• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Ankara -2 °C

Başıboş Yaratılmadık

Adem Ballı

İnsanoğlu başıboş bırakılacağını mı sanır?(Kıyamet 36) İnsanlığın en temel sorularından biridir neden niçin yaratıldığımız mevzusu…

Bu ayetin ilk muhatapları olan müşriklerde hayat anlayışı şöyleydi:Ana rahminden dışarı atılıyor, mezar çukuruna gömülüyorlardı.Bu anlayışta hayat,sebebi, amacı ve ideali olmayan bir serüvendi.

Bu iki aşamanın doğum ve ölüm arasındaki süreç ise oyun eğlence, zevk ve sefadan ibaretti.Onların düşüncesinde hesapmış, kitapmış, nizammış, kainatı düzenleyen ilahi güçmüş bunlar dönemin insanlarının yaşadıkları hayat göz önüne alındığında çok da yakın oldukları bildikleri şeyler değildi.

İşte Kur’an onların zihinlerinde şimşekleri çaktırmak için soruyor; başıboş olduğunuzu mu zannediyorsunuz.

Allah’a ortak koşacaksınız ama hesap vermeyeceksiniz.

Kız çocuklarını  diri diri toprağa gömeceksiniz ama bu yanınıza kalacak.

Fakiri yetimi itip kakacaksınız ama yakanıza yapışan olmayacak.

Yok öyle yağma diyor Kur’an.Çünkü siz başı boş değilsiniz.Çünkü sizi yaratan amaçlarınızı ideallerinizi varacağınız yeri belirlemiştir.

Nedir o amaçlar: Ben insanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım.(Zariyat 56) Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri!(Bakara 155)

İşte burada herkes geçmişte yaptığını bulacak. Ve gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülecekler. İftira edip uydurdukları şeyler de kendilerinden büsbütün uzaklaşıp gidecek.(Yunus 30)

Kur’anın bu mesajları insanın kalbine dokunuyor.Amacı insanın sağına soluna dikkatli bakarak kendi varlığını tüm evrene ve evren bütününü  planlayan yüce iradeye bağlayan bağların, irtibat kanallarının, hedeflerin, amaçların, gerekçelerin ve sebeplerin farkına varmamızı sağlamaktır.

Tarihsel serüveniyle anlattığımız bu ayet elbette ki bize yani bugünün insanına da indirildi. Selin üzerindeki çer çöp misali dört bir yana savrulmuş insanlığın buna kulak asması gerekir.

İçinde olduğu buhranın kendisini sarıp sarmaladığını fark etmesi gerekiyor.

Çünkü başı boş değiliz.Çünkü elimizde tamamlanmış bir din var ve o din “mehcur” bırakılmış yani terk edilmiş unutulmuş elimizin altın bir nefes kadar  bize yakın olduğu halde çok uzak kaldığımız bir din.

ALLAH BENİ NE ZAMAN ZİKREDER BEN, BİLİRİM

Gönül dostlarından bir zat arkadaşlarına :Allah beni ne zaman zikreder ben bilirim demiş.Arkadaşları da: Olur mu böyle şey deyip karşı çıkmışlar.Hemen anlatayım demiş. Allahu Teala şöyle buyuruyor deyip şu ayeti okumuş:

Öyleyse (yalnızca) beni anın, ben de sizi anayım ve (yalnızca)bana şükredin ve (sakın)nankörlük etmeyin(Bakara, 152)

İnsanın yüreğine, aklına, tasavvuruna dokunan bu kıssa ve kıssaya konu olan ayeti kerime Allah kul ilişkisini sağlamlaştıran muhabbet beslettiren ve Rabbim beni tanıyor beni anıyor mesajı verdiren ilahi bir mucize…

Rabbimiz basirdir semi’dir. Bizler dünyanın herhangi bir köşesinde kuytusunda Allah’ı anacağız, Allah’ın varlığını hissedeceğiz.Kendisini anarken bizleri işittiğine ve gördüğüne adımız gibi inanacağız. Allah da bizleri o an anacak.

Ve onun bizi anması hatırlaması ne demek?

O bizi anınca katındaki melekler de anar.O bizi anınca kalpler coşkuya gelir.O bizi anınca zihinlerimizin ufku açılır Kur’an deryasına gönüller süzülür.Ve o bizi anınca kardeşlerimizle bağlarımız sağlamlaşır.

Ya bizim onu anmamız ne demek?

Zikir; hatırlamak, anmak, zihinde tutmak, unutmamak anlamına gelen Kur'an kaynaklı bir terimdir. Kur'anın bir diğer adı zikirdir.

Zikir sadece vird çekmekten (sübhanallah elhamdülillah allahuekber estağfirullah) ibaret  değildir.

Kur’anı anlamaya, yaşamaya, yaşatmaya dönük her eylem zikirdir.Ve biz bu anlayış ile zikrettiğimizde Rabbimiz de bize yardımcı olacaktır.

Bir diğer sohbetimizde buluşmak dileği ile Allaha emanet olunuz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr