• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 17 °C
  • Adıyaman 19 °C
  • Ankara 15 °C

Bilginin İslamileştirilmesi

Şevket TATAR

Başlı başına bir proje olan bu kitap, Bilginin İslamileştirilmesini, dert eden, bilginlerimizin baş yoracağı, bir başyapıttır. Çok enfes olan bu eserden sadece küçük bir bölümünü dile getireceğim. Bu bölüm geleneksel usulün aksaklıklarıdır.

Hicretin altıncı ve yedinci yüzyıllarında gayrimüslimlerin-doğudan Tatar batıdan da Haçlı istilasi Müslümanlara yaptıkları korkunç tahribatın sonucu olarak Müslüman liderler serinkanlılıklarını ve kendilerine olan güvenlerini yitirdiler. Dünyalarının batmaya yüz tuttuğunu düşünerek aşırı tutuculuğa saplandılar ve kişilikleriyle en değerli mülkleri olan İslam'ı, her yeniliğe karşı çıkarak İslam ilkelerine harfiyen uyulması gerektiğini savunarak korumaya çalıştılar. Hukukun hayatiyet unsuru olan en önemli kaynağı içtihadı terk ettiler ve içtihat kapılarının kapandığını ilan ettiler. Selefiler ’in eserlerinde dini sistemin mükemmelleştiğini kabulle olan ondan en ufak bir sapmaya bir yenilik ve her yeniliğe de reddedilmesi gereken ve makbul olmayan bir şey gözüyle baktılar. Mezheplerce tespit edildiği biçimiyle İslam dondurulacak ve İslam'ın ayakta kalışı böylece sağlanacaktı. İslam'ın varlığını sürdürmesi, hatta sekizinci ile on ikinci yüzyıllar arasında Rusya'ya Balkanlar, Orta ve Güneydoğu Avrupa'da kaydettiği zafer ve genişlemeler dahi, tutucu tedbirlerin kaldırılmasını sağlayamadı, Tasavvufun ve tarikatların evrensel kabulü yeni olaylarla ilgili zorluklara karşı, içtihadın yokluğunda, Müslümanların sığınağı oldu. Böylece dini yaşam; modern bilim ve teknolojisinin batıya Müslümanları yenecek gücü verdiği çağımıza kadar kapalı bir sistem olmaya devam etti.

Çağımızda Batılılar, Avrupa'daki Osmanlı fetihlerine son verdi, bilek kuvvetiyle denize döküldüğü Anadolu ile önemli görmediği Yemen, Orta ve Batı Arabistan dışında bütün İslam alemini istila etti, sömürgeleştirdi ve bölük pörçük hale getirdi. Batılı güçler Müslümanların iktidarsızlığından sonuna kadar yararlandı ve bu çalışmanın ilk sayfalarında tanımlanan İslam aleminde mevcut bunalımın meydana gelmesine yol açtı. Son iki asır boyunca batının İslam alemine tattırdığı yenilgi; trajedi ve buhranlara cevap olarak birçok Müslüman ülkede liderler Müslümanları Batılaştırmaya çalıştılar. Gayeleri onu siyasi, askeri ve ekonomik bakımdan canlandırmaktı. Girişildiği her yerde teşebbüs başarısızlıkla sonuçlandı. Bugün de başarısızlık devam ediyor, özellikle de en ısrarlı biçimde uygulandığı yerlerde... Buralarda İslami sistem bütünüyle batılı modelle değiştirilecekti. Batılılaşma, toplumsal tabakalardan birini İslam'dan uzaklaştırmaya becermiş, ama başka hiçbir işe yaramamıştır. Batılılaşmanın daha az ısrarla izlediği bazı ülkelerde ise, batılı bir sistem getirilmiş ve fakat geleneksel sistemin de onun yanında devamına izin verilmiştir. İki sistem birbiriyle rekabete girmiş ve batı sisteminin yararlandığı müthiş imkânlara-mali yardım, devlet desteği ve lütuflarına-rağmen ikisi de mükemmeliyete erişememiştir. Tek başardıkları birbirlerinin gücünü kırmak olmuştur.
Bu kitabın yazarı, bilgiyi batılı vasfından kurtararak ona İslami bir hüviyet kazandırma çabası olarak ifade edebileceğimiz bir anlayışın temsilcisidir. Kitap Müslümanların tehlikeli bir bunalım geçirmekte olduğuna ve bilim alanında bir gerileme yaşadığına işaret etmektedir. Kitapta bu durumun sebepleri, geleneksel metotların aksaklıkları ve İslami usulün temel ilkeleri ele alınmaktadır.
İsmail Faruki'ye göre Müslüman bilginlerin yüzeysel ve zararlı eğitim düzenleme yöntemlerinden vazgeçmelerinin tam zamanıdır ve onlar için eğitimde yapılacak düzenleme çağdaş bilginin İslamileştirilmesidir. 'Bu görev' zamanlarının ilmini hazmetmiş ve sonraki nesillere İslami kültür ile medeniyet mirası bırakmış atalarımızın yüklendiğinin aynı, ama hacimce ondan daha büyük bir görevdir.

 

GENEL ÇALIŞMA PLANI VE İLKELER
PROF.DR. İSMAİL R.FARUKİ RİSALE YAYINLARI

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr