• BIST 109.330
  • Altın 155,622
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 16 °C
  • Adıyaman 10 °C
  • Ankara 0 °C

Düğünlerimiz

Abdullah YEKTA
                      

Evlenmek, evlilik için düğün ve tören yapmak, sevinmek ve insanların bu sevinçlerini çeşitli vesilelerle belirtmeleri son derece doğal ve tabiidir. İslam gizli evlenmeyi usulen yasaklamıştır. Peygamber(sav), nikâhı şahitler huzurunda kıyılmasını ve duyurulmasını emrediyor.  Bize bu konuda nasıl bir evlilik yapacağımızı da gösteriyor: “Bir kadınla dört şey için evlenilir: Malı için, nesebi için, güzelliği için, dini için. Sen dindarı seç de huzur bul.”  Peygamberimiz(sav) amaca uygun olan seçeneği de bize belirtiyor. 

                   

Dinimiz öncelikle diyanetin aranmasını tavsiye eder. Kur'ân-ı Kerim, bu meselede müminlere, eş olarak mutlaka ehli-i iman biriyle evlenmeyi irşat buyurur, mümin eşin, hoşa gidecek kâfirden daha hayırlı olacağı ifade edilir (Bakara -221).

                

Bir diğer konu ise erkek çocuklarının sünnet edilmesidir. Bu konuda da peygamber(sav), “Beş şey fıtrattandır:

Sünnet olmak, etek tıraşı yapmak, koltuk altını tıraş edip temizlemek, tırnakları kes­mek, bıyığı kısaltmaktır.”

               

Evlenmek, atamız Âdem (as)den günümüze kadar neslimizi devam ettirmek için gelen bir sünnettir. Erkek çocukların sünneti ise,  İbrahim(as)den günümüze gelen bir sünnet olduğu rivayet edilir. 

            

Müslüman olarak düğünlerimizin kültürümüzü yansıtması gerekir.  Maalesef bu gün düğünlerimiz, sünnet törenlerimiz İslam kültürünü yansıtmıyor. Gelenekle modern arasında gidip gelen düğün ve sünnet törenlerimiz, her hangi bir amaçtan yoksun, batı kentlerinde yapılan gayrı İslami düğünlere benzemektedirler. Taklide dayalı, bayanın her hareketinde cinsiyetini belirtmeye ve hissetmeye çalıştığı bir kültür hâkimdir.   

        

İnsan doğasına uygun bir müzik yok. Dinimize,  örf ve adetlerimize uygun kutlama ve eğlence maalesef yok. Bu, yüksek ses ve aşırı gürültü ile yapılan düğünlerimizde birçok insan hakları da ihlal edilmektedir. Düğüne gelen insanların yanı sıra düğün salonlarının etrafında ikamet eden insanlarımız da aşırı sesten rahatsız olmaktadırlar. Atılan havai fişekler, köy ve aşiret duygularıyla havaya sıkılan silahlar, aynı zamanda bir tehlike saçmaktadır. Bu konuda belediye ve emniyet yetkilileri üzerine düşen görevi yapmamaktadırlar. Belediye yüksek frekanslı sese, emniyet de atılan silahlara izin vermemek suretiyle müdahalede bulunabilir. Her işimizde kanunsuzluğu teşvik etmenin bir anlamı yok. Elindeki tabancayla havaya ateş eden insan, o tabancayı başka insanlara karşı kullanma güvenini hisseder, kendisinde. Toplumda suçlarla mücadele, suç unsurlarını ortadan kaldırmakla başlar.

       

Bir diğer husus sünnet törenlerimiz ve düğünlerde tutulan bağış defteridir. Sünnet ve düğünlerde esas olan Allah rızasıdır. Davet edip yemek yedirdiğin insanların önüne kim ne kadar para verdi? Hangi hediyeyi getirdi, diye liste tutmak insani değildir. Allah rızasından uzak bir gelenektir. Hem yemeğe davet edeceksin hem de gelen davetlilerden para alacaksın, bu modern bir dilenciliktir. Gelen insanlar Allah rızası ve gönül hoşluğuyla bağışta bulunmuyorlarsa yapılan bağış haramdır. “ Başkaları veriyor, ben vermesem olmaz, şanıma yakışmaz, ayıp olur” düşüncesiyle yapılan bağışlar da riya karıştığı için haram cinsindendir.

      

Toplumumuzun bu ayıp ve kusurlu adetlerden kurtulması ve kendilerine ait, kendilerine yakışan düğün ve törenlere kavuşması dileğiyle. 
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr