• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 18 °C

Başkanlık Seçimi

Abdullah YEKTA

Bu yasa neden bu kadar önemli? Bu anayasa paketi ret ile sonuçlandığında ne olacak? Türkiye’ye başkanlık sistemi gelmezse ne olacak? Kıyamet mi kopacak? Ekonomimiz mi çökecek? Bugüne kadar parlamenter sistem ile yönetilen Türkiye bundan sonra da bu şekilde yoluna devam edemez mi?  Evet, bu ve buna benzer gerekçeler net bir düşünceye sahip olmayan kimi insanımızı meşgul eden dedikodulardır.

 Birilerinin sandığı gibi bu referandumda oylanacak olan Recep Tayyip ERDOĞAN değildir. Bu referandumda oylanacak olan Türkiye’nin geleceğidir. Bizim geleceğimiz oylanacaktır. Gezi olaylarıyla başlayan ve halen devam etmekte olan ‘Türkiye’yi kuşatma’ olayı henüz bitmedi.  Bu yasa geçmezse ne olur. Türkiye’nin kıyameti kopabilir. Zaten gezi olaylarında, 17 ve 25 Aralık olaylarında, 7 Haziran seçimlerinde ve 15 Temmuz darbe kalkışmasında Türkiye’nin aleyhine oynanmak istenen oyunları hepimiz gördük. Küresel ve yerel şer odakları henüz pes etmediler.  Bütün oyunlarını oynamak için tetikte beklemektedirler.  Aklı olan 7 Haziran seçimlerinden sonra ortaya çıkan manzarayı hatırlar. Türkiye’nin nasıl çıkmaz bir sokağa girdiğini hepimiz müşahede ettik. Mevcut iktidar partisini düşürmek isteyenlerin nasıl bir çıkmazla karşı karşıya olduklarını gördük. Bir hükümet kurma kültür ve becerilerinin dahi olmadığı ortaya çıkmıştı. Zaten hükümet kurma niyetleri de yoktu.

Bu yasa geçmezse ne olur. Türkiye’nin kıyameti olur.  Yüz yıldan bu yana ilk kez belini doğrultup,  önünü görmeye çalışan Türkiye belki elli yıl, belki de yüz yıl daha belini doğrultup önünü göremeyecektir. Türkiye bu kritik dönemde kendi başına, özgür bir şekilde kendini ilgilendiren kararları alamazsa hem kendi içinde ve hem de dışarıda silik bir ülke olarak kalmaya mahkûmdur. Tarihi fırsatlar insanın önüne, ömründe bir kere gelir, bir daha hiç gelmeyebilir. Tarihi fırsatı, ancak siyasi ve psikolojik olarak hazır olanlar, onu sansa dönüştürürler.

1975’lerden bu yana Türkiye’de cumhurbaşkanı ile hükümetler arası ilişkiler hep limoni olmuştur. Seçimle işbaşına gelen hükümetler cumhurbaşkanlarının önünde eli kolu bağlı birer zavallı durumuna gelirlerdi. Kenan EVREN ile Turgut ÖZAL arasında, Turgut ÖZAL ile Süleyman DEMİREL arasında, yine kendisini başa getiren ECEVİT ile A. Necdet SEZER arasındaki uyumsuzluklar hepimizin malumu idi. Ak Parti başa geldiğinde A. Necdet SEZER’İN onay makamı olmaktan çıkıp adeta siyasi bir parti gibi davranması unutmadığımız çirkin manzaralardandı. Hangi parti olursa olsun, yüzde elli bir oy oranıyla başa gelen ülkeyi yönetsin. İktidar olduktan sonra da ayak bağları ile uğraşmasın. Bu Ak Parti olabilir, CHP veya HDP olabilir.

 Evet, bu memleketin suyunu içen, havasını teneffüs eden herkes bu konu ile ilgili olmak zorundadır. Fakat şurası bir gerçek ki Türkiye’de dönüşümü gerçekleştirmekle vazifeli olan Ak Parti’nin sorumluluğu iki kat fazladır. Bu günlerde siyasilerde hiçbir kıpırdama maalesef yok. Zoraki bir takım görevlendirmelerle bu iş başarıya ulaşmaz. Ak Partinin kendi tabanına bu yasayı anlatamadığını sanıyorum; çünkü insanlarda,  bir muhtarlık seçimi kadar bir heyecan dahi yok. Ak Parti teşkilatları 7 Haziran seçimlerinde aldıkları hezimeti unutmuşlar gibi. Türkiye’nin geleceğini Tayyip ERDOĞAN üzerinde görmek yanlıştır. ERDOĞAN bugün var yarın olmayacaktır. Ak Partililerin davası bitmiş mi olacak? Sanırım Ak Parti’nin sonunu getirecek olan çıkmaz da budur.

Türkiye’de elli yıldan beri insanımızın eline bir fırsat geçmiştir. Ak Partililerin bu fırsatı değerlendirerek referandumu bir demokrasi şölenine dönüştürmeleri gerekir. Çünkü on beş yıldan bu yana dönüşüm bayrağını elinde taşıyan Ak Partidir.

 Selam ve dua ile

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr