• BIST 92.424
  • Altın 150,326
  • Dolar 3,6475
  • Euro 3,9001
  • Adıyaman 22 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 2 °C

Davasız İnsan Yoktur: Ya Hak Ya Batıl

Davasız İnsan Yoktur: Ya Hak Ya Batıl
Milyarlarca mensubunun olduğu İslam alemi kan revan ve zulüm içerisinde. Fitne her tarafı sarmış.

Mensubu olduğumuz kardeş kabul ettiğimiz insanların bu hali bize hiçbir gayret vermesi gerekmiyor mu? Bu dünyanın veya rahatlığımızın bize ebediyen verildiğini mi düşünüyoruz? Daha ne zamana kadar oyalanacağız?

Düşünsenize nehirde boğulmak üzere olan  5 yaşında bir çocukla karşılaşan biri. Çocuk nehrin azgın sularında çırpınıyor, bağırıyor, yardım istiyor. Onu gören kişi de elbisesi ıslanmasın veya çamur olmasın diye o çocuğu ölüme terkederse  ve o çocuk da ölürse o kişinin durumu ne olur? Bu kişi sizce zalim midir yoksa sadece kendi halinde kimseye zararı olmayan birisi mi?

İşte bugün tüm İslam dünyası bu çocuk misali boğulmakla yüz yüzedir. Eğer mümin iseniz o halde gözlerinizi kapatarak, ya da “elimden bir şey gelmez”, bir şey bilmem ki, zaten bir şeyler yapanlar var, Müslümanlara güven olmaz vb. sözlerin ardına saklanarak kurtulamazsınız zalim olmaktan. Gücünüz (maddi veya manevi)  ve ilminiz neye yetiyorsa onu kullanarak, kendinizi bu konuda geliştirmeye ve İslam adına çözümler üretmeye gayret göstererek ya da bunları yapabilen dava erlerini destekleyerek kurtulabilirsiniz.

Bizi zalim olmaktan ancak davamızın adamı olmak  kurtarabilir. Dava, gerçekleşmesi için çalışılan fikir veya hayat anlayışıdır. Her insanın mutlaka bir davası vardır. Davalar ikiye ayrılır: hak ve batıl. Hak, rabbimizin rızasına uygun olarak İslamın hakimiyeti için gayret göstermektir. Batıl, ne kadar zahmet çekerek gayret etsek de sonuçta Rabbimizin katında boşa gidecek olandır. İntihar eden de bir dava için canını vermiştir, İslamın yaşanması ve yaşatılması, güçlenmesi noktasında fedakarlık yaparak şehit olan da canını vermiştir. Fakat birincisi ile ikincisi arasında hak ve batıl kadar fark vardır.

Kişinin davası ne ise onun için gayret gösterir, kızar, fedakarlık yapar, zahmet çeker, uykuları bölünür. Bu dava bazen bir sınav, kız, makam, rahat yaşam, markalı yaşam, para olabilir.  Davası için bakıyoruz ki adam, sevdiği kıza kavuşamadığı için veya sınavda başarılı olamadığı için canına kıymış. Bu kişi bile davasına kavuşamadığı için bunu yapmıştır. Davası olması gereken mümin, kendini hangi davayı seçmiştir?

Davamız, Rabbimizin bizim için uygun gördüğü ve ciddiyetle-hassasiyetle sarılmamızı istediği, tüm insanlığın kurtuluşunun vesilesi olan İslam mı yoksa kendimiz için güzel bir meslek, rahat bir hayat için zahmetlere katlandığımız dünya ya da batıl davası mı? 40 yıl boyunca ticaret yaptıktan sonra iflas eden kişi veya 4 yıl lise okuduktan sonra diploması kabul edilmeyen bir öğrenci gibi en sonunda boşa gidecek olan dünya ve içindekilerin (sadece ders, internet, gırgır şamata, gününü gün etme, tüketim) davası mı? Müslüman sadece namaz kılarak, oruç tutarak, sadaka vererek, haftalık bir sohbete katılarak zalim olmaktan kurtulamaz. “müminler, sadece “iman ettik” demekle kendi hallerine bırakılıvereceklerini, imtihana tabi tutulmayacaklarını mı zannettiler?” (ankebut 2) Yukarda verilen örnekteki çocuğu boğulmaktan kurtarmak için bir şeyler yapmayan Müslüman misali zalim olur. Dinimiz, din kardeşlerimiz yanıyor, boğuluyor, feryat ediyor.

İslami mücadelede atılacak ilk adım, insanın kendi nefsini fethetmesi, onu bütünüyle Allah’ın rızasına boyun eğdirmesidir. Ne olursun bir şeyler yap. Namaz kıl, oruç tut, infak et, bir kötülüğü önlemeye çalış, bir arkadaşını kötülükten alıkoy, kendindeki bir kötülüğü gider, kötü ortamlardan kop, bir kitap oku (Allah için), bir fedakarlık yap. Ama Allah için O’nun hakimiyetinin yerleşmesi uğruna olsun. Karşılıksız, sitemsiz olsun. Vesselamu ala menittebeal huda.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr