• BIST 91.387
  • Altın 213,174
  • Dolar 5,3390
  • Euro 6,0627
  • İstanbul 7 °C
  • Adıyaman 3 °C
  • Ankara -1 °C

Beyaz camdan hayatımıza yansıyanlar

İsmet YILMAZ

Toplum olarak sanırım biraz magazini seviyoruz. Bu ihtiyacımızı da genelde tv seyrederek gideriyoruz. İşte bu merakımız maalesef bireysel olarak bizi sonra ailemizi ve elbette içinde yaşadığımız toplumu etkiliyor. Bundan dolayı son yıllarda hem görsel medyada hem de yazılı medyada üçüncü sayfa haberleri dediğimiz haberlerin gitgide arttığını okumaktayız ya da izlemekteyiz. Sabahtan akşama kadar tv karşısında oturanlar, işten dönüp kendini TV’nin karşısındaki koltuğa atanlar ya da okuldan gelir gelmez biraz dinlenmek ya da okulda öğrendiklerini tekrar etmek yerine tv kumandasını eline alan gençler ister istemez TV’de izledikleri olumsuz örneklerin tesirinde kalıyorlar.
Çevremizdekilerle yaptığımız küçük anketlerde günümüzde birçok kişinin herhangi bir ya da iki, üç diziyi takip ettiklerini öğrendik. Yine bu dizileri genelde ailece oturup izlediklerini ya da çalışmayanların bu dizilere ek olarak gündüz kuşağı programlarını da takip ettiklerini biliyoruz.
Son birkaç yıldır TV’lerde yer verilen veya halen bölümleri çekilen birçok dizide kadına yapılan şiddet, çocuk istismarı, mafya, tecavüz, uyuşturucu, aldatma, boşanma, gayrimeşru ilişki, cinayet… Sahnelerine çok yer verildiğini maalesef görüyoruz. İnsanımız bu dizilerden o kadar çok etkilendi ki dizlerde ölenler için kalkıp gıyabi cenaze namazı bile kıldılar. Bu dizileri veya programları izleyen insanımıza yukarıda saydıklarımızın hepsi artık normal geliyor. Çünkü bu sahneleri izleye izleye bunları içselleştiriyorlar. Onlara göre hayat da bir diziden ibarettir artık. Bu tür insanlar adeta hayal âleminde yaşamaktadırlar. Ama daha sonra bir duvara çarpar gibi gerçeklerle yüzleşiyorlar. Yani hayal/hakikat çatışması. Edebiyatımızdaki Servetifünûn nesli gibi.  Onlara birini öldürmek çok zor gelmez nasılsa 30-40 senenin filmlerde olduğu gibi hızlı geçeceğini zannediyor. Ya da eşini aldatmasının ya da boşanmasının bile yadırganacak bir tarafı yoktur. Çünkü TV’de evli olan birinin diğerinin eşiyle ilişki yaşaması artık olağan sahnelerden olmuş. Bunu çok sevdiği ünlüler de özel hayatlarında yapıyor ve bu da adeta yangına körükle gitmeye benziyor.
Hemen hemen her dizide kadına şiddete veya yukarıda saydığımız diğer başlıklara tanık olmaktayız. Sözgelimi son günlerde çok izlenilen Sen Anlat Karadeniz dizisinin 28 Mart 2018’de yayımlanan 10. bölümünde Vedat’ın Truva Atı olarak nitelediği şiddeti Berrak’a uyguladığını herkes evinde oturup izledi. Vedat’ın Berrak’ı saçlarından tutarak duvardan duvara çarpması, vücudunun çeşitli yerlerine bir cisimle vurması vb. sahneler unutulacak gibi değil. 2011’de ATV’de yayımlanan Alemin Kıralı adlı dizide ise Kubat, eşi Nihale’ye sürekli şiddet uygulamaktadır. Hatta Nihale bundan dolayı kadın sığınma evine sığınıyor ancak Kubat orda da peşini bırakmıyor. Bu, kadınlara ne yapsanız da erkek şiddetinden kaçamazsınız mesajını da vermektedir. Bu şekildeki sahneler kadına şiddeti maalesef özendirmektedir.
Bazı dizilerde ise mafya, çeteleşme, gasp, dolandırıcılık, adam öldürme… Özendirilmektedir.  TV’de elindeki silahıyla tak tak adam öldürenleri izleyen gençler bundan çok kötü etkilenmektedir. Onlar da daha sonra eline silahı alıp okulda ya da caddede herhangi bir arkadaşını ya da aşkına cevap vermeyen kızı tak tak vurabilmektedir. Yine insanlar herhangi basit bir olaydan sonra bütün ailesini ya da bir sürü kişiyi gözünü kırpmadan öldürebilmektedir. Yakın zamanda bu tür vakaların örneklerini çok gördük. Kalkıp bunu bir anlık cinnet getirmeye bağlamak beyhude bir kaçış yoludur. Çünkü bunun bir geçmişi vardır. Kimse durup dururken o ana gelemez. Bu tür vakaların çoğunun temelinde işte bu kötü örnek dediğimiz sahneler vardır. Bu sahnelerle yatıp kalkıp insanların farkında olmadan bu tür sahneleri beyinlerinde plânladıklarını uzmanlar da belirtmektedir.
Yıllarca Kurtlar Vadisi gibi dizileri izleyen vatandaşların günümüzdeki gözde dizileri olan ve Show TV'de yayımlanan "Çukur" da ayaklarından tavana asılı olan bir adamın dumanlar tüten sönmemiş kireç dolu bir varile batırılma tehdidiyle konuşturulmaya çalışılması gibi şiddet içerikli sahnelerin gösterilmesinin ve şiddetin sıradanlaştırılmasının "şiddeti özendirici” olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Şiddet sahneleri dışında FOX TV’de yayımlanan Bizim Hikâye adlı dizide ise 18 yaşından küçük bir kızı canlandıran "Kiraz" karakterinin aşırı makyaj, dans, erkek arkadaş edinme, evde erkek arkadaş ile parti yapma gibi unsurlarla kadınlaştırılıp dizilerin çocuk istismarını özendirdiklerini görmekteyiz.

Ya da birçok dizide tecavüz sahnelerine denk gelmekteyiz. Son yıllarda tecavüz sahnelerine yer veren bazı diziler şunlardır:
1. Ezel: Cansu Dere (Eyşan) Gösterim: ATV / Show TV Yapım Şirketi: Ay Yapım
 2. Siyah İnci: Hande Erçel (Hazal) Gösterim: Siyah İnci Yapım Şirketi: Gold Film
3. Suskunlar: Elif Atakan (Gülten) Gösterim: Show TV Yapım Şirketi: Tims Productions
4. Karadayı: Melike İpek Yalova (Ayten) Gösterim: ATV Yapım Şirketi: Ay Yapım
5. Hayat Şarkısı: Burcu Biricik (Hülya) Gösterim: Kanal D Yapım Şirketi: Most Production
6. Küçük Kadınlar: Ekin Türkmen (Elif) Gösterim: Star TV Yapım Şirketi: D Yapım
7. Kara Para Aşk: Bestemsu Özdemir (Nilüfer) Gösterim: ATV Yapım Şirketi: Ay Yapım
8. Ezel: Zeynep Köse (Selma) Gösterim: ATV / Show TV Yapım Şirketi: Ay Yapım
9. Arka Sıradakiler: Pelin Akil (Zehra) Gösterim: Fox TV Yapım Şirketi: MinT
10. Fatmagül'ün Suçu Ne?: Beren Saat (Fatmagül) Gösterim: Kanal D Yapım Şirketi: Ay Yapım FİNAL VİDEOSU: Ezel: Cansu Dere (Eyşan) Gösterim: ATV / Show TV Yapım Şirketi: Ay Yapım
Bu tür sahneler için RTÜK zaman zaman cezalar verse de beklediğimiz kadar caydırıcı olmuyor. Bunun önüne geçmenin yolu evimizden geçer. Uzun sözün kısası ailece oturup tv’de kaliteli programlar izlemek en güzelidir. Yoksa kötü sahneler her çıktığında sizin yüzünüz  kızarmaya ve gündelik hayatınızda da üzülerek belirtelim ki bu sahneler yaşanmaya devam edecek.
Unutmayın ki günümüz gençleri istenilmeyen sahnelerde kanal da değiştirmiyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr