• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Ankara -2 °C

En Kötü ve En İyi Senaryolar Gerçek Oldu

Abdurrahman ÖZKAN

Türkiye 15 Temmuz gününü 16 Temmuza bağlayan gece Türkiye inanılmaz bir dehşeti yaşadı. Cümledeki üç kelimenin altını çiziyorum. Çünkü şimdiye kadar konuşulan birçok darbe senaryosunun inanılmaz, yutulmaz olanı gerçek oldu.

Gülen ya da Paralel Yapı olarak ifade edilen yapının millete, devlete ve iktidara yönelik yapabileceklerinin en dehşet olanı yapıldı. Terörün sivilleri katlederek prim yaptığı hep söylenir. Asker içinde bir grubun Paralel Yapı ile ilişkili olarak terör gruplarının kullandığı bir yöntemi kullanarak halkı sindireceği senaryoları Ergenekon, Sarıkız vs. isimli darbe planları çerçevesinde ifade edildi. Sonra tüm o planların birer kumpas olduğu da. Gerçek olan ise o planları dile getiren yapının kendisinin öyle planlarının olmasıdır.

Daha önce de Ak Parti’nin kapatılması, 27 Mayıs bildirisi, 17-25 Aralık baskınları gibi birçok örnek olaydan yola çıkarak, Adnan Menderes gibi R. T. Erdoğan’ın da iktidarının kötü bir şekilde sonlandırılmak istendiği yazıldı, söylendi. 15 Temmuz kalkışması, iktidarın sonlandırılmasına yönelik en kötü senaryonun gerçekleşmesi oldu. R. T. Erdoğan’ın kaldığı hotelin basılıp bombalanması ve meclisin uçak ve helikopterlerle hedef alınmasından daha kötüsü olamazdı.

Gerek iktidar yanlıları gerek Gülen grubundan hazzetmeyenler, bu grubun bir derin yapı olduğunu ve Türkiye’nin geleceğiyle oynadıkları çokça yazıldı, söylendi. Gruba sempati besleyenler ve taraftarları ise, onların şimdiye kadar yaptıkları hizmetleri saydı durdu. Ak Parti’nin birçok milletvekili ve bakanının geçmişte bu gruba ve liderine ne kadar yakın ve hürmetkar olduğunun örneklerini vererek grubun ve liderinin kötü niyetli olmadıklarını savundular. 15 Temmuz kalkışması bu tüm iyi niyetli ve ümit taşıyıcılarının ümit ve iddialarını çöpe attı. Bir dini grubun siyaset yapmadığını, sadece din ve millet için hizmet etmeye çalıştığını düşünen belki yüzbinlerin saf ve temiz düşüncelerinin nasıl bir kirli siyasi hedeflerin, bilerek ya da bilmeyerek desteklediği gerçeği çok kötü bir şekilde kendini gösterdi.

Türkiye’de artık darbe yapılamaz diyenler düşüncelerinde bir kez daha haklı çıkmış olabilirler. Ama darbe girişimi olamaz demenin ne kadar yanıltıcı olduğu ortaya çıktı. Bir darbe girişiminde milletin siyasileri 12 Eylül darbesindeki gibi yalnız bırakacağı ümitleri ise suya düştü.

En iyi senaryo, milletin sokaklara çıkarak darbecilere geçit vermeyeceği senaryosu ise gerçek oldu. Bir karışıklık durumunda, askeri komuta kademesinin yönetime el koyacağı senaryosu suya düşmüş, asker-siyasi iktidarla birlikte olduğunu belirtmiştir.

Türkiye, Mısır, Suriye, olacak diye avucunu ovuşturanların en kötü senaryosu uygulandı. Türkiye’nin de ileri demokrasiyi hak ettiğine inananların hayal ettiği en güzel senaryo, milletin iradesini yok sayanların milletin sokaklara dökülerek onlara geçit vermedi. Millet ile iktidarın ve askerin birlikteliğiyle darbe püskürtüldü.

Bu akıllara durgunluk veren, çoğunlukla konuşma aralarında darbeden bahsedildiğinde komplo olarak dudak bükülen iddia ve beklentilere şahit olduk. Bundan sonra hiç kimse bir din adamının, bir cemaatin, bir cunta oluşturabileceği düşüncesini garipseyemez, hayal, komplo muamelesi yapamayacaktır. Türkiye’de milletin kendi seçtiği siyasetçilere Adnan Menderes, Turgut Özal ve diğer darbe yemiş siyasilere yapılan askeri darbelere karşı ses çıkarmayacağı düşüncesi tarihin çöplüğüne atılmış oldu. Her iktidarın cuntacılardan tırsarak şapkasını alıp gideceği düşüncesi de ancak pısırık veya cuntalara ümit bağlayanların dahi oyalanacağı bir düşünce olmaktan çıkmıştır. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr