• BIST 108.645
  • Altın 154,531
  • Dolar 3,8286
  • Euro 4,5258
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 10 °C
  • Ankara 1 °C

Eğitimde İstatistik Sendromu

Bilal AKGÜL

Ekonomik açıdan en gelişmiş ülkelerin dahi temel problemlerinden biri eğitim, neslin eğitimidir.

Maddi gelişmişliğin erdemli bir toplumun oluşmasına ciddi bir etkisinin olmadığı bilinmesine rağmen birçok ülkenin eğitim sisteminin ekonomik kalkınma üzerine bina edilmesi ilginçtir.

Eğitim sistemlerinde amaç kadar amaca götüren araçlar da önemlidir. Amacın niteliği ne kadar ulvi olursa olsun kullanılan araçlar amacın mahiyetini belirlemede etkili olacaktır.

Mevcut sonuçlar bu konuda ciddi bir muhasebeyi gerekli kılmaktadır. Görünen o ki amaç ne olursa olsun şu an kullanılan araçlar fıtri olanı ortaya çıkaramamakta, fıtri olanın gelişmesinin önünde bir engel olarak durmaktadır.

Bunun nedenlerinden biri eğitim sisteminin toplumun değerlerini yansıtmaktan uzak bir içeriğe sahip olmasıdır. Her ne kadar son yıllarda bazı iyileştirmelerde bulunulsa dahi…

Yakın zamanda özellikle çeşitli projelerle, sistemin ithal boyutlarına yerel bazı müdahalelerde bulunulması nihayetinde oluşan gediklerin kapatılmasına çok da etkide bulunmamaktadır.

Kısa vadede bu gedikler kapanacak gibi de görünmüyor.

Bunun nedeni ise bünyede oluşan yara ile yaraya müdahale boyutu arasında ciddi bir orantısızlık bulunmasıdır. Büyük yaraya yapılacak küçük müdahaleler hastaya nisbi bir katkıda bulunsa da yaranın iyileşmesine çok da etkide bulunmayacaktır. Çok boyutlu bir çarktaki küçük rötuşlar ortaya çıkan ürün üzerinde belirleyici bir etkide bulunmaz. İthal bohçaya yapılacak yerli yamaların bohçayı yerlileştirmemesi gibi…

Mevcut durumda görünen sorunlarımızdan biri eğitimin tüm kademelerinde yaratıcı zekânın ve eğitimin (özellikle davranış eğitiminin) değil de öğretimin ve istatistikî başarının kıstas alınmasıdır.

Başarılı öğretmenin, başarılı yöneticinin ölçütü olarak, bulunduğu kurumun diğer kurumlara göre sınavlardaki performansı görülmektedir. Bir eğitimcinin başarılı sayılması, sınavlarda aynı branştaki meslektaşlarıyla kıyaslandığında ortaya çıkan istatistiğin üstünlüğüne bağlanır olmuştur.

Eğitimin birçok kademesinde istatistikî verilere gösterilen ihtimamın amaca katkı sağlaması bir yana eğitim zeminini çürüttüğü kanaatindeyim. Gündemin merkezine yerleşen bu kavramın öğrenci üzerinde ciddi bir tahribat yaratması içten bile değil.

Adıyaman’ın Türkiye geneline göre istatistiği, Kâhta’nın Adıyaman geneline göre istatistiği, Eskitaş’ın Kâhta geneline istatistiği, ila ahir…

Öğretmen, alanı ile ilgili istatistiksel hesabı okul idaresine verirken okul idaresi ilçeye, ilçe İl’e, İl Merkez’e… Ve tabi bunun öğrenciye, sınıf atmosferine, ruhuna etkisi yabana atılır gibi değil.

Şunu anlatmaya çalışıyoruz:

Eğitim kurumlarımız öğretimi ve istatistikî başarıyı merkeze koymuş ve buna ek olarak yapılan her çalışma bunların gölgesinde kalıyor. Hâkim eğitim ruhunun istatistiğe dayalı olduğunu ve bunun da mevcut tablonun önemli bir müsebbibi olduğu kanaatindeyim.

Bu atmosfer, öğrenciyi kapitalist yapar, materyalist yapar, bencil yapar, seküler yapar; ama erdemli yapmaz, isar’ı kazandırmaz, değerlerine bağlamaz, fıtratının gelişimine katkıda bulunmaz.

Bu atmosfer, öğrenciye şovenist duygular kazandırır, kendine ve çevresine zarar veren biri haline getirir, dünyasını sanallaştırır; ama kitap okuma alışkanlığı kazandırmaz, öğretmene saygıyı öğretmez, çevresini koruma bilinci kazandırmaz, ahlaktan nasiplenmesine katkıda bulunmaz.

 Eğer bir yatırım yapacaksak ağacın köküne yatırım yapmamız lazım. Dalına değil. Dala yapılan yatırımdan meyve beklemek abesle iştigaldir. Köke yapılan yatırım aynı zamanda dala yapılan yatırımdır ve ancak köke yapılan yatırımla ağaç meyveye durabilir.

Salt öğretimi ve istatistikî tatmini merkeze alan yaklaşım dala yapılan yatırımdır. Karakter eğitimi ve değerler eğitimini önceleyen eğitim; ancak köke yapılan yatırımdır.

Sorunun kaynağı eğitim müfredatıdır. Bu müfredatın değişmesi ve yerine değerleri merkeze alan, hâkim atmosferin değerler olduğu bir müfredata ihtiyaç vardır. Asıl çözüm bu.

Ve bu çözümü gündemleştirmeyi önemsiyorum.

Bunun yanında mevcut şartlarda sorunun yarattığı tahribatları azaltacak olan, alternatif informel eğitim çalışmalarını yayma ve bunları zenginleştirmekten geçiyor. Ağacın kökünü besleyecek olan bu çalışmalara destek vermek, yeni nesille ilgili endişeleri olan her kesin temel görevidir. Özellikle eğitimcilerin…

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr