• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 21 °C

Bir Dünya Kurarsın

Ahmet İNAN

 Bir dünya düşlersin. Etrafını yüksek duvarlarla ördüğün. İdeallerinin, aklının, kalbinin,umutlarının, kahramanlarının, medeniyetinin, sevdiklerinin olduğu bir dünya. Bir dünya kurarsın kimsenin giremeyeceği. Kıskanırsın. Tek başına kalmak istersin. Bulutların arasında nazı nazlı yüzen ay sırdaşın olur.

Geride kıpkızıl bir yangın bırakıp çekilip gider güneş. Hiçbir şeye aldırmadan gider. Yerine simsiyah bir melankoli bırakır. Etekleri denizlere dökülmüş yeşil dağlar uzanır alabildiğine. Temmuz sıcağında nazlı ve titrek rüzgâr serinliğini özlersin. Müphem bir ruh hali mi seninki bilemem.

Belki kızıl akşamlarda Ahmet Haşim’i arar gözlerin. Ya da ıssız bir deniz kenarında Ahmet Cemil’i. Masmavi bir hayal olur kurduğun dünya. Zamanı durdurur, kurduğun dünyanda duvarlar arsındaki mahkumiyetin huzurunu yaşarsın. 

Bir dünya kurarsın. Etrafını yüksek duvarlarla ördüğün. Onu kaybetmemek için korkular yaşarsın. Ya da bir sırdaş bulur anlatmaya çalışırsın ama dilin tutulur, düğümlenir, yutkunur söyleyemezsin. Kıskanır anlatamazsın. Yüksek ve kalın duvarlarla örersin etrafını. Kimsenin hayalinin dahi giremeyeceği. Okuduğun romanlardaki kahramanları ararsın. Ya bir köşe başında ya da simsiyah bir gecedeki ıssız bir kaldırımda. Ayak sesini işitirsin Üstad’ın. ‘Camlarını hep simsiyah dikmiş bir ama gibi evler’ ürpertir seni. Ama ıssız karanlıklara dalıp dünyanı alıp gidersin.

 Bir dünya kurarsın. Süleymaniye Camiinin bahçesinde. Bir bayram sabahı… Eski medeniyetin izlerini ararsın. Yahya Kemal’i bulursun bir sebil başında. Koca Sinan’ı bulursun camiinin duvarlarına işlenen hatıralarda. Koca bir tarih yatıyor, koca bir medeniyet... Yedi tepe buna şahit, kıpkızıl bir mangal gibi Boğaz ve Boğaziçi iskeleleri. Surların burçlarında kır atın sırtında Fatih’i görür, Boğaz’da Eylül’ü okursun. Duvarlar örersin yedi tepeye. Kimse beni görmesin istersin. Belki haykırır ben buradayım dersin ama seni duyan olmaz.

Bir dünya kurarsın etrafını yüksek duvarlarla ördüğün. Malta’da Ziya Gökalp’in çocuklarına yazdığı mektuplarındaki özlemlesin. Belki Mağosa zindanlarındaki  hürriyet şairinin cesur yüreğindeki sürgünsün. Asımın neslini ararsın Çanakkale’de. Seyit Onbaşının yanı başında. Conk Bayır’da, 57. Alay’da toprağa düşen gencecik fidanların arasındasın. “Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli/ Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli ve Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli” dedin. Bedrin aslanları gibi savaştın.

Bir dünya kurdun, etrafını yüksek duvarlarla ördüğün. Peygamberin aguşunda yatmak için, ebedi diriliş için savaştın.

Bir dünya kurdun ve vuruldun düştün yere.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr