• BIST 97.988
  • Altın 242,195
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 21 °C
  • Ankara 18 °C

BİR 28 ŞUBAT ANISI

Şinasi İnan

28 Şubat sürecinde Müslümanlara baskılar uygulanmaya başlanınca hepimiz sokaklara inmiştik. O dönemde kimsenin bize öncülük etmesini beklemezdik. Herkes bir liderdi.

Daha dün gibi hatırlıyorum. Kahta İmam-Hatip Lisesinde başörtüsü yasağı uygulamaya konulmuştu. O Dönemde ben de dershaneye gidiyordum. İnsanlar sokaklara dökülmeye başlamıştı. Ben de dershaneden ayrılmak üzereyken kapıdaki görevli bana dönüp “Müdürün talimatı var, kimse gitmeyecek.” Ben hemen kapıyı açıp dışarı çıktım ve kalabalığa karıştım. İnsanlar eski ismiyle İsmet Paşa caddesinden İmam-Hatip’e doğru gidiyordu. Genç yaşımın verdiği kuvvetle kalabalığı yarıp en öne geçtim. Polis yolda adeta beton bir bariyer kurmuştu. Polise yaklaştığımızda ellerindeki coplar havaya kalkıp inmeye başladı. O gün polisimizin gözündeki vurma isteğini gördüm. İnsanlar kaçışmaya başladı. Okulun karşında o dönem iyi bilinen bir kırtasiye vardı. Kızlar oraya doğru kaçıp vitrinin önünde sıkıştı. Polisler o tarafa yöneldi. Ben de hemen o tarafa koştum ve ellerimi kırtasiyenin vitrinine yasladım. Arkam polise dönüktü ve vücuduma sayısız cop iniyordu. Bir yandan içimden ‘Dayanmalıyım’ derken diğer yandan da “Allah’u Ekber” diye bağırıyordum. O ne şevkti öyle.

Sonra bir polis amiri araya girip polisleri uzaklaştırdı. Elimden tutup havaya kaldırdı ve ‘Durun’ dedi. Her yerden taşlar geliyordu. Sokak aralarına kaçanlar ne bulsa polise, dolayısıyla istemeyerek de olsa arada sıkışan bir avuç İmam-hatipli kıza atıyordu. Etraf sakinleşmeye başladı. Polis ile kalabalık bir birinden epey uzaklaştı. Sağ kolumun dirseğinde ciddi bir acı vardı. Saatler sonra eve gidip sırtıma baktığımda morlular vardı ama dediğim gibi en çok dirseğimde acı vardı. İki ay o şekilde dolaşıyordum.

İki ayın sonunda kolumu dirseğimden tam olarak açamadığımı fark ettim. Halen kısmen bir sıkıntım var. Bunlar yetmezmiş gibi kitaplarımı, kasetlerimi yaktılar. Dershaneden de atıldım. Benim gibi birçok arkadaşım o dönemde mağdur oldu. Bir gencin kaybedebileceği ne varsa kaybettiler ama çok büyük bir şey de kazandılar, iman. O dönemde cuntacılara gücümüz yetmese de imanlı gençler büyük bir zafer kazanmıştı. Aradan yıllar geçti. Şimdi devlet git, Filistin için elinden ne geliyorsa yap diyor ama maalesef biz evimizden çıkmıyoruz. Yapsak bile göstermelik hepsi. İki slogan ve sonrasında evin yolu.

Bunca yıldır kaybettiklerimi acaba yeniden kazanabilir miyim diye düşünüyorum. Biraz zor gibi görünüyor ama 18 yaşımdan sonra kazanıp 30 yaşımdan sonra kaybettiklerimi daha 5 ve 8 yaşlarında olan çocuklarıma öğretmeye çalışıyorum. Daha doğrusu onlar bana hatırlatmaya çalışıyor. Her gece, sofraya oturduğumuzda “Bismillahirrahmanirrahim” ile, kalktığımızda “Çok şükür” ile, hapşırdığımızda “Elhamdülillah” ile, kanepede uzanırken elinde bir kağıtla yanıma yanaşıp ‘Baba ben bu duayı ezberledim’ ile … Siz de… Selamet ile…

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr