• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 17 °C
  • Adıyaman 19 °C
  • Ankara 15 °C

 “En Büyük Keramet İstikamettir”

Bilal AKGÜL

Sohbet meclislerimiz, iletişim araçlarımız, okumalarımız, günlük meşgalelerimiz menzilimize nasıl bir etkide bulunuyor sorusuna verilecek sahici bir cevap, istikametimizin yönü hakkında önemli bilgiler verecektir.

Sahici sorular ve sahici cevaplar üzerine kafa yoramayanların hırslarını İslami sorumluluk olarak pazarlamaları, fiiliyatta her ayrılık tohumunun ekilmesine katkıda bulunduktan sonra vahdetten dem vurmaları, sahip olduğu mevziye yapılan en ufak bir eleştiriye en galiz hakaretlerle cevap vermekten geri durmamaları içten bile değildir.

Başkasının aykırı söylemine her tür eleştiriyi reva görürken, kendi kulvarındaki yanlış söylem ve uygulamaları savunma adına bin dereden su getirmede herhangi bir beis görmez… Mensubu olunan kulvarla aynı karede olmak, takdir etmenin vazgeçilmez kriteridir bu tür insanlar için… Cidden trajik bir durum...

Felaket tellallığı mı dediniz? Hayır, ne münasebet?

Kaybettiğimiz değerleri içselleştirmeden, farklılıklarımızda ölçüyü tutturmadan, “kafamıza yatmayan” hususlarda vicdanımızı, akl-ı selimimizi devreye sokmadan, olabilecek tüm kısa-uzun vade imtihanlarımızı ahiret imtihanının terazisine vurmadan “sömürülmeye açık olma” pozisyonundan kurtulmamız mümkün değildir.

Sorun şurada: Bireysel ve grupsal olarak kendimizi bahsini yaptığımız bu pozisyondan beri görmemiz ile İslam dünyasının mevcut hali pür melali arasındaki uçurum…

Medeniyetimiz, bizi bir vücudun organları olarak görürken, günlük ibadetlerimizin kilit kavramlarından biri “istikamet” iken, bizi daha fazla bölme ve birbirine düşürme dışında etkisi olmayacak bir dili ısrarla sloganlaştırmak sahi neye hizmettir? Kimin ekmeğine yağ sürmektir?

Bu sütunda ısrarla vurguladığımız şey şu: Medeniyet birikimimize vakıf olmadan, geçmiş zaferlerimizle ve yenilgilerimizle sağlıklı bir şekilde yüzleşmeden, salt yüzyılların tartışmalı konularını ısıtıp ısıtıp toplumun önüne koymanın bize hiçbir faydası olmayacaktır.

Bırakın faydasını çok ciddi zararları olacaktır.

Hele hele karşı düşünceyi, düşünce her ne olursa olsun, ayrıntılı bir şekilde öğrenmeden Müslüman’a yakışmayacak bir üslupla, en basit tartışma adabına dahi riayet etmeden canlı yayınlarda konuşmanın olumlu bir neticesi olmamıştır, olmayacaktır.

Evet, ısrarla istikamet diyoruz.

“Dosdoğru yol” üzere gitmemize katkıda bulunmayacak, bize dinamizm katmayacak, geçmiş birikimimizi elinin tersi ile iten, kardeşlik bağlarımızı zayıflatan her tartışma ve söylemden uzak durmak bizlerin her daim riayet etmesi gereken bir vazifedir.

Bir iletişimin hikmet ve hakikat pınarından damlalar bulundurması tek başına yetmez diye düşünüyorum. Okumalarımızın, diyaloglarımızın, tartışmalarımızın hâkim atmosferi istikametimizi güçlendirmiyorsa, istikamet üzere yürümemize katkıda bulunmuyorsa ne fayda?

Her bakımdan dünyanın adeta bir kriz yaşadığı, iç dünyaların kangrenleştiği günümüzde, bu krizi çözecek tek model İslam olmasına rağmen, Müslümanların gerek bireysel gerek grupsal gerekse kurumsal duruşları, söylemleri, gündemleri, hedefleri görünen o ki bu krizi çözmekten uzaktır.

Bu öyle bir şey ki içinde bulunduğumuz ruh hali yaşanan acılara bigane kaldığı gibi, umut olması gereken, bizlere adeta ruh vermesi gereken çalışmalara-gelişmelere de bigane kalıyor.

Evet, bir istikamet sorgulamasına ihtiyacımızın olduğu kesin. Bizleri hayatın kirlerinden, paslarından, envai çeşit cerahatten temizleyecek, rotayı adeta istikamete kilitleyecek bir sorgulamaya… Soru(n)larımızı mihengine vurduğumuzda zerrece şaşmayacak her çarkı kusursuz bir pusulaya...

Rabbim istikametimizi şaşırtmasın.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr