• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Ankara -2 °C

Başkasının Ölümü Üzerine

Abdullah YEKTA

Lüleburgaz Üniversitesinde okuyan ve bir hafta önce Kırklareli’nde kaldığı evde ölü olarak bulunan Ramazan FIRAT’A Allah’tan rahmet dilerim. Ailesine de Allah sabır versin.

Öğrencinin feci bir şekilde öldürülmesi neden gündem olmadı? Vekillerimiz bu konuya ne kadar ilgi duydular? Beraber kaldığı inanlarla mı alakalıydı, yoksa etnik kimliği mi buna sebep oldu? İzmir’de öldürülen FIRAT’IN ölümü birilerinin kendilerini ifade etmelerine yaradı. Basında da takip ettiğimiz kadarıyla solcu ve milliyetçi gruplar arasında bir gerginliğe de sebep oldu. Bizim Adıyamanlı gencin solcu veya milliyetçi gruplarla bir alakasının olduğu şu ana kadar tespit edilmiş değildir. 7 Mart günü Adıyaman milletvekili Sayın Murtaza YETİŞ’in yaptığı açıklamada da anlaşıldığı gibi ölen gencin bu siyasi olaylarla veya etnik milliyetçilikle herhangi bir alakasının olduğu söz konusu değildir.

      

Bir zamanlar Güneydoğu da çatışmalarda ölen gençlerin cenazeleri memleketlerine getirildiğinde, herkesim kendi ideolojisine göre kullanırdı.  Cenaze sahipleri kendi acılarıyla kıvranırken birileri de bunu siyasi malzeme olarak kullanırdı. “şehitler ölmez, vatan bölünmez”, “dağ başındaki yiğitler ölmediniz” gibi siyasi ve kalabalıkları etkilemeye yönelik ideolojik soluğanlar atılırdı.  Bu yapılanlar resmen başkasının ölümü üzerine siyasi rant sağlamak idi. Başkasının ölümü üzerine nemalanmaktı.

              

Bütün bunlara rağmen olay basında gereken ilgiyi görmemiştir. Cinayetin işleniş biçimi karşısında sessiz kalmamak gerekir. Toplumsal duyarlılığımızı kaybetmemeliyiz. İnsanlar,  hangi maslahatı düşünerek bu olay karşısında ketum kalmaktadırlar? Bu anlaşılacak bir şey değildir. Sosyal paylaşım sitelerinde bazı gençler “Ramazan FIRAT’ın suçu erkek veya Kürt olması mıydı? İzmir’de öldürülen Fırat için oluşan tepkiler bu olayda gösterilmedi. Bu siyasi ve ideolojik bir görmezlikten gelme değil midir”, gibi mesajlar atmaktadırlar. Bunlar yanlış tepkilerdir. Karanlığa taş atmaktır. Çünkü olayla ilgili net ve kesin bir açıklama henüz yoktur.    

       

Bu tür olaylar karşısında insanlığımızı sorgulamamız gerekir. Toplumda bu tür olayların olması, insanın insana olan güven ve itimadını yok eder.  Toplumumuzu ve insanlarımızı birleştiren ruh nerede? Bu çocuklar birbirlerine güvenerek beraber ev tutmuşlar. Aylarca beraber aynı çatı altında kalmışlar.  Bir sofrada beraber yemek yemişler, aynı havayı teneffüs etmişler. Birbirlerine düşman olan insanların bir evde, aynı sofrada beraberlikleri mümkün mü? Bu, üzerinde düşünülmesi gereken bir husustur.

             

Bu ülkenin eğitim sistemi, maddi ve manevi olarak yirmi birinci asır insanına cevap veremiyor. Sistemin çağımıza uygun olarak yeni bir anlayışla düzenlemek gerekir. Basın ve medya bu konuda eğitilmeli, insanı psikolojik ve biyolojik olarak, manevi açıdan sömürülmesine, yanlış yönlendirilmesine fırsat verilmemelidir.

    

Ben, bu ülkede yaşayan insanların bu kadar birbirlerine düşman olduklarına veya olabileceklerine inanmıyorum. Televizyon, internet ve çeşitli basın organları vasıtasıyla körüklenen şiddet, cinsellik ve insanı özünden uzaklaştıran her türlü yayın denetim altına alınmalı ve buna uymayanlar da cezalandırılmalıdır.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr