• BIST 92.227
  • Altın 213,050
  • Dolar 5,3320
  • Euro 6,0605
  • İstanbul 8 °C
  • Adıyaman 9 °C
  • Ankara 9 °C

Çanakkaleden Afrine

Adem Ballı

Etrafımız ve coğrafyamız emperyal bir kuşatmanın altında. Tunus’ta başlayan ve Arap baharı denilen süreçten bu güne (Kaldı ki öncesi de zaten parlak değildi.) bilhassa Orta Doğuda kan oluk oluk akıyor.

Belki; bırakın bu klasik lafları, bayatlamış cümleleri, derin kehanet ve senaryoları diyeceksiniz lakin bu demelerin hiç biri gerçeğin kendisinden bir şey eksiltmez. Evet klasik olarak söylediğimiz gibi yine söylüyoruz.

Bundan yaklaşık beş yıl önce bu köşede yazdığım ilk yazımın başlığı “Yeniden dizayn oyunları” idi. O yazıyı yazdığım günlerde İŞİD diye taşeron bir örgüt ortaya çıkmış ve nasıl bir şeyse çok kısa sürede hem Suriye’de hem ırak’ta coğrafyanın büyük bir kısmını işgal etmişlerdi.

Daha o günden bu örgüt üzerinden yeni bir dizaynın hesaplarını ifade etmiştik. O günden bugüne baktığımızda Suriye ve ırak’ta İŞİD bahanesiyle neler yapılmadı ki… Bütün katiller Amerika ,Rusya ,Esadve Avrupa ülkeleri yaptıkları katliamları “IŞİD’le mücadele” sahtekarlığıyla örttüler.

Oysa biz biliyorduk ki bu örgüt bir taşeron. Taşeron olduğu bugün gün yüzü kadar aşikar. Evet nerde İŞİD? Yok, esamesi okunmuyor.

Peki kim var? Yeni taşeronlar var. SDG adıyla örgütlenmiş PKK/PYD terör örgütü ABD tarafından aşikar bir şekilde desteklenmektedir.

Bizler emperyalizmin bu coğrafya üzerinden gerçekleştirmek istediği yüzyıllık ameliyat planlarını biliyoruz. Böl Parçala yut mantığının uygulandığı bu planlar halen işletilmekte.

Tam burada duralım biraz geriye gidelim. Ne kadar geriye 102 yıl öncesine… Osmanlı’nın parçalandığı her cephede kaybettiği ve büyük kayıplarının olduğu yıllara. Bu yıllarda düşman kutuplar aç kurt misali bu topraklara üşüşmüş kendi aralarında paylaşmak için vahşi saldırıya girişmişlerdi.

Tıpkı bugünkü gibi Fransa, İngiltere, Yunanistan ve Yeni Zelanda hatta Hindistan dahi 102 yıl önce Çanakkale’de bize karşı birlik olmuş bütün mevcudiyetleriyle saldırmışlardı. Kahraman milletimizin büyük cihad ruhuyla savaştığı Çanakkale’de bütün şer ittifaklarına rağmen tarihin gördüğü en büyük zaferlerden birini rabbimiz bizlere nasip etmiştir.

Önümüzde ki ay yıl dönümünü ifa edeceğimiz Çanakkale zaferini niye hatırlattık? Şundan Sebep: Eğer bizler o gün şer ittifaklarına karşı çok zor şartlarda olmamıza rağmen mücadele etmeseydik. Nice vatan evladını şehit vermeseydik bugün halimiz nice olurdu.

O günde oyunları vardı küfrün. O günde bizi bitirmeye çalışıyorlardı. Ama iman, azim, gayret ve cihat ruhu bizlere oyunların hiçbir değerinin olmadığını göstermişti. Düşmanın büyüklüğü, gücü ve teknolojisi kendisini kurtaramamıştı.

Evet bugün yine aynı senaryolarla karşı karşıyayız. Eğer yine aynı dirayeti göstermezsek halimiz pür melal olacaktır.

Uzun bir zamandan bu yanadır yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Amerika IŞİD bahanesiyle PKK’nın Suriye kolu YPG’yi binlerce tır silah ile donatarak sınırlarımızda çok da uzak olmayan bir zamanda bekamıza yönelik bir saldırı hazırlığının içine girişmişlerdir.

Tıpkı Türkiye sınırlarındaki PKK gibi YPG de Kürtlerin Suriye‘deki hamiliği iddiası ile hareket etmekte ve maalesef bu karşılık bulmaktadır. Fakat bizler Amerika’nın emellerinin farkındayız. Sınırlarımızda İsrailvari bir yapılanmanın nelere gebe olduğunu İsrail’den biliyoruz.

Bildiğimiz içindir ki Fırat Kalkanı Operasyonu yapıldı ve başarı elde edildi. Şimdi aynı şekilde Afrin’deyiz. Çanakkele’deki refleksin içindeyiz. İnşallah küfür emellerine ulaşamayacaktır.

Şunu iyi biliyoruz: Savaş sadece savaş meydanlarında olmaz. Bizler bu operasyona dualarımızla desteklerimizi eksik etmeyeceğiz. Lakin duaların kabulü için duaların ruhuna uygun söylemler içinde olmalıyız.

Bizler için aslolan İslam ve İslami değerlerdir. Afrin Operasyonu başladığından bu yana gerek medyada gerek sosyal medyada operasyon için dile getirilen milliyetçi, ırkçı dil (Kızıl elma ,Turancılık…) bu mücadelenin ruhuna aykırıdır. Bu söylem uzun vadede tehlikelidir. Evet hedefimiz doğru; fakat bu doğru hedefe yanlış argümanlarla varılamaz.

Devletimize ve milletimize lazım olan tek bir şey vardır: Çanakkale ruhu. Evet o ne muhteşem ruhtu.  İman ruhu… Türk, Kürt, Arap, Laz ,Çerkez… Tek vücut, tek yumruk… İslam kardeşliği düsturu ile…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr