• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 11 °C

Çocukla İletişim

Emine İDE

 İletişim insanların en temel ihtiyaçlarının başında gelir. Bu ihtiyacın da her türlü ihtiyaç gibi giderilme biçimleri kişiden kişiye değişir. Kazanılan davranış biçimleri  aile ortamında filizlendiği gibi sağlıklı  ya da sağlıksız iletişim becerileri de aile ortamından örnek alınarak şekillenir. Kimsenin kimseyi dinlemediği bağırılarak  konuşulan bir ortamda büyüyen bir çocuktan arkadaşını dinleyen sakince bir konuşma tipi beklemek, elbette ki doğru değildir.

İletişim, kişinin mutlu bir birey olmasını sağladığı gibi kişinin kendisini ifade edebilmesine olanak sağlamayan eksik, problemli iletişim biçimi de kişide engellenilmiş hissi oluşturduğundan saldırganlık, sinirlilik ya da değersizlik duygularının tetiklenmesine neden olur.

İletişim iki kişi arasında olduğu gibi kişinin kendi kendisiyle de olabilir. Fakat ne türlü bir iletişimden söz edecek olsak da iletişim mutlaka etki ve tepki eksenine dayanan bir eylem olarak gerçekleşir. Kişinin fark edildiği anda başlayan iletişim, sadece sözle de sınırlı değildir. Bir bakış, bir sıcak tebessüm elbette ki uyandırmak istenilen duyguyu çağrıştırır. Konuşmanın tamamlayıcısı ve de anlamlandırıcısı olan dinleme etkinliği de iletişimin olduğu yerde en önemli öğedir. Kimsenin bizi dinlemediği anlamadığı bir yerde konuşma ihtiyacı bir anlam ifade etmediği gibi eksik dinlemelerde yine iletişim ihtiyacını karşılamaz.

Toplumda meydana gelen birçok sıkıntının kaynağı da sağlıklı iletişimin olmamasıdır. Bu nedenle çocuklarımıza kazandıracağımız sağlıklı iletişim kurabilme becerisi hayati önem taşımaktadır. Bu konuda yapabileceğimiz en etkili yöntem yine diğer birçok davranışı kazandırmada olduğu gibi çocuğumuzla olumlu sağlıklı iletişim içinde olarak ona örnek şablon oluşturmak olacaktır. Mutfakta bağırarak çocuğuna sesiz ol, gürültü yapma diyen bir annenin çocuk üzerinde etkili olmayacağını hepimiz biliriz.

Çocuğumuzla konuştuğumuzda onunla aynı boy seviyesinde olmaya-kucağımıza alarak ya da eğilerek-  göz kontağı kurarak, yumuşak bir sesle ve de istenilen davranışı vurgulayan sözlerle konuşmak elbette ki anlaşılmayı sağladığı gibi yönlendirilmek istenilen duruma da vardırır. Masaya çıkma diyeceğimize buraya otur demek, koşma diyeceğimize yavaş ol ve yürü demek gibi çocuğun anlayacağı şekilde konuşulmalıdır. Soyut olan kavramlar somutlaştırılarak anlatılmalı. Çocukta özgüven kaybı oluşturacak etiketlemeler yapılmamalı. Senden de bu beklenir, sen ancak bunu yaparsın, sen ne kadar beyinsizsin beni anlamıyorsun, senin annen, baban  olmayacağım gibi çocuğun kişiliğinde derin izler bırakan söylemlerden kesinlikle kaçınılmalıdır. Çocuk sabırla dinlenilmeli, sesiz kalınarak ona kendini açmasına iletişimle kendisini ifade edebilmesine olanak tanımalıyız. Böylelikle kabul edilen, varlığı onaylamış olan çocuk türlü yaramazlıklarla, öfke nöbetleriyle, saldırganlıkla kendisini ifade etme ihtiyacında olmayacaktır.

Aslında en temel ihtiyaç olan sevgi ve merhamet duygusuna sahipse bir insan birçok kazanım kendiliğinden oluşmaktadır. Elbette ki bir işin püf noktalarını bilmek işimizi kolaylaştırır ama iletişim becerisinde en büyük dinamizm bizim sahip olduğumuz duygusal güçtür. Sabır, tahammül, şefkat, hoşgörü duygularına sahipsek daha rahat iletişim kurabildiğimiz bir gerçek. Oysa sinirli, mutsuz tükenmiş bir anne baba çocukla ne kadar sağlıklı bir iletişim içinde olabilir ki? Bu nedenle daha verimli olabilmek için öncelikle anne baba arasında sağlıklı iletişim olmalı anne babanın mutlu olmasını sağlanmalı, ruh sağlığını korumaya yardımcı ortam ve etkinliklerde oluşturulmalı. Çocuklarının hayatına olumsuz etkide bulunmuş birçok anne babanın çocukları, maalesef insanlara güvenmeyen sosyal yönü zayıf ve de mutsuz bireyler olarak topluma katılmaktadır.

Anne baba olmak sorumluluk gerektirir, yüce yaratıcı bu sorumluluğun gereği olarak çocukların iyiliklerinden anne babasına da aynı oranda iyilik yapmış varsayar. Çocukların kötülüklerinden de yine aynı şekilde anne babasının da sorumluluk payının olduğu kabul edilir. İyi bir anne baba olma niyeti ve gayreti içinde olmamız, Allahın da bize yardımcı olmasına sebep olur.

 Apartman hayatına tutsak edilmiş çocuklar, tüm gün aynı ortamda bulunmaktan sıkılmakta, tüm gün annesinin eteğine yapışan çocuklar annenin de tükenmesine sebep olmaktadır. Müstakil evlerde çocuklar zamanının çoğunu dışarıda geçirdiğinden ilgisini çeken birçok materyali de rahatlıkla bulabilmektedir.  Bizim çocukluğumuz öyle geçti. Annemizle oynadığımız oyunlardan çok arkadaşlarımızı hatırlıyoruz, akşama kadar oyun oynadığımız hatta eve çağırdıklarında bile oyunumuzu bozup gitmediğimiz zamanları hatırlıyoruz. Oysa bugün içerde çocuklarda anneleri de sıkıntı içinde verimli olamamaktadır. Stresli bir ortamda sağlıklı iletişimden söz edilemeyeceği de bilinen bir gerçektir.

Geri dönülmez pişmanlıklar yaşamamak için bugün çocuğumuza zaman ayıralım onları koşulsuz sevdiğimizi hissettirelim. Olumsuz her davranışı eleştirmeyelim, olumlu davranışlarını görmezden gelmeyelim ve ödüllendirelim. Tüm bunlar aynı zamanda doğal sağlıklı bir iletişim içinde olmamıza kaynaklık edecek davranışlardır. Allah hepimize kolaylıklar versin kalplerimizi sevgiyle şefkatle doldursun iyi bir anne baba olarak hayırlı, mutlu, sağlıklı çocuklar yetiştirme temennisi ve duası ile…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr