• BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • İstanbul 10 °C
  • Adıyaman 2 °C
  • Ankara 3 °C

Bir Fikir Ve Dava Adamının (Üstad Necip Fazıl) Yıl

Ahmet İNAN

 Ölümünün 29. yıldönümünde Şairler Sultanı fikir ve dava adamı Üstad Necip Fazıl Kısakürek’i rahmet ve minnetle anıyoruz. Necip Fazıl gibi ülkemizin fikir, edebiyat ve değerler dünyasına çok önemli katkılar sağlayan bir şahsiyetini hem anlatmak hem de anlamak kolay olmasa gerek.Zira hayatı çok çalkantılı olmakla birlikte Necip Fazıl, Türkiye şiiri ve fikir dünyasına yön veren dahi bir fikir ve dava adamıdır.

 

 Bu yazımda 29. ölüm yıldönümü münasebetiyle Üstad Necip Fazıl’ın şahsiyeti ve sanatsal kişiliğinden bahsedeceğim. Necip Fazıl yabancı kültür modasının sanat ve siyaset adamlarının ruhuna işlediği, aydınların Osmanlı ve İslam değerlerine sahip çıkmaktan kaçındığı bir dönemde yaşadı.

 

 26 Mayıs 1905’te dünyaya gelen Üstad,  25 Mayıs 1983’te 78 yaşındayken hayata veda etti. Öncelikle Üstad’ın hayatı boyunca üç kez doğduğunu belirtmek isterim. Dünyaya gözlerini açtıktan sonra ikinci doğumu olan edebiyat ve fikir dünyasındaki doğumu annesinin onun şair olmasını istemesiyle gerçekleşmiştir. Bu ikinci doğumundan sonra genç yaşta yazdığı birçok başarılı şiiriyle kısa sürede şöhrete kavuşacaktı. İlk şiir kitabını 17 yaşında yayımladı. 21 yaşında çıkardığı ''Örümcek Ağı'' adlı şiir kitabından sonra 24 yaşındayken ''Kaldırımlar'' adlı şiir kitabıyla tanındı. 1934 yılında, yani Üstad 30 yaşındayken bir bilge olan Nakşî Şeyhi Abdulhakim Arvasi ile tanışması Necip Fazıl için üçüncü ve en önemli doğum olmuştur. Bu gerçek doğumundan sonra düşüncelerini ''Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum/Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...'' dizeleriyle dile getirir.


Aristokrat bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Necip Fazıl’ın ilk otuz yılındaki buhranlı bohem hayatı onu çıkılması zor bir girdaba sürüklemişti. Geçirdiği buhranları mürşidi ile tanışmasından sonra nihayete erdi. Bitmez tükenmez arayışı son bulmuştu. Artık Necip Fazıl hayata yeniden gelmiş oluyordu. Eski bohem hayatını bırakıp hayatının son otuz yılının tamamını inancına adamış, sahip olduğu medeniyeti tekrar ihya etmek, kendi kültür ve inancını gençliğe aktarmaya çalışmak üzere son döneminde büyük bir dava adamı olarak karşımıza çıkmıştır. Hidayete erdikten sonra hep Allah, Peygamber sevgisi üzerine şiirler yazmış, Çöle İnen Nur isimli eseriyle Peygamber Efendimizin hayatını en güzel anlatan yazar olmuştur. İnsanları Hakk'a, doğruya davet ediyordu.Kitlelerin fikir dünyalarını şekillendirecek hatta sanat ve siyaset dünyasındaki birçok önemli şahsiyetin yetişmesini sağlayacaktı. Şeyh Abdulhakim Arvasi ile tanıştıktansa sonra hayatı tamamen değişmiş, yüreği Allah ve Peygamber için atmıştır. Ülkenin nerdeyse her vilayetinde verdiği sayısız konferanslarla özellikle gençleri İslam şuuruyla yetiştirmeye çalışmıştır.

 

 Bir gün bir üniversitede verdiği bir konferans sırasında Necip Fazıl, çıkıp her zamanki gibi din ve Allah hakkında konuşmuş. Konuşması bittikten sonra, onunla karşıt görüşlü olan bir profesör, Üstad’a “Siz önceden çıkıp farklı şeyler söylerdiniz, şimdi ise o sözlerinizle çelişen şeyler söylüyorsunuz, yazdığınız şiirler hala ezberimdedir bu ne demek oluyor?” Necip Fazıl’ın cevabı çok ibretlik olur: “Benim geçmişim bir çöplüktür ve çöplükleri ancak köpekler kurcalar!” Konferanslarında “Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!” şuurunda olan, bir çığlık kopararak “mukaddes emaneti ne yaptınız?” diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik yetiştirmek için çabalamıştır. Onun sayesinde bir nur infilakını ve yeni bir şafak fışkırışını gözledik. Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, evinin, kinin, kalbinin davacısı bir gençliğin yetişmesinin sağladı. Allah ondan razı olsun. Yazımı onun bir vasiyetiyle bitiriyorum

Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil!
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr