• BIST 106.239
  • Altın 161,217
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 9 °C
  • Ankara 0 °C

Eğitimle Diriliş Dergisi Genel Yayın Yönetmeniyle Röportaj

Eğitimle Diriliş Dergisi Genel Yayın Yönetmeniyle Röportaj
Bu ay Kahta'da yayın hayatına başlayan ve içeriğiyle büyük bir zenginlik sunan Eğitimle Diriliş dergisinin genel yayın yönetmeni Mehmet Doğan'la bir röportaj yaptık.

 Sorularımızı cevaplayan Sayın Doğan, bugünkü sancılarımızın medeniyetimizin yeniden doğumunun sancıları olduğu kanısında…

HOCAM ÖNCELİKLE KISACA KENDİNİZİ TANITIR MISINIZ?
1984 doğumluyum. 2002'de Kahta Anadolu Lisesi'nden, 2008 yılında Adnan Menderes Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. 2010 yılında Van'ın Erciş ilçesinde öğretmenliğe başladım. Yüksek lisansımı Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı'nda yaptım. Halen Kâhta İMKB Anadolu Lisesi'nde öğretmenliğe devam etmekteyim.
BU ÇALIŞMA NASIL BAŞLADI?
Bu çalışma sorumluluk duygusunun zorunlu sonucu olarak iki yıl önce başladı. Okuma grubunun oluşması ve hangi konuda okuyalım sorusuyla başlayan bir süreçti. Öneminden ve mesleklerimizden dolayı da eğitim temalı okumamız gerektiği kanaatine vardık.  Konuyla ilgili okunabilecek kitapları belirledikten sonra, bunların sıraya konulması ve her hafta bir kitabın mütalaası şeklinde devam etti. Bu kitapların eğitimle ilgili faydalanabileceğimiz noktaları tartışıldı ve bunlar “İslami Bir Eğitimin Temel İlkeleri” şeklinde listelendi, yorumlandı. Açıkçası bu orijinal çalışmanın ve ortaya çıkanların boşa gitmesi hoşumuza gitmedi. Ürünümüzü istifade ve eleştirilere açmak istedik. Bu okumalarımızda ilkemiz ise; “entelektüel bir haz olarak değil, İslami kaygılarımızla; ama entelektüel birikimi ihmal etmeden okuyacağız” şeklindeydi. Çünkü bizce İslam dünyasının ilerleyememe nedenlerinden biri de 'birikimin oluşturulmasının ihmalidir.' Hemen şunu da belirteyim ki bu süreç noktalanan değil, hala yoğunlaşarak devam eden bir çalışmadır.
BÖYLE BİR ÇALIŞMAYA NEDEN İHTİYAÇ DUYDUNUZ VE NEYİ AMAÇLADINIZ?
İhtiyacın nasıl veya neden ortaya çıktığından başlayalım. Yüz yıl önce Doğu'dan bir adam döneminin başkenti İstanbul'a yolculuğa çıkar. Amacını ise şu şekilde açıklar: “Doğu'daki büyük eğitim hareketine dikkatleri çekmek istiyorum.” Yüzyılına damgasını vuran Said Nursi'nin işte bu yolunu takip ediyoruz. Onun ve onun gibi ömrünü hikmete adayanların cılız da olsa birer gölgesi olmayı onur sayıyoruz; çünkü biz Müslümanlar, tüm hikmetin sahibiyiz, tüm hikmeti sahiplenmeliyiz. İslami bir eğitimde olması gereken ilkeler gibi bir çalışma bildiğimiz kadarıyla yok. İlgilendiğimiz bu alan çok bakir. Müstakil çalışmalar neredeyse yok. Yani biz yaptığımız bu çalışmalarla, tekrar ve taklide sapmadan, marjinal duygulardan uzak, orijinal bir ürüne doğru yürüyoruz. Bu bir gayrettir, başarı ise elbette Allah'tandır. Yaptığımız çalışma Kahta adına da bir değerdir. Sadece metropollerde ürün ortaya konulduğu yargısını yıkmak ve kırsal kesimlerde yetişenlere de dikkat çekmek için bu çalışmayı yaptık.
Amacımıza gelince: Malumdur ki süreçlerin girdi, işlem, çıktı ve dönüt olmak üzere dört ögesi vardır. Eğitim de bir süreçtir. Bu sürecin çıktısı ve dönütüne baktığınızda çok yanlış bir işlemin uygulandığını görürsünüz. Eğitim sürecinin çıktısı olan öğrencilere baktığımızda sistemin yanlış işlediğini; çünkü çıkan ürünlerin hata verdiğini görmemek için kör olmak gerekir. Buna itirazımızı yükseltiyor ve çözümler üretmek için çabalıyoruz. Toplumuna, medeniyetine, tarihine, değerlerine yabancı bu kadar genç nasıl çıktı ortaya??? Amacımız bir sistematik dahilinde düşüncenin okullaşması, bizden sonraki kuşaklara bunun aktarılmasıdır. Yani öğretmenlik görevimizi okul dışına taşırmak, Rabbimizin mescit diye tesmiye ettiği yeryüzünü ilim ve irfan yurduna dönüştürmektir.
Bizim iddiamız odur ki; bu ülkede asıl hasta ne halktır ne de ekonomi, hasta olan kendini aydın olarak tanıtanların büyük bir kısmıdır. Evet, arkadaşlarımızla gayemiz tükenmek ve tüketmek değil, üretmek ve üretkenliği öğretmektir. Amacımız; büyük medeniyetimizin kanatlarını kuşanarak geleceğe uçmaktır. Dünün birikiminden bugün adına yararlanma ve geleceği bu kökler üzerine inşa etmektir.
KONUNUN EĞİTİM ÇERÇEVESİNDE OLMASININ SEBEBİ DE SANIRIM BU, ÖYLE Mİ?
İsabet buyurdunuz. Mısır ve Türkiye gibi büyük medeniyetin varislerinin uyutulması için Batı'nın yani Haçlıların silahla yapabileceği bir şey kalmamıştır. Kılıçla kazanamadığı zaferi yalanla kazanma yoluna gittiler. Bu yalanlarını zihinlere doldurabilecekleri tek zemin vardı; bunu ancak eğitimle yapabilirlerdi. Bu bakımdan Batılı sömürücülerin ilk müdahaleleri ve en fazla hassas oldukları nokta Müslüman ülkelerdeki okulların müfredatıdır. Beyinleri uyuşturmak, dikkatleri oyun ve oyuncaklara çekmek, böylece zihin sömürüsüne uğrattıkları mankurtlaşan kitleleri daha rahat ve daha fazla sömürebilmek için uğraşıyorlar. Madem onlar eğitimle bizleri yozlaştırmaya başladılar, biz de onların karşısına eğitimle çıkacağız. Çünkü aslan düştüğü yerden kalkar. Eğitim, uyuyan yığınları uyandıran ve ayaklandıran bir süreçtir. Medeniyetimizin inşasına çalışıyoruz. Tek amacımız ve isteğimiz Allah'ın bizden razı olacağı bu işi yapmaktır.
PEKİ HOCAM BİR DE ŞUNU SORAYIM: BAŞKA BİR ÇALIŞMA DEĞİL DE NEDEN DERGİ?
Cemil Meriç'in dergiler için yaptığı harika bir değerlendirme vardır. Der ki; “Dergi, hür tefekkürün kalesidir.” Biz de Allah'a şükür bu sistemin defolu ürünleriyiz ve kendimizi böyle görmekten memnuniyet duymaktayız. Çünkü kendi köklerinden beslenmeyen bu sistemden hoşnut değiliz; ve biliyoruz ki hoşnut olmadığımız oranda hür düşünceliyiz. Dayatılan ezberleri ve taklide dayalı yaşantıyı sorgulamak elbette bizleri hür düşünceli bireyler yapmakta…
Dergide verdiğimiz kitap listesine göz gezdirirseniz beslendiğimiz kaynakların genişliği ve çeşitliliğini hemen görürsünüz. Sadece 8 ay gibi bir sürede 30 kitap okuduk. Bu kitaplar sadece grup çalışmasının kitapları. Şahsi okumalarımızla bu sayının ne kadar arttığı ortaya çıkar. Dolayısıyla söyleyecek sözümüz var. Biz ortaya ürün koyma derdindeyiz. Ayrıca yukarıda değindiğim gibi bu derginin, düşüncenin okullaşmasına katkı sağlayacağını umuyoruz.
GERİ DÖNÜTLER NASIL?
Çok olumlu eleştiriler aldık. Kırsal bir ilçede, sınırlı imkanlarla böyle bir derginin çıkmasına şaşırıyor bu işi bilenler. Elbette eksiğimiz çoktur. Ama insanoğlunun yaptığı hangi işte eksiklik olmaz ki… Biz küçük bir adım attık ki bizden sonra gelenler bir birikime sahip olsun. Dergi, birikimin oluşmasına ve düşüncenin okullaşmasına vesile olacaktır kanaatindeyiz. Tek derdimiz usta çırak ilişkisi içinde medeniyetimizin yıkılan, çalınan ve yok sayılan tuğlalarını yükseltmektir. İnanıyoruz ki; dünkü sancılar Batı'dan ithal ettiğimiz suni sıkıntılar neticesiydi, bugünkü sancılar ise medeniyetimizin yeniden doğum sancılarıdır…
SON OLARAK EKLEMEK İSTEDİĞİNİZ BİR ŞEY VAR MI?
Dergi için büyük özveride bulunan ve emek harcayan bütün arkadaşlarıma ve derginin çıkmasını sabırsızlıkla bekleyen dostlarımıza teşekkür ediyorum…
NOT: Dergiye Öncü ve İnsan Kitabevlerinden ulaşmak mümkündür…
Röportaj: Hüseyin TÜRKOĞLU / KAHTA DİYALOG GAZETESİ


  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr