• BIST 91.445
  • Altın 211,203
  • Dolar 5,4563
  • Euro 6,1401
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 8 °C
  • Ankara 6 °C

Bir Kamu Çalışanı Ordusu Yaratmak

Abdurrahman ÖZKAN

Yazının sonucunu peşin yazmak istiyorum. Memur ordusu yaratmak hiçbir iktidarın istediği hiçbir ekonomistin onayladığı bir karar olmamıştır. Bilakis, bürokrasiyi küçültmek, devlet kurumlarına işlerlik kazandırmak, serbest piyasaya dinamizm kazandırmak, özel girişimci sayısını arttırmak gelişmiş ülke olmakla beraber dile getirilen hedeflerdir. Cumhuriyetin kuruluşuyla başlayan bir siyasetin modern toplumun anlamına anlam katan hedeflerdir bunlar. Yakın zamanda bir milyona yakın taşeron işçinin kamuya alınması ise hiçbir şekilde bu hedeflerle uyuşmamaktadır.

Türkiye gibi bir anlamda darbelerin yön verdiği bazı ülkelerde, darbe sonrasında iktidar kadroları hemen her alanda olumlu ya da olumsuz çok etkili icraatlara imza atabilmektedirler. Toplumun kaderi bir anlamda siyasi iktidarın elinde şekillenmektedir. 12 Eylül ve önceki darbe iktidarları çok önemli kararlara imza atarak toplumun kaderini şekillendirme gücünü kullandılar. 15 Temmuz darbe teşebbüsü, sonuçları açısından farklı olsa da iktidarın çok etkili kararlara imza attığı söylenebilir. Bunun sebebinin iktidarların darbeye götüren sebeplerini ve olumsuz algılanan sonuçlarını ortadan kaldırmak ve kendilerini topluma kabul ettirmek olduğu görülebilir. Yüksek hedefler, projeler, tarihe övgüler vs.Darbe sonrası iktidarların icraatlarının olumlu ya da olumsuz örnekleri değil, alınan kararların etkinliğine vurgu yapmak istiyorum.

Birçok gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkede bu çabalar sloganlardan öte ciddi çabaları da beraberinde getirmediği için halkın yaşam şartlarında da ciddi bir iyileşme görülmemiştir.15 Temmuz öncesi müdahalelerden sonra siyasi kararların işlevsel bir anlamı vardır elbette. Türkiye’nin hem tarihi hem de mevcut zenginlikleri ve imkanları, darbe sonrası sloganların içini doldurmaya, toplumun refah seviyesini yükseltmeye yarayacak ekonomik imkanlar yaratabilecek kapasiteye sahiptir.Menderes’in, Özal’ın liberal politikalarını öven bir anlayışın kamuda bir milyona yakın çalışanı kadrolu çalışan statüsüne geçirmesi, bu anlayışla uyuşmamaktadır. Hemen her alanda özel teşebbüse destek kredileri açan devletin bu kadar sayıda kadrolu işçi alması rasyonel görünmemektedir.

Kamu işçisi ordusu yaratmanın orta ve uzun vadede birçok sakıncası vardır. Birincisi, bürokrasi ordusu hem mali yük getirecek hem de devlet kurumlarının çalışmasını ağırlaştıracaktır. İkincisi, maaş artırımı müzakerelerinde bu denli bir çalışan sayısı siyasi iktidara karşı önemli bir güç demektir. Maaş zamları ile ilgili anlaşmazlıklarda kamu çalışanı grevleri devleti felç edecektir. Üçüncüsü, zaten yerleşmiş kötü bir alışkanlığı, masa başı memurluk yaparak geçinmeyi daha da yaygın bir geçinme yolu haline getirecek, özel teşebbüs, riskli ve zahmetli bir tercih olarak görülecektir. Dolayısıyla yıllarca bürokrasinin hantallığından şikayet edilirken, özel girişimciye her alanda kredi destekleri açılırken, işsizliği azaltmak adına büyük sayıda kamuya kadrolu çalışan almanın önemli sorunlar yaratacağı söylenebilir. Bu konuda tek teselli, 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında kamu hizmetinden atılan memurların yerinin doldurulmasıdır. Ancak kadroya alınan bir milyona yakın kişinin de bu tesellinin ötesinde bir sayı olduğu açıktır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr