜYOR"
Oğlu Bilal Erdoğan’ın avukatının savcılığa başvurduğunu ve açıklama yapıldığını anlatan Başbakan Erdoğan, herhangi bir kayıt ve izin olmadığını kaydederek, "3 yılı aşkın bir süre gizlice bu ülkede 3 bine yakın kişinin telefonlarını keyfice, hukuksuzca dinlemişler. Selam örgütü diye bir örgüt uydurmuş, her renkten her görüşten kendileri dışında kim varsa dinlemişler. Hepsini keyfi delilendirmişler. Benim oğlumla ilgili aynı iftarıya attılar. Oğlumun avukatı müracat etti. İstanbul Adalet Sarayı’ndan 3 savcının imzasıyla açıklama yapıldı. Oğlumla ilgili hiç bir kayıt yok. İzinsiz dinlendi. İftira at, tutmasa da iz bırakır. Ya bunu yapmaya hakkın var mı? Bunu yapmaya hakkın var mı? Bunlar ailelerin yıkılması için ailelerin yıpratılması için herşeyi yapıyorlar. Bunların artık hukuki olan yolu da düşündürüyor, hukuksuz olanı da düşündürüyor. Sipariş üzerine de aynı şeyi yaptılar. Türkiye’nin en mahrem en gizli görüşmelerini dinlemişler. Beni dinliyor. Bir Başbakanı dinleyemezsin. Düşünebiliyor musunuz, bizim güvenli hatlarımız var onu dinlediler. Biz uluslararası görüşmeler yapıyoruz. Bunları dinlemişler. Bunun ne insani ne vicdani ne de islami bir yanı olamaz. Ey Pensilvanya sana sesleniyorum. Eğer yüreğin varsa çık vatanına gel vatanına. Eğer siyaset yapacaksan burada yap. Yoksa ananaslarla tespihlerle gönderdiğin kitaplarla bu iş yürümez. Ben doğrusu böyle bilmiyordum. Aldanmışım. Ben de bunları samimi zannediyordum. Aldanmışım. Kendi yazdığı kitapları gönderiyor, methiyeler düzüyordu. Tespihler bana da gönderiyordu. Malesef durum öyle değil. Şimdi herşeyi anladım. Bundan sonra durum böyle olmayacak. Çünkü adaletin tecellisi için ne gerekiyorsa bunu yapacağız. Türkiye’den kaçtı gitti, şimdi oradan ülkemin huzurunu kaçırıyorsun. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden çalışmalar içinde yer alıyorsun, bunu kovalayacağız. Sonuna kadar kovalayacağız. Takip edeceğiz. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden her gayretin karşısında AK Parti iktidarı duracak bunu böyle bilsinler. Onun için kardeşlerim çok çalışacağız. Kapı kapı dolaşacağız. Onların tamamından çok daha fazla çalışacağız. Çünkü burada kuvayi milliye var. Kuvayı milliye ruhunun burada şahlanması lazım. Milletimin hiç tereddüdü olmasın" şeklinde konuştu.
"DERSHANELER YASASI ÇIKACAK"
"Biz bu ihanetin hesabını soracağız" diyen Erdoğan, paralel yapının içindeki halis ve samimi kişilere seslenerek, "Bu yapı çok büyük bir ihanetin içinde. Bu yapı kendi ülkesinin en gizli, en stratejik en mahrem bilgilerini ele geçirecek, bunları servis edecek kadar alçalan tavır ve ihanet içinde. Temiz saf, ihlaslı kardeşlerimin artık bu yapıyı sorgulamalarını istiyorum. Bunlar niçin böyle patladılar biliyor musunuz. Dershaneler. Çünkü buradan yılda 1 milyar dolar geliri vardı. Biz dershaneler yasasını öne sürünce bunlar patladılar. Mecliste dershanelerle ilgili yasa görüşüyor. Bizimle CHP kavga ediyor. Niye Pensilvanya onlara vekalet vermiş. Onlar milletin vekili olarak değil Pensilvanya’nın vekili olarak bizimle mücadele ediyorlar. Dershane yasası çıkacak. Ben de tüm Türkiye’ye sesleniyorum. Gelin varın bu dershanelerden çocuklarınızı çekin. Ben 4 çocuğumun tamamını imam hatiplerde okuttum. Hepsi de gayet güzel üniversitelerde okudular. Başörtüsünden dolayı üniversiteye sokmadılar, yurt dışında okudular. Ülkede hizmetlerine çalışmalarına devam ediyorlar. Biz şu anda yavrularımıza eğer takviye gerekiyorsa, hafta sonlarında okullarda kendilerine takviye dersleri vereceğiz. Yıl sonunda Haziranda 40 bin atama yapacağız. Hafta sonundaki takviye dersleri ücretsiz. Onları biz yapacağız. Ama göndermeyin bunların okullarına. Tavır koyun. Bunların yayın organlarına da tavır koyun. Bunların yayın organlarında da yalan, dolan herşey var. Doğru dürüst haber bulamazsınız. Her türlü iftara var. Bunlara dersi boykot ederek vereceksiniz. Orada anlayacaklar tavrı. Doğru yayıncılık, dürüst yayıncılık.. Bunlarda böyle bir şey yok. Sevgili Peygamber efendimizi miraçtan indirip kamyonete bindirecek kadar ahlaksızca yayın yapıyorlar bunlar. Böyle bir şey olabilir mi?" şeklinde konuştu.
"BİZANS HAYRANLARININ YANINDA CHP VE PARALEL YAPI VAR"
Gezi eylemcileri ve destekçilerinin Bizans hayranı olduğunu söyleyen Erdoğan, "Mayıs ayında, haziranda Gezi eylemleri yaptılar. Bizim ecdadımız Fatih, bir çağ kapıyor, çağ açıyor. Duvarlara zulüm 1453’te başladı diye yazıyorlar. ’Bunlar bizim sevgili gençlerimiz’ diyor. CHP’nin genel müdürü, elinde molotof kokteyliyle dolaşanları sevgili gençler olarak görüyor. Ben görmüyorum. Bizim sevgili gençlerimizin elinde molotof değil, IPad’ı olur, kitabı olur. Şimdi o Geziciler bir kez daha ortaya çıktılar. Bunlardan bir tanesi üzerine Bizans kıyafetleri giymiş. Alpaslar 1071’te Bizans’a karşı savaşıyor ya. Bizans tişörtü giymiş. 1071 Malazgirt Bulvarı’nın açılışını protesto ediyor. Bunların yanında CHP var, CHP genel başkanı var. Bunların avukatlığını da maalasef MHP yapıyor. Paralel örgüt, bu Bizans hayranlarına yandaşlık yapıyor. Oyun çok büyük. Hesap başka" dedi.
"YOLSUZLUK OLAN ÜLKEDE MİLLİ GELİR 10 YILDA 570 MİLYAR DOLAR ARTAR MI?"
Milli geliri 10 yılda 570 milyar dolar artırdıklarına dikkat çeken Erdoğan, "2002’de göreve geldiğimizde milli gelir 230 milyar dolardı. Şu anda 800 milyar dolar. 79 senede 230 milyardı. Biz 10 senede bunun üzerine 570 milyar dolar ilave ettik. Adam çıkmış, yolsuzluklardan bahsediyor. Yolsuzlukların olduğu bir iktidar, 10 senede 570 milyar dolar nasıl ilave etsin? Biz göreve gelmeden evvel, 100 liranın 73 lirası borçtu, şimdi 35 lirası borç. Nereden nereye? Devletin borçlanma faizi yüzde 63 idi, şimdi tek haneye düştü. Bu aradaki fark kimin cebinde? Benim vatandaşımın cebinde. Çiftçi, köylü kardeşime sesleniyorum. Ziraat Bankası’nın verdiği faiz neydi? Yüzde 59 idi, şimdi yüzde 5. Halk Bankası yüzde 46 ile esnafıma faiz veriyordu, şimdi yüzde 5. Zorunlu tasarruf altında maaşlarınızı kestiler. Maaş ödeyemiyorlardı. 13,5 katrilyon kestiler. Devlet işçisine, memuruna borçlu olamaz. 13,5 katrilyonu biz ödedik. İşçi ve memurdan konut edindirme adı altında da para kestiler. Bu IMF; kim borçlandı? MHP. Kiminle beraber? DSP ile. CHP’nin yavrusu. 23,5 milyar IMF’ye borç vardı. Bizi IMF’ye teslim ettiniz. Zaten Balıkesir’e de bir şey yapamadınız. Geçen mayıs ayında IMF’ye borcu sıfırladık. Şimdi IMF bizden para istiyor. Onlara borç vereceğiz. Yolsuzlukların olduğu bir iktidar bunları yapabilir mi? MHP’nin başındaki zat, ’Yolsuzluklar var’ diyor. Yazıklar olsun sana. Ziraat Bankası’nı, Halk Bankası’nı, Vakıfbank’ı da batırdın. Şimdi bu bankalar Avrupa’nın kar eden, kazanan bankaları. Artık şehitler gelmiyor. Ocaklara ateş düşmüyor. Artık bu kronik sorunlara çözümleri yakaladık. Israrla bunların üzerine gidiyoruz. Türkiye zincirlerinden, prangalarından kurtuluyor. Her alanda rekorlar kırıyor. 2013 yılı sıkıntılarla doluydu. Büyüme kaybında Türkiye ilk beşin içinde yer aldı; 3.8 büyüme hızıyla. Bizim için yeterli değil, inşallah daha fazla olacak" şeklinde konuştu.
"PARALEL ÖRGÜT TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ SON ENGELDİR"
Paralel örgütü def edeceklerini ifade eden Erdoğan, "Bu paralel yapı, paralel örgüt, Türkiye’nin önündeki son engeldir. Türkiye’deki son çetedir. Bu hainleri de def edeceğiz. İşte huzurun, istikrarın önünde bir engel kalmayacak. 30 Martta bir tercih yapacaksınız. Ya eski, yani yeni Türkiye, ya eskisi gibi koalisyonlar, krizler, ya da şimdiki gibi huzur ve istikrar. İnanıyorum ki Türkiye istikrara oy verecek" dedi.
Belediye başkanlığının pratik adam işi olduğunu kaydeden Erdoğan, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Edip Uğur için Balıkesirlilerden destek istedi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr