• BIST 103.005
  • Altın 227,204
  • Dolar 5,3222
  • Euro 6,0316
  • İstanbul 10 °C
  • Adıyaman 11 °C
  • Ankara 10 °C

Ekonomimize Operasyon

İrfan Çelenk

Türkiye 14 Mayıs 2013 tarihinde İMF’nin son taksidini ödedikten ve İMF ile anlaşma yapmadıktan birkaç sonra Gezi Parkı olayları, yılın sonuna doğru 17-25 Aralık Yargı Darbesi operasyonları çekildi.  Başarısız olduktan sonra 15 Temmuz İşgal girişimi gibi büyük bir operasyona maruz kaldık.

Tüm bu operasyonlarda başarısız olan batı emperyalizmi özellikle son bir yıldır dolar ve faiz oyunları ile ekonomimizi çökertmeye çalışmaktadır. Bir yandan doları piyasadan çekerek yükseltmekte bir yandan da içerideki dostlarıyla para ve faizlerle oynamaktadır. Piyasada etkin olan iş adamlarıyla zam üstüne zam yaptıran batı emperyalizmi, birçok ürünü stoklamakta ve zamanı gelince de fahiş fiyattan piyasaya sürmektedir.

Aynı kafanın diğer eli olan medyalarıyla da sürekli kaos senaryoları üretmektedirler. Medyalarındaki ekonomi uzman(!)larıyla tüm bu sorunların sorumlusu olarak gösterdikleri hükümetin devleti yönetemediğini, paranın bittiğini, borç batağında olduğumuzu, işsizliğin arttığını, “bir kilo domatesin 10 lira olduğunu” ve tabiî ki bu durumdan tek çıkış yolunun da İMF’den para almak olduğunu yazıp çiziyorlar. Ekonomiden anladıkları sadece borçlanmak.

Gördüğünüz gibi en başa döndük. “İMF’den borç para alırsak tüm sorunlar bitecek” diyorlar. İMF ile anlaşma imzalamadığımız için tüm bunlar başımıza geldi. Yegâne kurtarıcımız İMF.

Adamlarda üretim mantığı yok borç alarak devleti idare etme mantığı var. Birinin şunu yapalım krizden çıkarız, bunu yapalım ekonomik sorunla başa çıkarız gibi fikirleri yok. Varsa yoksa İMF.

Batı emperyalizminin Türkiye’ye biçtiği rol ne çok zayıf olacak ne de çok zengin olacak. Yani 0nların işlerini göreceğimiz kadar ayakta duracağız; onlara kafa tutacak kadar güçlü olmamalıyız.

Ülkemizde son yıllarda ihracatın ithalatı karşılama oranı gittikçe artmaktadır, yani ithalat oranı düşüyor, ihracat oranı yükseliyor. Özellikle silah sanayinde kendi silahlarımızı üreten bir ülke olduk. Kendi yerli arabamız için çalışmalar başladı, kendi arama motorumuz “yaani”’i oluşturduk. Köprüleri yolları saymıyorum bile. İpek yolu projesi için Yavuz Sultan Selim köprüsü yapıldı. Bazıları bu köprü için “şu an ihtiyaç yok niye yapıldı?” gibi çıkışlar yapıyor. Bu söylemleriyle bunlar ne kadar uzak görüşlülükten uzak olduklarını ve dünya gündeminden ne kadar bi haber olduklarını ortaya koyuyorlar.

Birileri güçlenmemizi istemiyorlar. Onların aramızdaki kuklaları her kanalda karşımıza çıkıyorlar. Onlar ne kadar bağırıp çağırsalar bilin ki işler çok iyi demektir. Türkiye’nin gelişmesi hem onlara hem patronlarına batmaktadır. Ekranlarda bağırıp çağıranların izini takip edin ülkeyi dolarla, faizle, malları stoklamayla, zamlarla batırmaya çalışan patronlarına ulaşırsınız.

Ekonomimize çekilen bu operasyonlar başka hangi ülkeye yapılsaydı adamlar dümdüz olurdu. Tüm bu operasyonlara rağmen ekonomimiz büyüyor, ihracatımız artıyor. Bu nasıl oluyor? Ne kadar güçlü bir ekonomiye sahip olduğumuzun farkında değiliz.

Hepimiz aynı gemideyiz, bu operasyonlardan dolayı cebimiz biraz yanıyor, alım gücümüz düşüyor. Bu doğru. Gezi Parkı olaylarından önce benim aylığım yaklaşık 1200-1300 dolardı, şimdi 800-900 dolar civarında. Şimdi ben isyan mı edeyim?. Eğer biz bu kan emici vampirlere boyun eğersek inanın değil şu özlemini çektiğimiz şatafatlı günleri bulmayı, Suriye’de, Yemen’de ve diğer birçok yerde olduğu gibi kuru bir ekmeği bile bulamayabiliriz.

Ekonomimize yapılan algısal operasyonları dikkate almayın.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr