• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 13 °C
  • Adıyaman 6 °C
  • Ankara -1 °C

Çanakkale’yi Doğru Anlamak

Ahmet İNAN

             Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan tarihin en kanlı muharebelerinden biridir.
Bu savaşın en önemli sebebi işgalci devletlerin Osmanlı İmparatorluğunun başkenti konumundaki İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının kontrolünü ele geçirmekti.  

              Çanakkale'yi denizden geçemeyeceklerini anlayan İngiliz, Fransız ve İtalyanlar şanslarını karadan denemek istemişler. Avustralya ve Yeni Zelandalıların da katkılarıyla Gelibolu yarımadasına saldırmışlardı. Ellerinde modern silahlar olmasına rağmen işgalciler, müslümanların iman dolu yürekleri karşısında büyük bir yenilgi almıştır. 18 Mart 1915 tarihinde şanlı bir direnişle Çanakkale zaferi elde edilmiştir.

              Çanakkale; tevhidini, vatanını, namusunu korumaya çalışan şanlı bir nesil ile bu toprakları işgal etmeye çalışan işgalciler arasında yaşanmış ve yarım milyonun üzerinde insanın hayatını kaybetmesine sebep olmuştur.
              Genelkurmay Başkanlığının arşiv kayıtlarına göre şehit sayımız 65 bin küsurdur. Kayıp ve yaralılarla birlikte bu sayı 200 bini geçmektedir. İşin belki de daha dramatik yönü savaş yıllarında lise son sınıf ve üniversite öğrencilerinin büyük çoğunluğunun Çanakkale savaşına gönüllü olarak katılıp şehit olmalarıdır. Bu durum şerefli bir tercih olmuştur.  

              Çanakkale Zaferinin yıldönümü münasebetiyle bu yıl da 18 Mart’ta çeşitli etkinlikler düzenlendi. Çanakkale’nin şanlı direnişini ve yaşanan trajedileri sadece 18 Martlarda hatırlamayalım. Yılın tamamını Çanakkale’yi doğru anlamakla geçirmeliyiz. Önümüze konan sahte gerçeklerden çok hakikatleri öğrenme yoluna gitmeliyiz. Aksi takdirde güçlü bir gelecek için atılacak her adım, verilecek her çaba amacının dışına hizmet edecektir. Tarihe yapılacak en büyük haksızlık onu tek kaynaktan okumaktır. Bağımsız kaynaklardan yapacağımız tarihi araştırmalar bizi hakikatlere götürecektir.

             Çanakkale ruhunu anlamak “Çanakkale’ye gidenler ne uğurda can verdi?” sorusuna doğru cevap vermek ve bunu özümsemekle mümkündür. Şunu unutmamak gerekir ki hem şehit hem de gazi olanların hiçbiri milliyetçilik için Çanakkale’ye gitmedi. Çanakkale destanını yazanların hepsi birlik beraberlik ruhuyla zalim İngiliz, Fransız ve İtalyanlara bu toprakları çiğnetmemek için gitti. Bu toprakların her evladı Çanakkale’ye sahip çıkmalıdır. Çanakkale şoven milliyetçi çevrelere bırakılacak kadar kıymetsiz değildir. Çünkü binlerce vatan evladı milliyetçilik için can vermedi. Yarın öbür gün torunlarımız Türk Kürt kavgası yaparak birbirlerini boğazlasınlar diye değil. Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Laz hepsi aynı amaç için canını verdi.  Allah için, Peygamber için, tevhid için, bu topraklar için can verdi. Üstad Mehmet Akif bu durumu ne güzel anlatıyor:

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.

Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm

Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek 

 “Çanakkale geçilmez,” dediler. Bu yüzdendir ki Allah da bu toprakları gavura çiğnettirmedi.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr