• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 21 °C

Düştüğümüz Durum

Adem Ballı

Bugün dünyanın neresine bakarsanız bakın Müslümanın kanı oluk oluk akıtılmaktadır. Bu durum asırlardır bu şekilde devam etmektedir. Gün geçmiyor ki bir yerimiz parçalanmasın, gün geçmiyor ki bir yanımız kan ağlamasın.

Bir gün oluyor acının adı Suriye diğer gün Filistin bir başka gün Doğu Türkistan ve bugün Arakan yine arakan yine arakan.

Arakandaki katliam yeni bir durum değil elbet. İkinci dünya savaşından bu yana sistematik bir şekilde Müslümanlara yönelik dini kültürel fiziki saldırılar devam etmektedir. Buradaki asıl güç mücadelesi Çin Hindistan ve ABD gibi çağın vampirleri arasında geçmektedir. Bu kan emiciler ve yerli işbirlikçileri çeşitli planlar yapmakta bu planların neticesinde oradaki Müslüman kardeşlerimiz büyük bir zulme uğramaktadırlar.

Peki, orda bunlar olup biterken biz ümmet olarak neresindeyiz bu işin. Ümmet dediğimizde yaklaşık olarak 63 ülke 1,5 milyarlık Müslüman ailesinden! Bahsediyoruz. Nerede bu ümmet her zaman olduğu gibi herkes kendi derdinde…

Niye özne değiliz? Niye hep nesneyiz? Bu durum daha ne kadar devam edecek? Elbette bazı çalışmalar oluyor arakana yönelik hükümetin ve STK’larımızın yardım faaliyetlerini küçümsemiyoruz tabi ki…

Başka bir şeyden bahsediyoruz. Bizler bir türlü kâfirden hayır gelmeyeceği konusunda şuur sahibi olamadık. Halen BM, AB, ABD, NATO vb. küfür ordularından medet umuyoruz.

Artık kendi göbeğimizi kendimizin keseceği ve oyun kurucu olacağımız zamanların zamanı çoktan geldi geçiyor. Bugünkü yaralarımıza getirdiğimiz çözümler yırtığa yama söküğe dikişten öteye geçmiyor.

Gazze ağlıyor. Hadi sosyal yardımlar için harekete geçelim(kesinlikle yanlış anlaşılmasın yardımları küçümsemiyorum).Suriye ağlıyor yine aynı sudan ağlıyor yine aynı yine aynı yine aynı…

Bu döngü bize dar bu döngü bize zulüm bu döngü inancımıza hakaret… İnandığımız rabbimiz Her şeye güç kuvvet ve kudreti yeten siz ona teslim olduğunuzda gerçekten elinizden gelen gayreti sarf ettiğinizde en güçlü orduları dize getirebilecek olan mutlak bir güçtür.

Evet, sorunların köküne inmemiz gerekiyor. Yaşadığımız koşullar uğradığımız zulümler içinde bulunduğumuz durumun bir sonucu sadece. Sebeplere bakmamız gerekiyor.

Öncelikle ne kadar samimiyiz ve istikamet üzereyiz. Kimse kızmasın Arakanda ki ya da başka bir İslam coğrafyasındaki ölümlerin üzerinden parçalanmış bedenlerin fotoğraflarını a sosyal medyada paylaşmak ya da içli acık sözler serdetmek sadece vicdanlarımızı sahte bir tatmine maruz bırakır ki bu daha kötü bir durum.

Evet, bu sahte tatminin içinden çıkmamız gerekiyor. Samimiyet her yönden gayret gerektirir. Gerçekten yaşanan ahvalden ıstırap duyuyorsak önce evlerimizden başlamamız gerekiyor.

İçinde yaşadığımız toplumun ıslahı için çiğnenen İslami değerleri yeniden diriltmemiz gerekiyor. Bakınız bugün adı sanı Müslüman birçok insanımız zinanın faizin kumarın her türlüsünün pençesinde debelenmektedir. Bu şeytan işi pislikleri ortadan kaldırmadan arakana asli yardımı götüremeyiz.

Gençlerimiz ah gençlerimiz Arakan Suriye’de kardeşlerimiz bedenen parçalanmakta iken burada bu ülkeden gençlerimiz manen paramparça haldeler tertemiz bir İslam gençliği oluşturmadan Suriye ye asıl yardımı götüremeyiz.

Ve kadınlarımız kızlarımız baksanıza hele kapitalizmin popüler kültürün tüketim kültürünün çağdaş kölesi olmuş boğulmaktalar… Yeniden Hz Zeynepler asiyeler Meryemler Zeynep el gazaliler yetiştirmeden Doğu Türkistan’a asıl yardımı götüremeyiz.

Asıl güç olmamız için asıl problemlerimizin farkında olmamız şart. Samimiyet bunu gerektirir ve istikamet budur. Yine sosyal yardımlarımızı yapalım yapılan zulümleri dile getirelim ama kafirden dost olunmayacağını bilelim. Ve ila nihayet sosyal siyasal ekonomik ve askeri bir güç olmadan zulme uğrayan hiçbir Müslümanın derdine gerçek manada derman olamayız bunu da bilelim.

Selam ve dua ile

 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr