• BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • İstanbul 10 °C
  • Adıyaman 2 °C
  • Ankara 3 °C

Eğitsel Açıdan Korku Psikolojisi

Bilal AKGÜL

Bir eğitim sisteminin sahip olması gereken temel ilkelerden biri olarak cesaret olduğu söylenebilir. Hayatın riskli yanlarına karşı net bir duruş sergileyen ve doğru bildiği konuları, eğilip bükülmeden, cesaretle savunabilen karakterler yetiştirmek bir eğitim müfredatının asli sorumlulukları arasında olsa gerek.

Eğitimde cesaretin önemi ile ilgili Muhammed İkbal’in yaklaşımları dikkat çekicidir. Toplumun içindeki bireyi ön plana çıkaran İkbal’e göre fert, canlı bir toplumun içinde, kolektif hedef bilinci ve güçlü olma duygusu kazanabilir. Aksi durumda tek başına kalmış ferdin güçsüz ve zayıf kalacağını, ufkunun dar, dağınık ve belirsiz olacağını savunur.

İkbal, iyi bir hayatın bir kenara çekilme veya inzivaya girme, tembellik olmadığını, bir saatlik ihtişamlı bir hayatın, silik, adı şanı belirsiz bir ömre bedel olduğunu ifade eder. İyi bir hayat, O’na göre aktif bir gayretin ve çabanın sonucu olmalıdır. İkbal’e göre planlanmış eğitimle geliştirilmesi gereken başat özelliklerden biri cesarettir.

O’na göre korkuyu-korku tavrını besleyebilecek tüm etkileri ortadan kaldırmak önemlidir. Bunun için de iyi bir planlamanın yapılması gerekir.

İkbal, korkuyu zayıflığın ve tüm olumsuz özelliklerin temel nedeni olarak görür. Kişiyi zayıf düşüren ve kâmil insan olmasının önündeki en önemli engel olarak korkuyu görür. O, korkunun sadece zayıfların değil, güçlü olanlarında çöküşüne neden olduğunu ifade eder:

Dalkavukluk, hilekârlık, hainlik, yalan, kin ve nefret;

Bütün bunlar korkunun bağrında yetişir;

Kalbinde yuvalanan tüm kötülükler,

Dikkatle bakarsan korkunun mahsulüdür.

 

Ey yücelere uçup giden kuş! Ölüm

Kanatlarını kıran, uçuşuna mani olan rızıktan daha yeğdir.

           

Eğitim düşüncesi ve uygulamalarındaki baskıcı anlayış ve çekingenliğe karşı çıkan İkbal, risk alabilen bir yaklaşımı destekler.

Özellikle FETÖ ‘nün darbe girişiminden sonra, bu yapının artıklarının yanında, ulusalcı Kemalistlerin ve Batı’nın bilumum gönüllülerinin ortak çabası ile toplum üzerinde bir korku psikolojisi yaratılmaya çalışıldığını görüyoruz.

Bahsettiğimiz bu kesimlerin bizzat bu algının oluşmasına etkide bulunacak girişimlerde aktif olduklarını, toplumda korku psikolojisinin oluşmasını sağlayacak somut kanıt üretme çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını düşünüyorum. Fırsat eline geçtiğinde mağduriyet yaratıp, bundan nemalanma, toplumsal algı yaratıp manipülasyon yaratma çabasında olunduğu görülüyor. Ya da pireyi deve yapıp korku pompalamak…

Toplumsal rüşdün oluşmasında korku psikolojisinden uzak bir atmosferin oluşması elzemdir dedik. Özgüveni sağlamada ve toplumsal sorunlarda inisiyatif almada bu durum belirleyicidir.

Şunu belirtmeden geçmeyelim. Suçlu ile mücadelede tabi ki suçluda bir korku psikolojisinin oluşması gerekir. Gerek yasal yaptırımlarla, gerekse oluşan sosyal atmosferle yıkımı, terörü besleyen unsurların ayıklanması gereklidir. Aksi durumda suç işlemenin sıradanlaştığı bir ortamda suçun alt yapısının daha da güçlenmesi içten bile değildir.

Halka ayar verme derdinde olanların, 15 Temmuz’da olduğu gibi, derdi halkın iradesi ya da suçlunun adalete teslim edilmesi değil, kendi sapkın anlayışlarının egemen olması, iktidar olmasıdır. Hedeflerine ulaşmak içinde şu anda yoğun bir korku ve tedirginlik havası yaratma çabasındalar.

Bu çabaları hem onları hedef olmaktan çıkarma potansiyeline sahiptir; hem de kendilerini muhkem bir alternatif olarak göstermelerine katkı sağlayacaktır.

Fetö ve benzeri örgütlerle mücadele edilirken, bu mücadeleye sekte vurma çabasında olanların veya farklı hesap peşinde olanların boş durmayacağını, kaos ve tedirginlik havası oluşturma çalışmalarının ilgililerce bilinmesi gerekir.

Daha önce ülkemizin bağımsızlaşma çalışmalarının boşa çıkarılmasında da yukarıda bahsettiğimiz FETÖ başta olmak üzere Ulusalcı Kemalistlerin etkin rol aldıklarının hesaba katılması gerekir. Bundan dolayı da mağduriyet oluşmamasına azami dikkat edilmesi, varsa bunların en kısa zamanda giderilmesi, verilen mücadelenin akamete uğramaması açısından elzemdir.

Varsa hataların düzeltilmesi hem bu klik mensuplarını ve çalışmalarını boşa çıkaracak, hem de bir korku atmosferinin oluşmasını engelleyecektir.

15 Temmuz gecesinin halkımızda yarattığı cesaret ve özgüvene darbe vuracak her tür uygulamaya karşı çıkmak, ülkemiz üzerine yapılan farklı planların boşa çıkarılması açısından da olmazsa olmazdır. Aynı durum toplumun kamilleşmesi açısından da önemlidir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr