• BIST 94.904
  • Altın 144,812
  • Dolar 3,5634
  • Euro 3,8799
  • Adıyaman 24 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 21 °C

Eleştiri Kültürü

Eleştiri Kültürü
Terakki Ve Tekâmül Açısından Eleştiri Kültürü
Düşünme ve düşündüğünü ifade etme yeteneği insanlara verilen en büyük lütuflardan birisidir. İnsan bu melekesi sayesinde diğer insanlarla iletişim kurar. Onlarla duygu ve düşünce paylaşımında bulunur. Toplum da sağlıklı iletişimle ayakta durur. Sağlıklı iletişim ise ancak iyi niyet, sevgi saygı, samimi ve hoşgörüyle kurulabilir. Sağlıklı iletişim bir erdemdir. Eğer bu erdem sabır ve hoşgörü ile perçinlenirse toplumda verimli ve sağlıklı bir eleştiri kültürü yerleşir ve toplum, kesintisiz bir terakki ve tekâmül içerisinde gelişimini sağlar.
Günümüz modern toplumlarında eleştiri kültürü açısından basın ve yayın sektörünün inandığı değerler ve durduğu yer çok önemsenmelidir. Halkın değerlerini taşıyan eli kalem tutan herkes toplum adına eleştiri kültürünün yerleşmesi, toplumun terakki ve tekâmülü, hakikatlerin ortaya çıkması ve ehil insanların hak ettikleri konumlara gelmesi için basın ve yayın üzerinden büyük çaba sarf etmelidir.
İnsanları kırmadan, yıpratmadan, sevgi ve hoşgörü ile düşüncelerimizi söyleyebilmeliyiz. Kişiler üzerinden değil ilkeler üzerinden hakikatlerin ortaya çıkması ve yanlışların düzeltilmesi için halk adına önemli konumlarda bulunan yetkililerin yanlış politikalarını eleştirebilmeliyiz. Eleştiri, tarafsız ve uygun bir zaman ve zeminde yapılabilirse bu durumda hem eleştiriyi yapan hem eleştirilen hem de halk önemli bir kazanım elde eder.
Değerlerimizin ve halkımızın yararına veya zararına olan çalışmaları bilmemiz bir anlam ifade etmez. Önemli olan yararlı düşüncelerimizi halkımız için pratiğe dökmek; zararlı çalışmaları ise bütün meşru yollarla düzeltmeye çalışmaktır. Bu aynı zamanda bizim duruşumuzu da belirler. Unutulmamalıdır ki bilmek bir durum, inanmak ise bir duruştur. Biz de hakikatlere ve halkın haklarına sahip çıkarak duruşumuzu belli etmeliyiz.
Eleştiri kültürü bir hakikat arayışıdır. Eleştiri kültüründe uygun bir zaman ve zeminde iyi niyetle yapılan bir eleştiri kadar eleştiriye hedef olan kurum ya da kişinin duruşu da çok önemlidir. Eştirilen kurum ya da kişiler eleştiri karşısında tahammülkâr ve olgun olmalıdır.   İnsanlar dört mevsime de ihtiyaç duyar. Farklı iklim koşulları insanı güçlendirerek yarınlara çıkarır. Eğer insan tek mevsimde yaşamayı tercih ederse diğer mevsimlerin karına, kışına, yağmuruna dayanamayacak ve kısa sürede güçsüz düşüp yok olup gidecektir.
 
Eleştirinin olmadığı toplumlarda bilinmelidir ki istibdat (baskı) hâkim olur. İstibdadın olduğu toplumu hem yalancı hem ikiyüzlü hem de menfaatperest yaparsınız. İnsanlar hakikatleri karınlarından söyleseler de onlara dilleriyle inanmadıkları şeyleri söyletirsiniz.
 
Önce usulsüzlük ve yolsuzluklar olur. Sonra da ehil olmayan insanlar başa gelir. Yolsuzluk ve haksızlık, yapanın yanına kâr kalır. Mazlumun ise sesi çıkmaz. Eleştiri kültürüyle ilgili ibretamiz birkaç örnek verelim:
 
Hz. Peygamber (sav) Bedir Savaşından hemen önce, gösterdiği bir yere karargâhın kurulmasını ister. Sahabe-i kiramdan Hubab b. Münzir, Efendimize: “Bu karar Allah’ın bir emri mi yoksa sizin fikriniz mi?” der. Efendimiz de “Benim fikrim.” deyince sahabi, savaş stratejisi açısından konumlarının aleyhlerine olacağını söyler. Bunun üzerine Efendimiz, İbn Munzir’i haklı bulur ve karargâhı onun gösterdiği bir yere kurar.

Hazreti Ömer ise halife seçildiğinde, kendisini uyaracak bir mekanizmanın olup olmadığını kontrol etmek için “Ey halkım, ben devlet başkanı oldum ama yanlış yaptığımda beni kim uyaracak? diye sorduğunda, halktan biri “Ey Ömer, adaletten ayrılırsan seni kılıcımla düzeltirim” yanıtını alır ve: "Halkı arasında Ömer'i kılıcıyla doğrultacak kimseler ihsan eden Allah'a hamd olsun" diyerek hamd etmiştir
Bir örnek de Halife Harun Reşid'in dostu Süfyan-ı Servi'nin davranışıyla ilgilidir. Harun Reşid, halife olduktan sonra bu arkadaşına bir mektup yazar ve biraz da sitem ederek der ki: "Herkes geldi, biat etti, alacağını aldı. Hâlbuki benim gözlerim hep seni aradı." Süfyan-ı Servi gelen mektubu, "Bir zalimin yazdığı mektuba el süremem" diyerek öğrencilerinden birisine okutur, cevabını da aynı káğıdın arkasına yazdırır:

"Harun, halife oldun. Kapına adamlar koydun. Halkın parasını eşe dosta peşkeş çektin. Beni de bu işe şahit tutmak için yanına çağırıyorsun. Unutma, bir gün Rabbinin huzuruna çıkacak ve bütün bu yaptıklarından hesap vereceksin!" Harun Reşid mektubu alıp okuyunca hıçkıra hıçkıra ağlar. Sonrasında her fırsatta bu mektubu okur ve ardından da şöyle söylenirdi: "Senin gibi dost, esas bu günlerimde benim yanımda olmalıydı. İşte o zaman inhiraftan, kaymaktan kurtulmuş olurdum."
Bu ibretlik olayların üzerine bir şey söylemeye gerek yok. Bilen, ehil olan hakikati söylemeli; eleştirilen de olgunlukla eleştiriyi kabul etmeli ve kendine ders çıkarmalıdır.
Hiç kimse kendi bildiklerini tek doğru kabul etmemeli, kendisini vazgeçilmez görmemelidir. Terakki ve tekâmülün ancak eleştiri kültürünün tesisi, hakikatlerin ortaya çıkması ve ehil insanların başa geçmesiyle sağlanacağını vurgulayarak önemli bir atasözünü siz değerli okuyucularımızla paylaşmak istiyorum:
“Hatanı hatırlatana hürmet et!...”
 
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Şırnak'ta etkisiz hale getirilen PKK’lı sayısı 26'ya çıktı20 Nisan 2017 Perşembe 18:38
  • Bozdağ'dan AİHM Açıklaması20 Nisan 2017 Perşembe 14:36
  • CHP ve HDP'nin Eski Dilekçeleri Ortaya Çıktı19 Nisan 2017 Çarşamba 15:30
  • Başbakan açıkladı, salon ayağa kalktı18 Nisan 2017 Salı 19:14
  • O HAL 3 AY UZATILDI18 Nisan 2017 Salı 19:09
  • Bakan Soylu'dan helikopter açıklaması!18 Nisan 2017 Salı 19:05
  • Sanayide Milli Robot Devrimi17 Nisan 2017 Pazartesi 18:12
  • Türkiye'den ABD'ye Büyük Fark17 Nisan 2017 Pazartesi 18:02
  • Kasım 2019’u Unutmayın17 Nisan 2017 Pazartesi 17:50
  • Yeni Müfredat Ne Zaman Başlıyor16 Nisan 2017 Pazar 11:16
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr