• BIST 104.977
  • Altın 146,309
  • Dolar 3,5122
  • Euro 4,1828
  • İstanbul 26 °C
  • Adıyaman 28 °C
  • Ankara 25 °C

Darbe Muhasebesi II:

Abdurrahman ÖZKAN

Orta Ve Uzun Vadedeli Sonuçları

Bir önceki yazının başında herkes gibi darbenin dehşetengiz olduğuna vurgu yaparken, darbenin dehşetinin kimsenin darbeyi Fehullah Gülen ve grubundan beklememesinden kaynaklandığını söylemiştim. Bu bize başka bir gerçeği göstermektedir. Bir şey ne kadar amacının dışında bir görüntü verirse, eylemi de o kadar şiddetli bir etki yapmaktadır. Koyunun aslan gibi kükremesi gibi…  Buradan yola çıkarak başka bir gerçeği de görüyoruz. O da şudur: legal faaliyetlerle legal amaçlarını her gün açıklayan bir hareket ne kadar dikkatleri üstüne çekmez ve kolay kabul görür ise, illegal amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir eylem içine girmesi de o derece şiddetli bir tepkiyle karşılanmıştır.

Bu legal görünümlü ama uzun vadede illegal hedefleri olan bir hareketin güçlendikçe, bağlıları tarafından açık da olsa hukuk dışı, din dışı, ahlak dışı eylemler başlaması karşısında toplumsal tepki cılız kalmıştır. Şüphesiz meşru olmayan faaliyetlerinden rahatsız olan, mağdur olan sayısız insanın sesini duyduk, ama tek tek bireyler ve birey bilincinden yoksun devlet kurumları bunlara karşı koyamadı. İşte bu karşı koyamamanın sebebi de legal görünümlü bir örgüt olmasıdır.

Bence FETÖ’nün elemanları ve faaliyetlerine dair kovuşturmaları doğru yapmak ve değerlendirmek için FETÖ’nün kendi yapı ve işleyişinin iyi çözümlenmesi gerekmektedir. Bu yapılmadığı zaman, yapılan kovuşturmalarının çeşitli eleştirilerle bulandırmanın çok kolay olacağını göreceğiz. Hem de orta ve kısa vadede sonuçlarını da öngörmek mümkün olmayacaktır. Sadece darbeyi konuşmak, günü konuşmak sığlığına düşmek olur. Bu dehşet darbe girişiminin orta ve uzun vadede sonuçları olacaktır. Artık bunlar üzerinde daha çok konuşmak gerekir.

Orta Vadede Darbe Sonuçları

Darbenin orta vadede sonuçları, darbeci örgütün gücünün zayıflatılmasına yönelik tedbirleri kapsamaktadır. Yani kamu çalışanlarının görevlerinden atılmaları veya tutuklanmaları, cezaların infazı, özel sektörde çalışanların birikimlerine el konulması ya da faaliyetlerinin engellenmesi ve örgütün mağdur ettiği insanların davalar açma süreci olacaktır. Bu süreç başlamıştır. Bu sürecin temel iki tartışması, kovuşturmaların adil yapılmadı ve Ak Parti’nin bu örgütün palazlanmasındaki rolü olacaktır. Bu tartışmaları sağlıklı yapmak için iki gerçeği gözden kaçırmamak gerekir:

Birincisi, FETÖ örgütü bağlıları eğitimde, ekonomide ve mesleki atamalarda sıkı bir dayanışma içinde faaliyetler gösterdiler. Onların bu dayanışması, birçok insanı ve kurumu mağdur etmiştir. Bunun sayısız örnekleri anlatılmaktadır. Gerçek bu olunca, bir öğretmenin FETÖ sendikasına üye olması, hükümeti eleştirmesi ya da örgütün sohbetlerine katılmasının masum gösterilmektedir. Örgütün her bağlısını koruma ve önünü açma dayanışmasının hiçbir kolektif bağı olmayan ve dolayısıyla böyle bir kolektif güç karşısında mağdur olmanın örneklerini olmamış kabul edilebilir mi?

Yapılacak kovuşturmalarda kurunun yanında yaşın da yanacağı sık sık dile getirenler olacaktır. Bu hem muhalefet partilerinin hem de başka ülkelerin önemli bir kozu olacak ve yine ‘diktatörlük’ suçlamaları yapılacaktır. Bunun yer yer örnekleri olsa da haklı kovuşturmalarını haksız duruma düşürme gayretleri devam edecektir.

Gerçek şudur: FETÖ ile ilişkisi olan hemen her elemanı ve etkisini insanlar tanımaktadır, bilmektedir. Cemaat dayanışması ile önü kesilen, işinden ayrılan, kovuşturmaya uğrayan, kumpasla adli suç isnat edilen insanların hakkının yenilmesinde her örgüt gönüldaşının payı vardır. Kovuşturmaları eleştirenlere bu mağduriyet örneklerini çokça dinletmek gerekir. Ki adaletin işleyişine laf yetiştirme derdine düşmesinler.

Orta vadede önemli tartışmalardan biri de, özellikle kovuşturmalar sebebiyle, AK Parti’nin söz konusu örgüt mensuplarını kamu kurumlarına yerleştirdikleri ve onları kamu ihalelerinden nemalandırdıkları tartışması olacaktır.

Bu tartışmada da gözden kaçırılan önemli bir gerçek bu örgütün kapalı bir dayanışma ile örgütlenmesi ve eğitim kurumlarında en başarılı öğrencilerin örgüte kazandırılarak kamuda istihdamın ilk sıralarına yerleştirilmesidir. Başarılı öğrencilerin kamuda görevlendirilmesini, cemaatin iktidar karşıtı bir eylemi yokken adli kovuşturma geçirmesi mümkün olmamıştır. Kaldı ki örgüte kazandırılmış bu düzeyde başarılı mezun öğrenciler her hükümet döneminde kamuda görevlendirilmiştir. Ancak yapılan eleştiriler, sanki virüs ilk defa Ak Parti döneminde devlet kurumlarına bulaşmış gibi yapılmaktadır.

Ayrıca Ak Parti iktidarından önce birçok hükümet yolsuzluğunda sesi çıkmayan örgüt, kamuda ve özel sektörde, siyasette güçlenince açıktan dişini göstermiştir. Bu dönemde Ak Parti iktidarının bu örgütün bağlılarını istihdam etmek, basiret bağlanması ile ilgili bir eleştiriyi haklı kılabilir, ancak ‘hırsızın hiç mi suçu yok’ diyerek, kendilerine namazlı niyazlı denilerek güvenen bir iktidarı düşürme hakkını da sormak lazım.

Uzun vadede darbe sonuçları

Uzun vadede ise bu darbe girişiminin iki önemli sonucu olacağını düşünüyorum.

Birincisi rasyonelleşme, ikincisi bireyselleşmedir. Her ikisinin de toplumsal ilişkilere ve Türkiye’nin dış politikalarına etkisi olacaktır.

Rasyonelleşmeden kasıt, cemaat, şeyh, veli, hoca efendi gibi dini kurum ve kişiliklerin dini yaşamada daha az referans kabul edileceğidir. Cemaatler de bu anlamda çok daha rasyonel davranmak, kapalı kapılar ardında faaliyetler yapamayacak, mistik veya batıni dini yorumları kuşkuyla karşılanacaktır.

Cemaatlerin iktidarın islami söylemi sebebiyle azalan ideolojik iddiaları daha da dar bir alana çekilecek ve liberal kapitalist yaşam felsefesini olmazsa olmazı bireyselleşmiş toplum için önemli bir adım da tamamlanacaktır.

Uzun zamanda önemli bir sonuç da, tıpkı Kürt sorunu, Alevi sorunu gibi sorunlarda olduğu gibi, bu sorun üzerinde de akademik, entelektüel zaman ve enerji israfının uzun süre olacak olmasıdır. Birçok Ortadoğu ve Afrika ülkesinde bu benzeri sorunlar yaratılarak ekonomik ve entelektüel birikim heba edilmektedir. Maalesef Türkiye’de de FETÖ darbesinin etkilerinin önlenmesi için birçok kurumsal yapının yenilenmesi sebebiyle ekonomik israf, gazete, kitap ve dergilerde uzman ve yazarların daha çokça zaman ve mürekkep harcayacağı bellidir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr