• BIST 95.847
  • Altın 188,131
  • Dolar 4,7490
  • Euro 5,5642
  • İstanbul 32 °C
  • Adıyaman 35 °C
  • Ankara 30 °C

BUNLAR ŞEYTANI DAHİ ALDATIRLAR

Abdullah YEKTA

Mustafa Kutlu hikâyelerinden birinde fuara giden kalabalıkları anlatılır. Gece geç saatlere kadar fuarda eğlenen ve eğlence bittikten sonra çıkmak isteyen fakat bir türlü çıkış yolunu bulamayan kalabalıklar. Şaşkın şaşkın dolaşan bu kalabalıklara her seferinde biri çıkar,  çıkış yolunu bildiğini ve çıkışı göstereceğini söyler. Fakat bütün çabalar nafile. Bir türlü çıkış yolunu doğru gösteren olmaz. Fuardaki insanlar koşuştura koşuştura çıkışı ararlar fakat bir türlü çıkış yolunu bulamazlar. Elindeki içki şişesiyle, bitkin düşen kalabalıklara yaklaşan bir sarhoş, “Bunlar, sizi kandırıyorlar çıkış falan yok. Bunlara inanmayın.”der.

Bugün İslam âleminin ve özellikle Türkiye’nin durumu maalesef budur. İslam âlemini, içine düştüğü durumdan kurtarmak için yine İslam âlemini bataklığa sürükleyenler, yani tuzağı kuranlar kurtarmaya gelmektedir. Kurtarmaya gelenler de her seferinde bu coğrafyayı yeni bir çıkmaza sürüklemektedir. Bölgeye demokrasi, eşitlik ve özgürlük getireceğiz diye her seferinde bir ülkeyi işgal ediyorlar. O ülkeyi talan edip kaynakları, kültür ve insanlıkları sömürülüp onurları çiğnendikten sonra Afganistan, Irak, Yemen ve Suriye misalinde olduğu gibi içine bıraktıkları fitne ve fesat oyunlarıyla baş başa bırakıp çıkmaktadırlar.

Bu coğrafya, ıssız bir yerde namusunu, eşkıya ve namussuzlardan koruması için bir yiğit veya yiğitler bekleyen talihsiz genç kıza benziyor. Kurtarmaya gelenlerin her seferinde namussuz çıktıkları gibi bu coğrafyayı kurtarmaya gelenler de her seferinde haydut ve eşkıya çıkmaktadır. Her gün sahte bir kahraman boy göstermektedir. Yabancılarla işbirliği yapan yerli sahtekârlar mı dersin, yabancıların ajandası olanlar mı dersin, maalesef bu topraklar har türlü hıyaneti görmektedir.

Ülkemizin içine düştüğü çamur hayli düşündürücüdür. Uzun yıllardan beri bir proje olarak hazırlanan FETÖ terör örgütünün kalkıştığı on beş Temmuz darbe girişiminden bu yana, ülkenin içine düştüğü karışıklık her gün ortaya çıkan bir hıyanetle büyümektedir. Darbenin ilk günlerinde itirafçı FETÖ elemanları birçok yalan yanlış itiraflarla masum insanların canını yaktı. Kripto FETÖ’cüler bilinçli olarak birçok insana bilerek iftira attı, birçok insanı mağdur etti. Daha sonra Bylock kullanan örgüt elemanlarına yönelik tutuklamalar ve işten uzaklaştırmalar başlayınca bu şer örgütü, şeytanın aklına gelmeyen yeni tuzaklarla birçok insanı mağdur etti.

Bylock’taki “mor beyin” tuzağı belki de en şeytanca tuzakları idi. Bunların yaptıklarının yanında şeytan masum kalır. Ergenekon davalarında bunu gördük. Birçok insan suçlu suçsuz görevinden edildi. Hapishanede çürüdü. Daha sonra yeniden yapılan yargılama sonunda devlet birçoğuna tazminat ödemek zorunda kaldı.  Mahkeme belgeleriyle belirlendiğine göre Bylock’taki mor beyin tuzağı da birçok insanı, bu örgüte bağlı olmadığı halde iradelerinin dışında, telefonlarına yönlendirme yapıldığı ortaya çıktı. Bundan dolayı mağdur olan insanlar tahliye ediliyor ama bugüne kadar suçsuz olan mağdurların çektikleri sıkıntı ne olacak? Allah’ın adaleti inşallah yerini bulur diyoruz fakat Nasrettin Hoca’nın “Ey kurt, sana da kalmaz ama ben eşeksiz kaldım.”  dediği gibi birçok insan mağdur oldu. İşten atıldı. Hapis yattı. Psikolojileri bozuldu. Bu dünyada bunu kim telafi edecek?

2017’nın son günlerinde Ankara emniyetine gidip “Ben FETÖ’cüyüm, beni tutuklayın” diyen gizli FETÖ elemanı Yüzbaşı Burak Akın’ın itirafları insanı derinden düşündürmektedir. İnsan ister istemez kendisine soruyor: Ülkenin her kademesine gizli bir şekilde sızan bu nifak hareketi ne zaman bu ülkenin başına bela olmaktan vazgeçecek? Devletin zirvesinde güvenlikten sorumlu mekânlarda bu kadar hain barınabiliyorsa ülke bu hainlerden nasıl temizlenecek? Ya da bu yeni itirafçı hedefleri nasıl şaşırtacak, kimse bilmiyor.

Unutmayalım ki bütün bu tuzakları bertaraf edecek olan biziz. Sağcısı ve solcusuyla Türkü ve Kürdü ile Alevi ve Sünni’siyle bu ülkeyi kurtaracak olan bu ülke insanıdır. Farklı düşüncelere sahip olabiliriz ama birbirimize hıyanet etmeden bu ülkeyi Allah’ın izniyle yine biz düze çıkarabiliriz. Yeter ki dürüstlük ve samimiyet olsun.

Önüm, arkam, sağım ve solum tuzak. Saklanamayacak ve bir gün ortaya çıkacak olan hakikattir.

Selam ve dua ile.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr