• BIST 108.747
  • Altın 144,684
  • Dolar 3,4986
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 23 °C
  • Adıyaman 28 °C
  • Ankara 19 °C

Evet, Yalanlarla Nereye Kadar

Evet, Yalanlarla Nereye Kadar
Kahta'da evlerin sokakların ve işyerlerin kapılarına ücretsiz bırakılan 4 Sayfalık Yalan Haber Dosyası vatandaşlar tarafından tepki ile karşılandı.
Seçimlere birkaç gün kala başta Gülen grubu olmak üzere organize olan muhalefet kanadının eleştirilerinin (yalanlarının demek daha doğru olur) dozunda önemli bir artış olduğunu görüyoruz. Özel ortamlarında Erdoğan’a en ağır küfürlerin dahi yapıldığı bir kulvara dönen Gülen Grubu ise bir süredir broşür, gazete vb. yayınlarla halkı yalanlarına inandırmanın peşinde.
İlginç olan ve kendilerinin bile ne kadar bunlara inandığını tartışılır kılan bu yayınların daha çok gecenin geç saatlerinde, evlerin, dükkânların kapı aralıklarına bırakılıyor olması. Gecenin geç saatlerinde buna şahit olan bir esnafın sorularına muhatap olan gazete dağıtıcısının yaşadığı panik dikkate değerdi. Bununla birlikte kurumlarında yarattıkları korku ve panik havası aslında sahip oldukları ruh halinin çok da sağlıklı olmadığı intibasını güçlendiriyor. Çalışmalarda zaaf gösteren daha doğrusu Ak partiye oy vermeme konusunda yeterli gayret göstermeyenlerin Gülen’in şefaatine nail olamayacağı söylemlerinin komik kaçtığını belirtmek isterim.
Tüm olanlara, dönen dolaplara, dolaşan tespihlere ve ananaslara rağmen birilerinin bir lokma (bir ceket mi deseydik) bir hırka hikâyesine bizi ısrarla inandırmaya çalışması bu halka yapılabilecek en büyük hakarettir. Gülen Grubu kendini savunmaya çalıştıkça batıyor. Yetim hakkının yenilmesini diline dolayan Grubun, öğretmenlerine rapor aldırıp memleketlerine göndererek çevrelerine Ak Partiye neden oy vermemeleri gerektiğinin kavgasına girişmeleri, birebir görüşemediklerine telefon açıp ikna etmeye çalışmaları sahi hangi kategoride değerlendirilmelidir? Bu hak yeme değil midir?
Gazetesiyle, televizyonuyla halkın birikimiyle, alın teriyle kurulan bu kurum ve kuruluşlar sahi kime hizmet ediyor?
Halka mı, halkın düşmanlarına mı?  Dün “Beceremediniz artık gidin “ diyenler bugün halkın iradesine savaş açtıklarının sahi farkında değiller mi?
28 Şubat döneminin mağrurlarının bugün 28 Şubatın mağdurlarına oynamaları, süreçteki palazlanmalarını, sonra düştükleri bataklığı, millete süreci iyi okuma olarak lanse etmeleri tam bir cambazlıktır. Cambazlıktır çünkü gelene ağam gidene paşam mantığı ile güya cemaat yönetmeye kalkışanlar bu gün milletin en galiz düşmanlarının ekmeğine yağ sürmeyi hizmetin devamının gerekliliği olarak birilerine yutturmaya çalışıyorlar. Tabi millet yutarsa…
Gülen,  Zaman Gazetesine verdiği röportajda ülkede özgürlüklerin daraltıldığından dem vuruyor. Tam bir akıl tutulması. Özellikle son iki yılda özgürlükler konusunda yapılan çalışmaların cumhuriyet tarihinde bir devrim olduğunu görmemek için ya aklın tutulması ya da kör bir düşmanlık sergilemek gerekiyor. Başörtüsünden tutun, imam hatiplerin önünün açılmasına kadar burada yapılanları ismen bile zikretmenin bu yazının sınırlarını aşacağını söylemekle yetinelim.
Hiçbir eksiklik yok şeklinde bir algı oluşmasın. Yapılanları yeterli göstermek değil maksadımız. “ Bir kavme olan kininiz sizi adaletli olmaktan sakındırmasın “  düsturundan hareket eden bir anlayıştan ne kadar uzaklaşıldığını âcizane gösterme çabasıdır bizimkisi. Kinin, düşmanlığın bir grubu ne hallere getirebildiğidir ortaya koymaya çalıştığımız.
Yalan haber dosyası adı altında el altından bir müsvedde dolaşıyor ki neresinden bakarsanız bakın tam bir dezenformasyon bülteni. Hele hele 17 Aralık darbe girişimini hala masum, tüyü bitmemiş yetimin hakkını arama çabası olarak gösterilmesi tam bir aymazlık örneğidir.
Sağır sultanın bile yapılan şeyin bir yolsuzluk operasyonu olmaktan çıktığını,  yabancı ülke istihbaratlarının meseledeki dahli konusundaki mutabıklığına rağmen hala oluşan çarpıklığa kılıf uydurmaya çalışmaları, içine düştükleri çukurun ebatı hakkında bilgi veriyor.
Sahi bültenin neresini düzeltelim ki? Mesele, deveye niye boynun eğri meselesine benziyor. Mesela operasyonların önceden haber yapılması meselesi. Güya Zaman ve Bugün gazeteleri 17 Aralık operasyonunu operasyondan 2 gün sonra haber yapmış. Olabilir. Peki, olmayan 25 Aralık operasyonları için özellikle Bugün Tv’nin yaptığı yayınları nereye koyacaksınız. Olmayan (daha doğrusu uygulanmayan skandalla) operasyonun haberleştirilmesi, uzmanlardan yorum istenmesi, canlı yayın bağlantıları yapılması nedir? Nasıl bir yayıncılık anlayışıdır. Sahi bu anlayışın İslamiliğinden bahsedilebilir mi? Sonra benzer mevzularda bu grubun önceden haber alma konusunda ne kadar mahir olduğunun birçok örneği varken bu kadar iddialı olmaları nasıl bir cesarettir.
Ey Gülen!
Yapını CHP’nin kuyruğuna takmakla başta Bediüzzaman olmak üzere, ülke için canını veren, zindanlarda çürüyen, asılan herkesin kemiklerini sızlattın. İstiklalimizi cemaatinin maslahatları için riske etmekle, insanların dinden uzaklaşmalarına, dini algılamalarının yozlaşmasına kapı açtın. Sahi oluşturduğun itaat anlayışının seni nasıl pozisyona soktuğunun farkında değil misin?
Gülen Grubu, son icraatları ile birlikte zararı yararından çok daha fazla bir grup kategorisine girmiştir. Kendini savunmak için başvurduğu her yöntem, kullandığı her cümle, bulunduğu her davranış artık varlığının meşruiyetinin kalmadığının adeta ispatıdır.
Gülen’in giderayak bu ülkeye yapacağı en büyük katkı örgütü feshetmektir.
Ey Gülen!
Yapıyı feshet ve çek git hayatımızdan…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr