• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Adıyaman 29 °C
  • Ankara 22 °C

Dua Ve Tevhid

Abdullah YEKTA

İmtihanda başarılı olmak için öğrencilerimiz, yine ellerinde Kur’an’ı Kerim’lerle, mezarlıklara koştular, ölülerin yanına gittiler. Yardım istemek için mi gittiler, bilemiyorum, bunu o gençlere sormak lazım. Her halde yardımın gelmesi için mezardakilere Kur’an okudular. Geçen hafta sonu YGS imtihanından önce gençlerin uğrak yerlerinden biri de mezarlıklardı. Gördüğümüz o gençler, itina ile mezarlıkta Kur’an okuyorlardı. Mezarlıkta yatanlar da dirilerden daha sakin, sessiz ve zararsızlardı. Kur’an okuyan o gençlerin bir umutla mezarlığa geldikleri yüzlerinde okunuyordu.

Allah’a dileğini ulaştırmak için mezara gitmeye gerek var mı? Allah her an ve yerde yanımızda değil mi? Yoksa bu hususta Allah’a olan inancımız eksik mi?  Dualarımızı, ölüler vasıtasıyla mı Allah’a ulaştıracağız? Duymayan, işitmeyen, konuşmayan ve hareket etmeyen; bizi göremeyen toprak olmuş ve bir yığın kemikten ibaret kalmış olan ölüler bize ne yapabilecek? Bize nasıl yardım da bulunacak? İmtihanda başarılı olalım diye zihinlerimizi mi açacak, yoksa anlayışımızı mı güçlendirecek?  Evet, mezarlıkta yatanlar bizim için ne yapabilecek acaba?

İnsana en yakın olan Allah değil mi? O, insana, insandan daha yakın değil mi? Her nerede olursak olalım, Allah’a dua edemez miyiz,  dualarımız O’na ulaşmaz mı? O dualarımızı işitmez mi?

Allah, “ Beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin. Ey iman edenler sabır ve namazla (Allah’tan) yardım dileyin…” (Bakara:152-153) buyurmaktadır. 

“Rabbiniz buyurdu ki: Bana dua edin, duanızı kabul edeyim. Bana kulluk etmeğe tenezzül etmeyenler, aşağılık olarak cehenneme gireceklerdir.” (Mü’min: 60)

Bize, şahdamarımızdan, bize daha yakın olan Allah, benden isteyin, bana dua edin, diyor. Günde 40 kere namazımızda okuduğumuz  “Sadece ve sadece sana ibadet eder ve sadece senden yardım dileriz.” ayeti bize bir şey anlatmıyor mu?

Hangi ayet ve hangi hadis “Eline Kur’an’ı al, mezarlığa git ve mezarlıkta yatan ölüye oku” diyor? Peygamberimiz (sav.) kimin mezarına gidip Kur’an okudu? Çok sevdiği Hz. Hatice’nin mezarına mı gidip Kur’an okudu? Uhut şehitlerine mi okudu? Peygamberimiz (sav.) mezarda yatanlara dua etmekten başka bir şey yapmadı.

O halde bu yanlış inançlardan kurtulalım. Bir şey isteyecek isek, direk Allah’tan isteyelim. Başkalarını araya koymanın bir anlamı yok. Başkalarından himmet istemeyelim. Ölüden değil, diriden dua isteyelim, yaşayana umut besleyelim.

Allah, bize, nasıl dua edeceğimizi, nasıl kendisine yalvaracağımızı, nasıl istekte bulunacağımızı bize öğretmektedir: “En güzel isimler onundur.  O halde O’na (Allah’a) o isimlerle dua ediniz.” (A’raf: 180) Evet, Allah, kendisine nasıl inanacağımızı, nasıl ibadet edeceğimizi ve nasıl dua edeceğimizi bize öğretmektedir.

Mü’min, sadece Allah’a gönülden bağlanabilir. Sadece O’na dua edebilir ve O’ndan yardım isteyebilir. Duanın tevhit ile birebir ilişkisi vardır. Duası bozuk ve yanlış olanın tevhit inancı da bozuk ve yanlış olur. Allah’a olan inancı da bozuk olur. Saf, temiz ve apaçık tevhit inancı varken başka şeylerin ardına düşmemek gerekir. Allah ile kendi aramıza yaşayan olsun, ölü olsun başka insanları koymayalım. Tevhit inancına şirki bulaştırmayalım.

Kur’an hayat kitabıdır. Ölülere okunması için indirilmemiştir.  Ölüler onu anlayamaz; çünkü ölünün bu dünya ile bütün bağları kesilmiştir. Ölüler bu kitaptan mesul değildir. Yaşayan insan, Kur’an’ı okuyup anlamakla ve onu yaşamakla mükelleftir.  Kur’an’ı mezarda ölülere okuyacağımıza; ister mü’min, ister kâfir olsun, yaşayan birine okuyalım belki ölü kalpleri dirilir. Şurası bir gerçektir ki kâfirin bu kitaba ihtiyacı vardır fakat ölüler bundan istifade edemez. Son olarak mezarlıklarda sıkça okunan Yasin suresindeki ayetlere kulak verelim:

“Babaları uyarılmamış, kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu( bu Kur’an’la) uyarman için (seni gönderdik).” (Yâsîn:6)

“… O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. ( Bu Kur’an Muhammed’e verildi) ki, diri olanları uyarsın ve inkâr edenlere de azap sözü hak olsun.”  (Yâsîn:69-70)

Selam ve dua ile

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr