• BIST 108.518
  • Altın 153,390
  • Dolar 3,8429
  • Euro 4,5142
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 7 °C

Camilerde Kadınlarada Yer Açın

Emine İDE

 Kadın kuşkusuz toplumun temel taşıdır. Bir toplumun sağlam yarınlar oluşturmasında ve geleceğe güçlü olarak kalabilmesinde kadının rolü oldukça büyüktür. Ekonomik, psikolojik kısaca her türlü  rekabetin,  kıyasıya bir mücadelenin olduğu günümüz dünyasında, toplumların bugününü sağlam bir zeminde ihya ve güçlü yarınlarını inşa etmesinde eğitimli, erdemli, bilinçli güçlü kadınlarla el ele çalışmaktan başka bir seçeneklerinin olmadığı kanaatindeyim. Çünkü kadındır çocuğuna model olan, kadındır ailenin atmosferini olumlu ya da olumsuz yapan, kadındır eşini ileri ya da geri iten. Kısaca kadın, bir toplumun medeniyet gelişmişlik resmidir. Gelişmiş toplumlar, kadını toplumun dışına itmemiş, kadının verimliliği ve mutluluğu oranında toplumun huzurlu ve güçlü olabilmesinin bilincinde olarak faaliyetlerini yürütmüşlerdir. Oysa geri kalmış olarak nitelendirilen bir çok ülkede, sömürü güçler tarafından bilinçli olarak kadın, bilgisiz, düşüncesiz, zavallı rolüne büründürülmüş ve toplumundan soyutlanmıştır.

Bugün toplumsal bir çözülmeden, sosyal bir tranvadan bahsediliyorsa bunda kadınların eğitimine, psikolojik olarak rahatlamasına, üretmesine,  takdir edilmesine fırsat oluşturacak yeterli bir zeminin oluşturulmamış olmasının payı elbette büyüktür. Kadın konuşacak, dinleyecek, paylaşacak, gözlemleyecek, öğrenecek, aktaracak, okuyacak, tartışacak, eleştirecek, düşünecek kısaca kadın bilinçli olacaktır. Örneğin bugün ülkemizde kadın, bu faaliyetlerini  gerçekleştirebileceği, güvenle,  rahatlıkla günün her saatinde gidebileceği  bir yere sahip değildir. Bu erdemlerin okul eğitimiyle kazandırılmadığı hepinizce malumudur. Ömür boyu eğitim kavramının ancak böylesi ortamların varlığı ile hayat bulabileceği kanaatindeyim.

Annelerin birçoğu evlatlarına her yönüyle katkı sunmaya istekli olmasına, rağmen bunu sağlayacak dirayette ve nitelikte değildir. Çünkü anne ancak bilgili, bilinçli olursa çocuğuna anne olduğu gibi bir arkadaş bir rehber niteliğine de sahip olabilecektir.  Oysa ne yazık ki bugün annelerimiz, çocuklarının gözünde kuşak farkı oluşturacak kadar uzak mesafededir. Bu da aile içinde iletişim sıkıntılarından tutun da, gençlerin ebeveynleri tarafından anlaşılmadığı, böylelikle onaylanmadıkları sıkıntısını oluşturmuştur. Bu da beraberinde başka diyalog  ihtiyaçlarını  doğurmaktadır. Bir genç kız, annesi tarafında bir bayan olmanın değerini koşulsuz olarak alamadığı için, varlığının onaylanmasını, sevilme ihtiyacını bir erkek arkadaş edinerek giderme çabası içine girebilir. Öyle ki günümüzde birçok genç kızın bilinç altında,’ kendisinden hoşlanan bir erkek arkadaşına sahip değilsen bir hiçsin, varlığın bir değer ifade etmiyor.’  çarpık  anlayışı mevcuttur. Bu ihtiyaç içinde olanların, yalancı emzik gibi kandırmaca rahatlama sağlayan sigara, uyuşturucu madde bağımlılığı ağına düşme riskleri daha kolay olmaktadır.

Peki ihtiyaçlar sağlıklı bir zemine nasıl kaydırabilir? Herkesin birbiri ile kucaklamasına  imkan tanıyan bir ortam nasıl var edilebilir? Öyle ki çalışan bayanların, ev hanımlarının, genç kızların birbirinin deneyim, bilgi, becerisinden faydalanacağı, sıkıntılarını paylaşacağı,  gerektiğinde çocuğunu uyutabileceği, mutfağı olan, kuran ilmihal gibi dini vecibelerini öğreneceği bir yer, günün her saatinde rahatlıkla gidebileceği dinlenebileceği oturabileceği güvenli bir ortam…  bayanlar tarafından büyük bir ihtiyaç olarak görülen böyle bir ortamın taziye evlerinden daha fazla bir gereksinim  arz ettiğini düşünüyorum. Bayanlara sosyal bir çevre edindiren böylesi bir ortam, toplumun sosyal  bağlarını kuvvetlendireceği gibi sağlıklı ve mutlu yarınların oluşmasına da ön ayak olacaktır. Camilerimize daha fazla bir işlevsellik kazandırarak kolayca böyle bir yer oluşturulabilir. Hem camilerimiz tüm halk tarafından benimsenen güven ortamları olduğu için temin edilebilinecek başka bir çok ortamdan daha fazla halka hitap edebilecektir. Aslında camilerimize bitişik olarak oluşturulacak bu yapı, her yaşta kadınların güvenle gidebileceği mekanlar haline gelecektir. Hatta diyanetin  görevlendireceği bir bayan öğretmen, günün her saatinde açık olan bu öğretim yerlerinin planlı, disiplinli verimli olarak işlev görmesine önayak olabilir. Çocukların nine, teyze, abla, arkadaş görebileceği, sosyalleşebileceği saygıyı, sevgiyi yaşayarak öğrenecekleri, kızların içinde bulundukları toplumun örf adetleri öğreneceği, doktor bir bayanın tıbbi bilgilerini baylaşabileceği bir çocuk gelişimcinin çocuklarla ilgili bir konuya  açıklık getireceği, bir ev hanımının, örgü, yemek vs. gibi bilgilerini paylaşabileceği, kadının öğreneceği, gelişeceği okuyacağı rahatlayacağı bir imkanı, camilerimiz daha etkin kullanılarak imkan sunabilir diye düşünüyorum. Bayanlar toplu kullanım alanlarında bulundukça kullandıkça böyle yerleri nasıl kullanabileceklerini, bu gibi yerlerde nasıl davranılması gerektiğini de daha iyi öğrenecektir.

Bu cami avlusundaki ikinci bayan camilerinin varlığı inanıyorum ki bir çok iyi alışkanlığın kazandırıldığı peygamber suffesi niteliğini kazanacaktır.  Peygamberimizin toplumu inşa etme mücadelesinde de kadınlarla kolkola yürüdüğünü görmekteyiz. Efendimiz kadınları toplumdan soyutlamamış, camileri kadınlara kapatmamıştır. Saadet devri hanım sahabeler her namazda camiye iştirak etmişler, imanın zevkine varmışlardır. İlk hicretten tutun da akabe biatlarında, savaşlarda, hac vazifesinde, her alanda kadınlar etkin rol oynamış, peygamberle beraber bu kutlu yolun yolcuları olmuşlardır.

Kadınlar neden ortak kullanım alanına ihtiyaç duyuyor, kadınlar kendi aralarında belirli bir günde bir araya gelip sohbet edemezler mi?

 Anadolu’nun bir çok yerinde elbette bu gönüllü faaliyetler var. Ama bir çok maddi imkansızlıklar içinde olup da sırf evinde yapamayacağı ikramdan dolayı bu tür sosyal faaliyetlerde yer alamayan hanımlar ne olacak? Günümüzde giydiğimiz kıyafetle, evimizde eşyanın markası oranında saygı gördüğümüz bir gerçek. Birçok bayan bu nedenle sohbetlere katılabiliyor.  Haftanın belirli bir gününde evinde sohbet verecek bayan bir gün önceden temizlik, iki gün önceden vereceği ikramın derdine düşmektedir. Küçük çocuğu olan bayanlar daha da zorlanmaktadır.  Misafirlerimi memnun edeyim derken o gün anlatılan konudan da bir şey anlamamaktadır.  Misafirler gittikten sonra bir daha temizlik… Anlayacağınız bu iyi niyetli faaliyet birçok bayan tarafından işkenceye dönüşmekte. Oysa dinimiz kolaylık dinidir.   

Camilerimizde namaz dışında da faydalanılsa, bayanların haftanın sadece belli bir günü değil,  her günü istenilen saatte gidebildiği gibi, rahat, güvenli bir ortamı olmalıdır, bunun için en ideal ortamlar camilerimizdir. Hemen hemen her mahallede bulunabilen, halkın rahatlıkla gidebileceği bir ortam olan camilerimize daha fazla işlevsellik kazandırılabilir. Kadınlar için elzem bir ihtiyaç olan böyle bir yapının(kapı girişi farklı yerden mutfağı olan, minder, battaniye, kitaplık bulunduran, haftanın her günü ve her saati açık olan)temin edilmesi toplumda kadınını sağlam bir kimlik edilmesine, mutlu olmasına ve de mutlu bir toplumun inşasında önemli katkı sunacağı inancındayım. Umarım beyan gazetemiz aracılığı ile ilgili yerlere, diyanete sesimizi duyurabiliriz. Böyle bir imkana kavuşabilme umudu ve duası ile. 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr