• BIST 108.645
  • Altın 154,531
  • Dolar 3,8286
  • Euro 4,5258
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 10 °C
  • Ankara 1 °C

Eğitim Müfredatı Üzerine

Bilal AKGÜL
 Ülkemizin yeniden insanlığın medeniyet yarışında yerini alabilmesinin koşullarından biri olarak yeni anayasa çalışmaları gösterilmektedir.

Anayasaların toplumların ihtiyaçlarının karşılanması temelinde hazırlanması icab ettiği gibi, zamanın yarattığı değişim olgusu yenilikleri, değişime ayak uydurulmasını da zorunlu kılmaktadır.

Öyle ki toplumun ihtiyaçları değişmiş, yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmasına rağmen anayasanın aynı kalması bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Bu eksikliğin giderilmesine, toplumsal ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak yeni bir anayasanın, yeniliğe açık bir anayasanın yapılması zorunludur.

Mevcut anayasanın anormal bir süreç sonunda, anormal koşullarda hazırlanması bir diğer önemli noktadır. Nitekim vesayet altında hazırlanan bir anayasanın, sürecin aktörlerinin etkisini, rengini göstermesi içten bile değildir.

Özgürlükçü bir anayasa şu anda toplumun acil ihtiyaçları arasında bulunmaktadır.

Anayasa gibi değişimini önemli bulduğumuz; fakat nedense üzerinde fazla durulmayan, gündeme gelmeyen bir diğer sorun ise eğitim müfredatıdır.

Zaman zaman yenilikler yapılsa, eksikliklerinin giderilmesine yönelik çalışmalar olsa dahi mevcut müfredatın toplumun ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu kanaatindeyim.

Bugün eğitim çarkımızdan geçen insanların oluşturduğu sonuçlardan genel bir şikâyetin, rahatsızlığın olması bile sorunun çözümünde eğitim müfredatının rolü ile ilgili önemli veriler sağlıyor.

Eğitim müfredatları da tıpkı anayasalar gibi zamanın değişimi ile yenilenmesi, sorun alanları dikkate alınarak geliştirilmesi gereken bir konudur.

Buradaki değişimden kastımız tabii ki daha çok niteliği arttıracak boyutlarla ilgilidir. Yanısıra eğitim araç ve gereçlerinin değişmesi ve yenilenmesi de bunun bir parçasıdır.

Bir eğitim müfredatının en önemli yönü beslendiği medeniyettir.

Ülkenin bulunduğu koşullar, özellikle teknolojik yönden geri kalmanın yarattığı ruh hali, birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da batı medeniyeti ile ilgili abartılı bir duruş sergilenmesine neden olmuştur.

Bu duruşun toplumun gelişimi üzerinde şekilsel (maddi) bir kalkınmışlık yaratmış olsa da özde, kendine, toplumuna, değerlerine yabancı bireylerin yetişmesinin zeminini güçlendirmiş, oluşan taklit furyası, her medeniyetin kendine has olmasından kaynaklanan meziyetlerin bile kendini göstermesine katkıda bulunmamıştır.

Vurgulamakta fayda görüyorum ki, bir medeniyetin anayasası, müfredatı ne kadar problemli olursa olsun, taklitten uzak olduğunda o anayasanın, o müfredatın kendinden menkul erdemleri, güzellikleri olur. Fakat aynı şeyi taklit üzere oluşturulan anayasalar, müfredatlar için söylemek mümkün değildir.

Ülkenin gelişiminde en çok yatırıma değer alan eğitim, en hassas olunması gereken nokta eğitim müfredatıdır. Hayır, erdemi merkeze alan bir müfredatı tek başına yeterli buluyor değilim. Ama unutmamak gerekir ki uygulama alanındaki eksiklikleri giderecek olan yine eğitim alanındaki uygulamalara gösterilecek özendir.

Oldum olası bir üniversitenin ilerlemesi, eğitim kalitesinin artması ile ders geçme notunun artması arasında bir bağ kurulmasına olumsuz yaklaşmışımdır. Bundan dolayı öğretime ya da salt not geçmeye yönelik bir eğitim sisteminde bazı gediklerin açılmasını veya bazı gediklerin kapatılamamasını çok da yadırgamıyorum.

Yakın zamanda yapılan olumlu atılımları da doğrusu yetersiz buluyorum. Toplumun değerleriyle barışık bir eğitim anlayışı izlenimi veren değişimleri önemli görmekle birlikte, bunların da eğitimde açılan gedikleri kapatmaya muktedir olamayacağını düşünüyorum.

Rahmetli Mevdudi, Batı eğitim müfredatını alıp, toplumun değerlerini yansıtan birkaç programın-dersin müfredata eklenmesi için ‘yamalı bohça’ tabirini kullanır.

Erdemli toplumun oluşmasında kendi değerlerinden neşet eden eğitim müfredatının belirleyici rol oynadığı kanaatindeyim. Bugün öncelikli ihtiyaç kategorisinde gördüğümüz eğitim müfredatına yönelik köklü bir değişim ülke olarak sağlıklı bir gelişme hızı göstermemizin  de temel taşlarından biridir.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr