• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 16 °C
  • Adıyaman 13 °C
  • Ankara 7 °C

Bu Sol’un İflasıdır

Adem Ballı

Hatırlatmak gerekirse 7 Haziran seçimleri ve öncesini… Ak Parti son 10 yılın tartışmasız galip partisi. Her seçimde rakiplerini ikiye üçe katlayacak düzeyde oy alıyor ve bunu yaparken ileriye dönük daha da sağlam yerleşmek adına politikalar üretiyordu.

Bir de bir laf vardır; "düşmez kalkmaz bir Allah” diye … Uzun süreli iktidarlar elbette yıpranırlar lakin yıpranma sebepleri iyi irdelenmezse mesele sadece yıpranma olarak kalmaz yıkılmalarda gerçekleşir. Tarih bunun örnekleri ile doludur. Anap, Saadet vs.
               
Evet Ak Parti kendi özeleştirisini yapmadan büyük bir gaflet ile seçime girerken muhalefet açısından ise Ak Parti'yi devirmenin yolları aranıyordu. Tam burada HDP'nin barajı aşıp aşmama mevzusu gündeme  geldi ve Ak Parti'yi bu yolla bu devirme fikri ihtimali dahi ciddi bir heyecan dalgası oluşturdu.

               
Bazı İslami çevrelerin dahi içinde olduğu baraj koalisyonu hedefine ulaşmış, HDP barajı aşmış ve Demirtaş kameraların önüne geçerek gurur dolu bir eda ile “bu solun zaferidir.”diyordu.

               
Bu ifade akıl almaz bir şekilde HDP ye destek veren İslami çevereler tarafından yadırgandı. Herhalde şunu bekliyorlardı Demirtaş'tan, “bu islamın gür sadasının yükselişidir.” Yazık tabi…
               
Ellerine geçen bu fırsatı iyi değerlendirmeyen muhalefet cenahı 1 Kasım seçimlerinde  makus talihi ile yine yüzleşmiş ve ağır bir yenilgi almışlardı. Bu sefer Demirtaş kameraların önüne çıkma gereği dahi duymadı.
               
Buraya kadar bir hatırlatma ana mevzumuz HDPKK nın bu süreci nasıl okuduğu ve şehir savaşlarının başlama sebepleri ve sonuçları...
               
Siyasi sonuç itibari ile adına demokrasi dedikleri bütün kanallar açık iken her iki seçimde de HDP barajı aşmış iken mecliste güçlü bir temsiliyet var iken neden tekrar silah.
               
PKK geçmişi kırk seneye dayanan bir örgüt. Bu kırk senelik geçmişte kendi devrimsel(!) Ütopyası var. Bu ütopyayı gerçekleştirmek için her alan da kendi mücadelesini vermiş ve nihayi hedefine varacağı günü beklemiştir.

Bu güne kavuşmasının temel taşlarını ise çözüm sürecinde döşemiştir. Bir yandan devlet ile güya barış görüşmeleri yaparken diğer yandan Rojava'da kendisine bulduğu geniş alanı kullanarak savaş kabiliyetini geliştiriyordu.
               
7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri örgütü çok ciddi manada cesaretlendirdi. Çünkü sol düşüncede evrilmenin tamamlanması için halkın desteği  en önemli faktördür.
               
Van'da Diyarbakır'da Mardin'de ve diğer bir çok bölge ilinde  gelen çok yüksek oy oranları Pkk'ya bu iş tamamdır dedirtti.
               
En basit hesap ile bize bu kadar destek veren bir halk var. Eğer biz savaşı şehirlere taşırsak  bize oy verenlerin yüzde ellisi dahi bize siper olsa netice de sivil ölümler gerçekleşse duygusal kopuşlar beraberinde gelecektir.
               
Ve nitekim  Kobani olaylarını bahane ederek insanları sokağa çağıran Demirtaş, kendince bir başkaldırı yada devrimci halk savaşı başlatmak istemiş fitillemiş ve bu toplumun hafızasında uzun bir süre silinmeyecek izler bırakmıştır. Burada da kaos çıkararak amaca varma hedeflenmiştir.

Fakat Pkk bir çok şeyi gözden kaçırmış evdeki hesabı çarşıdakine uymamıştır.

Neden?
               
Çünkü Bu halk silahtan şiddetten bıkmış usanmış bir halk, HDP ye oyunu verirken HDP'nin barajı aşması için gayret ederken en temel beklentisi silahların ebediyen susması idi. Çünkü bu halk Müslüman idi. PKK sol yöntemleri kullanarak bu halka yön veremedi.
               
Çünkü bu halk, cumhuriyetin kurulmasından bu yana son on yılda elde ettiği kazanımları kaybetmek istemiyordu.
               
Çünkü bu halk hendeğin tümseğin sonunun karanlık olduğunu çok iyi biliyordu.

Haklı olduğu da ortaya çıkmadı mı ?

               
Allah aşkına öldürülen evinden yurdundan  sürülen aç bırakılan kim?

               
Bu ülkede biz Kürtlere bir çok kıyafet biçildi. Gün geldi Kemalist sistem laik elbiseler dikti olmadı. Gün geldi nasyonal elbiseler dikildi olmadı ve bugün en sinsi ve en tehlikelisi sosyalist elbise giyidirilmek isteniyor. Çünkü Kürtleri korumak hakkına, sahip çıkmak adına yapılıyor.
               
Bu halk kendisi için başlatılan(!) bu kirli savaşa taraf olmadı. Şimdiye kadar sokağa çağırıldı çıkmadı. Eline silah verildi almadı. Siper edilmek istendi kabul etmedi. Ve etmeyecekte...  PKK'nın kimin taşeronu olduğu aşikar. PKK ve ağa babaları  kaybetmeye mahkumdur. Çünkü PKK'nın  paradigması iflas etmiştir  ve iflas etmeye mahkumdur.
               
Her zorlukla beraber muhakkak kolaylığı veren Rabbimiz genelde ümmetin özelde bu ümmetin parçası biz Kürtlerin üzerinde oynanan oyunları boşa çıkar. (Amin)

Selam ve dua ile

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr