• BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • İstanbul 10 °C
  • Adıyaman 2 °C
  • Ankara 3 °C

Değişim ve Nevruz

Abdullah YEKTA

 Muhafazakar ile modern(yeni) olan arasındaki geçiş süreci değişimdir.  Değişim, hayatı yaşanılabilecek duruma getirmektir. Değişime ayak uyduramayanlar,  geçmişte kalırlar. Kurtuluşu geçmişe bağlı kalmakta görürler. Yeni olan her şeye karşı olurlar. Muhafazakarlık  kimi zaman toplumların yıkılmalarına sebep olmuştur. Modern zamanlarda geleneksel olanı ayakta tutarak ilerleyen ve gelişebilen bir toplumu göstermek, sanırım zordur. Bireysel gelişim uzmanlarının de  söylediği gibi değişmeyen tek şey vardır,  o da değişimdir.

Allah ile insan arasındaki diyaloga baktığımızda yine değişim hakimdir. Allah her zaman toplumun ihtiyacına göre yeni hükümler ve bilgiler gönderir. Muhafazakar, tutucu ve değişime karşı direnenler ise her zaman, iman etmeyen müşrik ve inançsızlar olmuşlardır. Peygamberler her zaman ‘yeni-türedi’ olarak nitelendirilmişlerdir.  Oysa ki inanç açısında peygamberler farklı ve yeni bir şey getirmemişlerdir. Bu açıdan bakıldığında, inanç konuları değişimin dışındadırlar. Bunun dışında sosyal, siyasal, ekonomik v.s. konularda değişim elzem olan bir şeydir.

Yirmi birinci asırda, 2015’te yeni bir nevruzu idrak ediyoruz. Geçmişte, Türkiye’ de nevruz, Marksist, Leninist, bölücü ve inançsız kimselerin eylemi olarak nitelenirdi. Gerçi o zamanlar da dış dünyada nevruz bir bahar bayramı, bir işçi bayramı olarak kutlanıyordu. Türkler başta olmak üzere bütün doğulu toplumlar bir bahar bayramı olarak, nevruzu kutlarlardı. Fakat Türküye Cumhuriyeti laik ve ulusalcı bir zihniyetle bu bayrama karşı çıkardı.  Oysa ki yanlış hiç bir zaman geçerli ve doğru bir kural olamaz. Değişime karşı, dağ bile dayanamaz. İnsanların konuştuğu dili, dini ve folklorunu sürekli olarak yasaklamak mümkün olamazdı. Nihayetinde Türküye Cumhuriyeti de değişimi kabullenmek zorunda kaldı. Bu gün Nevruz, Türk ve Kürt, her kesimin bayramı olmuştur.  Bu, birkaç yıldır nevruz, toplumsal barışın sembolü olmasından dolayı daha da önem kazanmıştır.

Bu gün nevruz, değişim için önemli bir gün olmuştur, fakat toplumsal alanda bu önemli gelişmeyi bizim için avantaja dönüştürecek temsil gücünden yoksunuz. Kürt kimliğini etnik, kültürel, dini  ve bütün aidiyetiyle temsil decek bir parti veya liderlikten mahrumuz. Devletin muhatap aldığı, sorunu beraber çözmeye çalıştığı HDP belli bir zihniyeti temsil etmektedir. Bütün kürtleri kucaklayacak bir siyasi hareket değildir.  HDP kimi zaman türk unsuruna,kimi zaman da CHP zihniyetine bürünerek islami kimliğe sahip olan parti veya gruplara düşmanlık etmektedir. Dolasıyla her kesimi temsil yetki ve salahiyetine sahip değildir. Hükümet ve PKK’nın lideri Öcalan değişimden yana çok olumlu gelişmelere imza atarken HDP hala ayak diretmeye devam ediyor.  Yeni ve genç, toplumsal kesimleri temsil eden bir siyaset sürdürmesi gerekirken CHP’nin kopyası bir parti olmaya çalışıyor.

HDP başkanın, Barış sürecini her ne pahasına olursa olsun sürdürmeye kararlı olanlarla  diyaloğa girmesi gerekirken, onlara düşmanlık yapmaktadır. Adeta barışın olmaması için elinde geleni yapmaktadır. Dağdaki  PKK gerillalarının dahi gerisinde bir politika izlemektedir.   HDP bir parti olarak, bugüne kadar kendilerini eşkıya, bölücü ve millet düşmanı olarak niteleyen MHP, CHP ve Paralel yapıyla aynı safta yer alabilmektedir. Cumhuriyet döneminden bu yana en cesur ve barışçı adımlar atan partiye de düşmanlık edebilmektedir. Bu partinin temsil ettiğini söylediği halk açısından düşünülürse, kendi ayağına kurşun sıkmaktır. Çünkü her zaman kendilerini yok sayan unsurlarla saf tutmaktadırlar.

Bir diğer yanlış da hükümetin bu konuda sadece HDP’yı muhatap almış olmasıdır. Kendisine  oy vermeyen çoğu insana göre HDP, CHP’nin bir kopyasıdır. Dolayısıyla her kesimi temsil edememektedir. Eğer HDP, Bütün Türkiyenin partisi olmak istiyorsa bu konularda kanaat ve tutum değişikliğine gitmelidir.

Evet, bugün her şeyden evvel değişimin öncüsü olmaya aday olan HDP’nın  değişimden nasibini alması gerekir. Kendilerini değiştiremeyenler, değişime öncü  olamazlar.  İster devlet olsun, isterse parti veya cemaatler olsun, değişmemekte direnenler her zaman kaybetmişlerdir.

                 NEVRUZ PÎRUZ BE
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr