• BIST 111.460
  • Altın 174,448
  • Dolar 4,0429
  • Euro 4,9740
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 19 °C
  • Ankara 16 °C

Düşünceler

Y.YAVUZYILMAZ

“Benim Kur'an ve Sünnet okumalarım milliyetçiliğe bir imkan tanımıyor. Kur'an iyi insanın ne tür özelliklere sahip olduğunu açık ve net ifadelerle sıralıyor. İnsanların nasıl adlandırılmaları gerektiğini belirtiyor. O tanımlanan kimlik benim için yeterlidir. Başka hiçbir kimlik için mücadele etmem. İnsanların etnik, dini, kültürel farklılıklarından dolayı zulüm görmelerine karşı dururum ama milliyetçiliğin hiçbir tonuna sempati ile bakmam. Sadece Türk milliyetçiliklerine değil, Yunan, Ermeni, Kürt milliyetçiliklerini de mesafeli dururum. Etnik talepleri aşan ve herkes için adalet, özgürlük isteyenlere sempati duyarım.”

"Ulusalcılık kendini kaçınılmaz olarak toprak, vatan, etnik ve kültürel temeller ve bayrak gibi semboller üzerinden tanımlar. Ben bu tip tanımlamaların doğası gereği seküler olduğunu düşünüyorum. Dahası bu ilkeler üzerinden İslami bir mücadele yapılamayacağı gibi, adil bir toplum oluşturmak da mümkün değildir."

 “Meşru bir amaca ulaşmak için her şeyi mubah gören bir anlayış asla amaca ulaşamaz. Şiddet üretirsen veya şiddet karşısında sessiz kalırsan sana inananlar azalır. İnsanlar artık sadece devlet şiddetini eleştirenlere prim vermiyor. Daha vicdana uygun hareket etmek gerek.”

 “İdeolojik ve örgütsel tutum kendi örgütüne bağlı olanları ve militanları o kadar yüceltir ki, onlara insanüstü bir kimlik kazandırır. Aslında bu devlet mantığının tersten üretilmesinden başka bir şey değildir. Tasavvuf alanındaki kutsallaştırma örgüt içinde seküler yöntemlerle yeniden üretilir. Aslında bu durum tasavvuftakine benzer hatta ona rahmet okutacak bir itaat kültürü yaratır.”

 “İslamcılık bitmiyor dönüşüyor. İslam bitmediği gibi İslamcılık da bitmez. Bugünkü Müslümanların dünyadaki durumuna bakıp İslam bitti diyebilir miyiz? İslam bitmediği müddetçe, İslam’ı siyasal okuma biçimleri de bitmeyecek demektir. İslamcılıkların başarısız olduklarını savunmak başka bu düşünce tarzının bittiğini söylemek başkadır. Daha açıkçası bizim parti kaybettiğinde demokrasi sona ermiyor.”

"Türkiye'de Nurettin Topçu veya Sezai Karakoç'un değil de, mesela Necip Fazıl'ın daha etkili olması, İslamcı düşüncenin kültürel derinliğe çok pirim vermediğini de açıkça gösteriyor. "

"Ben hem İslamcılığın kendi tarihsel birikimini hem de eleştirilerini değerli buluyorum. Ayrıca bu tartışmalar yeni de değildir. Pakistan'ın Hindistan'dan ayrılma sürecinde iki büyük İslamcı düşünür karşı karşıya gelmişti. Fazlurrahman Pakistan'ın ayrı bir devlet olarak kurulması gerektiğini savunurken Abu'l Kelam Azad, Hindistan ile birlikteliği savunuyordu. İslamcı düşüncenin başlangıç noktasında bulunan C. Afgani ve M. Abduh arasında da İslami mücadelenin yöntemi konusunda farklılık vardır. Afgani bağımsız devletlerin kurulmasına öncelik verirken, Abduh eğitim faaliyetlerini önemsiyordu."

"İran Devriminin ilk dönemlerdeki heyecanını yitirip, dünyanın pragmatik ve reel siyaseti arasında bir yön bulma sonucunda ürettiği pragmatizm ve ulus devlet refleksleri bir kenara bırakılacak olursa Humeyni hakkında şunu söyleyebiliriz: Humeyni 20. yüzyılda nebevi hareketin izini süren en büyük İslam alimi ve devrimcilerinden biriydi. "Ne Doğu ne Batı " anlayışıyla özgün bir İslami çizgi benimsedi. Batı kaynaklı devrimci hareketlerin ezikliğini yaşayan Müslümanlara dini bir devrimin her zaman mümkün olabileceğinin işaretini verdi.
İran'ın şimdiki konumu ise oldukça trajiktir."

"Türkiye'de genelde tasavvuf karşıtı olarak var olan İslamcılığın İran devrimi ve onun lideri Humeyni'ye duyduğu sempati, Humeyni'nin eserlerinin çevrilmesiyle şok etkisi yarattı. Türk İslamcılığının neredeyse küfürle itham ettiği Mevlana ve Arabi temel referans noktalarından biriydi Humeyni'nin."

 “Gezi tipi muhalefetin toplumda yaygınlaşması mümkün değildi. Toplumsal değerlere yaslanmayan dili ile marjinalleşmesi kaçınılmazdı. Bir kısım İslamcılar romantik devrimci hislerin etkisiyle olaya müdahil olmaya çalışmaları sadece devrim nostaljisi idi. Gezi ruhuna katılmak isteyen İslamcılar Hacı Bayram ruhundan koptular. Hacı Bayram'da ki tarih felsefesini, dingilliği Kızılay'a taşımak mümkün değildi. Bu toplum için Hacı Bayram sahici, Gezi ise türedi idi. Anadolu mayasının kaynağı Hacı Bayram Veli'nin dingilliği ve huzur veren yapısıdır. Gezi ruhuna katılmak isteyen İslamcılar Hacı Bayramdan koptuğu için artık eski mahalledeki yerlerdi de tartışmalı hale geldi. Ne gezi Ruhuna katılabildiler, ne de Hacı Bayrama dönebiliyorlar. Trajik bir kimliksizlik hali."

 “Geçmişte İslam hukukçularının içtihatlarını bugünün şartlarından bakarak değerlendirmek anakronizmdir kuşkusuz. O zamanın şartlarında verilen hükümlerin bugün doğru olmasını beklemek hukuk mantığına aykırıdır. Verilen hükümler tarih, zaman, hukukçunun bilgisi ile sınırlıdır. Kaldı ki, bir coğrafyada verilen hüküm, aynı zamanda başka bir coğrafyada geçerli olmayabilir.”

 “Hele bin yıl öncesinin sosyal hayatla ilgili hükümlerini günümüz için bağlayıcı sanmak tarihi dondurmak ve günümüzden kopmak demektir. Bugün İslam dünyasında çoğu zihin geçmişe dönük yaşamaktadır. Bu zihin günümüze ve geleceğe yoğunlaşmaz. Bedeni olarak çağdaşımız olan kişiyle zihinsel olarak büyük bir mesafemiz vardır. Dolayısıyla dini anlama ve kavrama biçimimiz arasında kapanmaz bir vadi vardır. Biz geçmişe bakarken külün içindeki közü arıyoruz, o ise közün etrafını saran külü kutsuyor. Dolayısıyla görünürde aynı dini savunmamız karşı birbirimize karşı mücadele ediyoruz.”

“İbadetlerde biçim içerik ilişkisi önemlidir. Biçim fıkıhla, içerik ahlakla ilgilidir. Biçimsiz, formsuz ibadet olmayacağı gibi, içeriksiz ahlaksız, samimiyetsiz ibadet olmaz. Sanıyorum en büyük sorun biçimi kutsayan ama içeriği unutan ibadet anlayışıdır. Bundan dolayı sakallı ancak kolaylıkla yalan söyleyen insanları aldatan görüntü yaygın olarak ortaya çıkıyor. İçerik azalınca form kutsanıyor.”

"İslamcılık bitmeyecek, ama zorunlu olarak dönüşecek. İslamcılık tarihseldir, gelecek zamanlar için bugünkü şekliyle kalamaz. İslamcılık, belirli bir coğrafya ve tarih kesitinde karşılaştığı sorunlara cevap bulmak için dinin metinlerinden hareketle yapılan beşeri bir yorumdur. Dolayısıyla her yorum coğrafya ve şartlar değiştikçe değişecektir. İslamcılık bitti mi? tartışmaları anlamsız. İslamcılıktan bir dönem üretilen düşünceyi anlıyorsak bitmek zorunda zaten. İslamcılık bitmeyecek, dönüşecek. Dönüşmek zorunda. Bunun iyi mi kötü mü olduğu tartışması ise bahsi diğer."

"İslam’ı sol, sosyalizm, milliyetçilik ve muhafazakarlığa kurban etmeyelim. İslam bir din olarak kaynağı diğer insan ürünü olan ideolojilerden farklıdır. Allah yanılmaz, insan yanılır, Allah için zaman yoktur, insan belli bir zamanın çocuğudur, Allah unutmaz, insan unutur. Bu yüzden konumu ve bilgisi ne olursa olsun hiçbir düşünce vahiyle eşitlenemez."

"İslamcılık da dahil her ideoloji yanılgıya açıktır. Konumu, bilgisi ne olursa olsun hiçbir insanın oluşturduğu düşünce biçimi (Ulusalcılık, Milliyetçilik, Sosyalizm, Faşizm, Kemalizm, Liberalizm..) hatasız ve evrensel olamaz. Hatasızlık ve evrensellik sadece yanılgısız, öncesiz ve sonrasız olan varlığa aittir. Her kim kendi ideolojisinin mutlak doğru olduğunu iddia ediyorsa ona kutsallık yüklüyor demektir."

"Tarih ve sosyolojiden yoksun yorumlar, yanılgıdan da uzaktırlar; çünkü test edilecekleri bir ortam yoktur. Örneğin sosyalizmin eşitlikçi komünal toplum kurulduğunda çelişkiler sona erecek ve sömürü sona erecektir tezi. Test edilmesine imkan olamayan bir inanç biçimi. Sosyalistler özel mülkiyetin ortaya çıkmasıyla insanlığın bozulduğunu söylerler. Acaba özel mülkiyet mi insanların kişiliğini bozmuştur. Yoksa insan ontolojisinde yer alan sahip olma isteği mi özel mülkiyeti doğurmuştur.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr