• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 16 °C
  • Adıyaman 13 °C
  • Ankara 7 °C

Benlik Kaybı

Emine İDE

Kendimi aradım geçenlerde. Aslında beni görmek istemediğinin farkındaydım. Ama olsun dedim içimden. Gerekirse takip edeceğim dedim kendi kendime. Hani bu kendime yaptığım da pek hayırhahlık sayılmazdı  ya. Benimkisi biraz meraktan, biraz da şaşkınlıktan.

Nasıl şaşkınlık olmasın ki beynimde. Baksana bana. İşte olan oldu. Kendimi kaybettim, bulamıyorum da.Bir zavalılık ruh hali, bir özgüven patlaması, bir her şeyi kaybettim telaşı ve korkusu, artık sırtım yere gelmez düşüncesi , bir seviliyorum hissi, bir fark ettiğim sinsi pazarlıkların kokusu, biraz nefret,  biraz slogan,  biraz ben de varım beni fark edin düşüncesinin tetiklediği gösteriş ayarlı,  yapmacık çabalar, biraz benden size zarar gelmez yeter ki konumumdan etmeyin  çığlığı, biraz ‘siz bana bugün yardım eder, bir üst koltuğa alırsanız, bakın olur da ben de gerekli bağlantı ve güçlere sahip olursam yarın… Artık düşünün bana kalmak da var yani’ Biraz tehtitvari, biraz şeytanımsı halim.

Yok bi dur asıl şaşkınlık burada canım: Aha şu bizim Feride değil mi? Hani arada bir okula gelip de yapacağım bir şeyler var mı diye soran gönüllü velimiz. Vallahi çıkmıyor sınıftan, öğretmeni kovuyor hatta. Bundan sonra ben sizin öğretmeninizim diyor çocuklara. Baksana baya da hırslı şimdi yaka paça öğretmeni dışarı atacak diye bir korku da sarmadı değil beni. Hiç aldırış etti yok vallahi ‘Hey kız sen Feridesin, Esra öğretmen değilsin’ diyesim geliyor ama çıkamıyor ki sesim, ancak kendim duyabiliyorum buna da şükür. Belli ki oda kendini kaybetmiş benim gibi arıyor. Olamaz mı ohooo aslında bana kimse sormasın şunu arıyorum da gördün mü diye. Hem de ne çok gördüm. Hep beraber güle güle çatlar mıyız yoksa hüngür hüngür ağlar mıyız bilemiyorum. Hele de bu son zamanlarda ortada kişilikten kişiliğe ustaca dönüşüveren benlikler Aman Allahım!  Güç neredeyse hemencecik oraya kıvrılıveren, üç beş kişi güzelsin dediği için, birkaç kişi sen bizim adamımızsın dediği için, bir üst rütbeden ufak bir ültimatom şu bizim adamımızdır ona göre dostum dediği için nasıl da çin çin kimlikler peydahlandı ortalıkta. Kimsenin sahiplendiği de yok  bu kayıp kimlikleri. Su altından saman yürütürcesine yani…

Daha da şaşırtıcı olan ve de bende hüzün uyandıran durum, kendimizi nasıl da ustaca kandırıyor oluşumuz…  Kendimizi  ve başkalarını.  Oysa referansını yalnız yaratıcıdan bilen bir rehberin izindeydik. Sebeplerin sebebine inanmaktaydık . Sen delisin, şairsin dediklerinde kör zihniyetler, anam babam sana feda olsun ya resulullah diye aşkla ona pervane olduklarında sahabiler… Sarsılmayan, değişmeyen, sadece O’na odaklı sarsılmaz bir kimliğin ümmetiydik. Nasıl da kandırılıp sebeplere tapar haldeydik. Şaşırmamak  mümkün müydü?  

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr