• BIST 106.702
  • Altın 146,549
  • Dolar 3,4864
  • Euro 4,1701
  • İstanbul 28 °C
  • Adıyaman 36 °C
  • Ankara 34 °C

Biz Ve İkbal

Şevket TATAR

 

İkba'lı Ali Şeriati'nin bakış açısıyla tanımak ne güzel şey.İkbalı tanımak için bu kitabı çok dikkatli analiz yapmak lazım.Muhammed İkbal,İslam kültürünün insanlığa kazandırdığı bir fikir adamıdır.İkbal bu ailenin çocuğu ve bu kültürün ürünüdür.Filozof,siyasetçi mücahit,İslam'ı bilen şair ve doğu ile Batının kültürüne sahip bir kişidir.Ve Avrupa sömürüsü altında yaşayan ve onun sömürüsüne boyun eğen bir ülkeden islam kültürü İkbal'i yetiştirmiş ve insanlık dünyasına armağan etmiştir.İkbal,bir kaç boyutta yetişmiş bir ruhtur.Ve bu bir rastlantı değildir.İslamın ruhu böyledir.
İkbal uygarlık bilim ve yeni düşünce ile doğrudan temasa geçerek 20.yüzyılın insanı oldu. Batı’da tahsil ve araştırma yapmasına rağmen, Avrupa kültürü onu kendi halinden,kültüründen ve imanından yani İslam'dan koparamadı.Avrupa'nın taklitçisi bir profesör olmadı ki Batı’ya yönelsin de kendi halkına halkının yaşamı,dertleri ve psikolojisine yabancı kalsın ve bununla iftihar etsin.

Kısaca Bergson gibi düşünüyor, Mevlana gibi seviyor,Nasır Hüsrev gibi imanın şiirini söylüyor,Seyyid Cemal gibi Müslüman halkların sömürüden kurtulması için savaşıyor,Tagor gibi uygarlığın mutlak akla yönelme faciasından kurtulması için çalışıyor,Karl gibi kurumuş insan hayatına ve cesedine dostluğun ve ruhun girmesini arzuluyordu.

İkbal bir din ve dünya insanı,iman ve ilmin,akıl ve duygunun felsefe ve edebiyatın,irfan ve siyasetin,Allah ve halkın,ibadet ve cihadın,inanç ve kültürün,dünün ve bugünün kişisi,gecelerin abidi,gündüzlerin arslanı idi tek bir kelime ile ''Müslümandı''.

İkbal'in insanlığa en büyük mesajı şudur:İsa gibi kalbiniz Sokrat gibi düşünceniz ve Kayser gibi de kolunuz olsun.Yalnız bir insanda beşer olan bir yaratıkta yüce ruh temeli bulunsun.İkbal'in kendisi siyasi uyanışın en yüksek mertebesindeydi.(Öyle ki bazıları onu siyasi lideri biliyorlar.) Felsefe ve ilmi düşünce açısından ise Batı'da büyük bir düşünür ve asrın filozofu olarak görülüyordu.Bergson gibi,İslam tarihinde Gazzali gibi.Ve aynı anda biz onu İslam toplumunun büyük ıslahatçısı olarak tanıyor ve adlandırıyoruz.İçinde yaşadığı insan toplumunu ve İslam toplumunu düşünüp onun uyanışı,kurtuluşu ve özgürlüğü için mücadele verdi. J.P Sarte'nin dediği gibi entelektüellik pozunda bir politikacı değildi.Solcu geçinenler gibi değil fakat sorumlu bir insandı.Üzerine düşeni yaptı,çalıştı uğraş verdi.Aynı zamanda Mevlana gibi aşıktı ve ruhi miraçlarda onunla yolculuk yaptı.Aşk ateşiyle ruhun ızdıraplarından kalbine kor düşmüş gibi yanıyordu.Fakat hiçbir zaman tek yönlü olmadı bölünmedi,herhangi bir yönü ağır basmadı.Yani tam bir Müslümandı.Mevlana'ya aşık olduğu zaman bile kendisini asla onda yok etmedi ve bir tarafa eğilmedi.
İkbal tüm felsefi menzilleri ve asrımızın ruhunu bir İslami iman ve irfan çizelgesinde seyretmiştir.''O,bir Müslüman muhacirdir'' diyebiliriz.Okyanusun derinliklerinde,Hind esrarı içerisinden Avrupa'nın en yüksek güçlü dallarının tepesine yükseldi.Ama orda da kalmadı,bizim aramıza döndü ve getirdiği ilginç hediyeleri kendi halkına yani bizlere armağan etti.Ben onun kişiliğinden İslami uyanıklığın yirminci asrın dertli,yalnız ve perişan neslimiz için bir örnek daha yarattığını görüyorum.

Alevlenen bir ruh;Doğu kültürünün ruhundan ilham alarak doğup taşmış Batı'nın en büyük düşüncesinden esinlenerek uygarlık ülkesinin,aklın,ilmin,yaratma gücü ve ilerlemenin tadını almış ve böyle bir kişilikle XX.asrı tanımıştır.

Gericiler ve geriye tapanlar gibi,seçme ve ayırma gücüne sahip olmadan her yeniliğe,yani uygarlık ve Batı'dan gelen her şeye körü körüne düşman kesilenlerden olmadığı gibi,eleştirme ve seçme cesaretini göstermeden körü körüne Batı taklitçiliği yapanlardan da değildir.Öyle ki XX.asır insanın elindeki araçları alıyor ve ''Ali ayarında'' bir kişi olarak karşımıza çıkıyor.

Eğer toplumumuzun alınyazısını ağartmak istiyorsak,bu ümmeti uyandırmak ve ölmüş cesedine yeniden ruh vermek kararlılığında isek dini ruhu canlandırmaktan başka çaremiz yoktur.İslam'ı içine sokulan hurafelerden,yanlış inançlardan ve gerici öğelerden arındırırsak,sömürgeciliğin girdiği yolun tam tersi bir yöne koyulduğumuzda görevimizi başarmamak için hiçbir neden kalmayacaktır.Hz. Ali'nin dediği gibi dine kürkü ters giydirmişler,İslam'ın düşmanlarla cihad ilkesini Budistlerin ve Hıristiyanların nefisle cihad etme biçimine dönüştürmüşler.Hatta imam Hüseyin'in coşkun devrimci kanını uyuşturucu bir maddeye çevirmişler.Eğer aydınlar,sömürgeciliğin,despotluğun ve gericiliğin,dinden halkın aleyhine olarak yararlandıklarına inanıyorlarsa, o zaman bu silahı halkın yararına olarak sömürgeciliğin elinden alsınlar.

İkbal'in mesajı şudur;''Öz ateşimizi gönüllerimizde yakalım;iman ateşini,insanı yücelten o büyük aşkı ve insanı yeniden gönüllerimizde parlatalım.Bunu yaparken,doğanın sırrına varmayı da elden bırakmayalım.Maddi başarının,maddi gücün ve sosyal refahın doruğuna ulaşalım.Avrupa gibi sanayileşelim;ama salt sanayileşmenin insanı manevi bir boşluğa,karamsarlığa,inanç perişanlığına ve düşünce sapıklığına götürdüğünü aklımızdan çıkarmayalım.Bu bakımdan dinimize sarılalım,manevi zirvelere ulaşalım,aşağılık ve şeytani duygulardan ruhu ve ahlak zayıflatıcı işlerden kurtulalım.Kısaca tam bir özgürlüğe kavuşalım.Bunun yanı sıra Batı'dan bilimi,teknolojiyi,yaşamsal aklı da alarak dünyaya egemen olalım;doğayı kendi emrimize alalım ve böylece yoksulluktan zayıflıktan ve kölelikten kurtulalım.Yani bilimin ve teknolojinin sağladığı imkanlarla maddi gereksinimlerimizi giderebilir,dini-manevi değerlerimizle de ruhumuzu doyurabiliriz.Böylece ortaya tam ve gerçekten mutlu bir insan çıkacaktır.

İnsan uğrunda en kıymetli şeylerini,tüm güzelliklerini ve varını yoğunu feda edip de ulaşamadığı,devrimler,cihadlar ve şahadetler aracılığıyla peşinden koştuğu kendi gerçeğini,yüce değerlerini ahlakını,amaç ve sorumluluklarını gerçek siyasal düzenini,varlık felsefesini,doğanın ve yaratılışın sırrını ve kutsal güzelliklerini istiyor.Aradığını Kapitalizm'de bulamadı, Burjuvazi'de bulamadı.Marksizm'de bulamadı;Materyalizm,Eksiztansiyalizm,Nasyonalizm ve Faşizm'de bulamadı ve arayış içindeki gözler ister istemez İslam'a yöneliyor.Ve,İkbal bunun yolunu bize gösteriyor.

Biz Ve İkbal
Dr.Ali Şeriati
Bir Yayıncılık

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr